16 Haziran 2001 Cumartesi 00:00
216 Okunma
DYP: 8 yıllık eğitim fiyasko
DYP Genel Başkan Yardımcısı ve YÖK eski Başkanı Mehmet Sağlam, 8 yıllık zorunlu eğitimin ilk mezunlarını verdiğini hatırlatarak, "Hiç bir hedefine ulaşamayan 8 yıllık zorunlu eğitim sınıfta kaldı" dedi.

Mehmet Sağlam, Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, zorunlu temel eğitim yasasıyla 1 katrilyon 250 trilyon lira katkı payı sağlanmasına karşın, bu paranın zamanında okullara dönüştürülemediğini söyledi. 2000 yılında 147 bin 326 derslik yapılmasının öngörülmesine karşın ancak 84 bin derslik inşa edilebildiğini bildiren Sağlam, ''Para olmasına rağmen, derslik açığının kapatılamadığını" kaydetti.

Zorunlu temel eğitim ile 30 kişilik sınıfların hedeflenmesine karşın ortalamanın halen 56 olduğunu ifade eden Sağlam, her okula bir bilgisayar hedefinde ise 64 bin ilk ve ortaöğretim okulundan sadece 2 binine bilgisayar sağlanabildiğini söyledi.

Birleştirilmiş sınıfların kaldırılması hedefinde de başarısız olunduğunu kaydeden Sağlam, varolan 36 bin 64 ilköğretim okulundan halen 19 bi~|~n 559'unda birleştirilmiş sınıflarda ders yapıldığını söyledi. İkili eğitim ve taşımalı eğitimin kaldırılması hedefine de ulaşılamadığını kaydeden Sağlam, Türkiye'de halen 2 bin kapalı okul bulunduğunu bildirdi. Sağlam, öğretmen açığının kapatılamadığını, halen 160 bin öğretmene ihtiyaç bulunduğuna da dikkati çekti.

Mehmet Sağlam, zorunlu eğitim uygulamasının, mesleki teknik eğitime darbe vurduğunu, mesleki teknik eğitim öğrenci sayısının yüzde3 azaldığını vurguladı.

ÖSS'ye de eleştiri

Pazar günü yapılacak üniversiteye giriş sınavının bilgi ölçümüne dayalı olmasını eleştiren Sağlam, bu sınavda bilgi değil, adayların hangi mesleğe yatkın olduklarının belirlenmesi için yetenek sınavı yapılması gerektiğini söyledi. Sağlam, öğrencilerin bilgilerinin lise iki ve üçüncü sınıflarda dönem sonunda yapılacak sınavlarda belirlenmesi ve böylece başarı puanındaki liseler arasındaki eşitsizliğin giderilmesi gerektiğini kaydetti.

Sağlam, üniversitelerin sorunlarına değinirken de öğretim üyesi açığının giderilmesi için öğretim üyelerinin tatmin edilmeleri gerektiğini söyledi.

Bugün bir profesörün 635 milyon lira maaş aldığını, yoksulluk sınırının ise 655 milyon lira olduğunu belirten Sağlam, ''Profesörlerini yoksulluk sınırının altında çalıştıran bir ülkede yüksek öğretimden verimlilik beklemek mümkün değil" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100