26 Haziran 2003 Perşembe 00:00
145 Okunma
Ekonomiye tarihî yorum
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, para konusunda açıklamalarda bulunarak, paranın bugüne kadar bilinenden daha başka fonksiyonları olduğunu belirtti. Ekonomide devrim niteliğindeki açıklamasında BTP Lideri Prof. Dr Haydar Baş, kapitalizmin duayeni Adam Smith'in bir mübadele aracı, Keynes'in de bir para kazanma aracı olarak gördüğü paraya tarihi bir yorum getirdi. "Para, emeğin ve üretimin karşılığıdır" dedi. Paranın, emeği devreye koyması gereken güç olduğunu ifade ederek belli ellerde bloke edilmeyip serbest, özgür bırakılması gerektiğine dikkat çekti.

Paranın icra ettiği fonksiyon

Meltem TV'de, Haftanın Sohbeti Programında, Selim Kotil'in sorularını cevaplandıran BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, Adam Smith ve Keynes'in para tariflerini tahlil ettiği açıklamasında kendine özgü para tarifini şöyle ortaya koydu: "Batılıların paraya getirdiği tarifler kısmen doğru, kısmen noksandır. Para ile sadece mal mübadele edilmez. Aslında paradaki maksat emeğin devreye~|~ girmesidir. Ben size geliyorum, bir iş yapıyorum. Bu işin karşılığında benim bir şey hak etmem lazım. Geçmişte yaptığımız işe mukabil bir yiyecek, bir giyecek olarak tahsil ediyorduk. Ama para icadı ile yiyeceği, giyeceği almıyoruz, para alıyoruz. O halde para hem emektir, iştir, artı onun neticesinde vücuda gelen üretimdir. Şayet biz parayı emek ve iş ve üretim olarak kabul etmezsek çok ciddi nakısalarla karşı karşıya kalırız. O zaman para, asıl gaye olarak önümüze çıkar ki bu sefer onun kazanılmasına vesile olan emtiayı unutmuş oluruz. Mesela faizli sistemlerde maksat, paranın para kazanmasıdır. Maksat, paranın para kazanması olunca, para da emek ve üretim olduğuna göre, parayı bir noktaya bloke ettiğinizde o kadar emeği, üretimi de belli bir yere bloke etmiş, stoklamış oluyorsunuz. Halbuki o emeğe, üretime, o mamule, toplumun ihtiyacı çoktur. Bir başka ifade ile 100 milyon insanda olması gereken para miktarı, 10 kişinin, 100 kişinin elinde bloke edilir ise o 100 milyon insanın elindeki para ile elde edeceğiniz iş miktarı, ürün miktarı 10 kişinin, 100 kişinin eline geçer. Bu sefer o 100 kişi, 100 milyon insanın emeğine, üretimine el koymuş olur. Para madem ki iştir, madem ki üretimdir, o halde bizim bunu serbest bırakmamız lazım. Serbest bırakacaksınız, hür bırakacaksınız, hapsetmeyeceksiniz, bloke etmeyeceksiniz. Belli ellerde stok olmayacak. Olmadı mı, herkesin onunla iş ve üretim yapabileceği araç ve gereç olacak. Aksi takdirde siz 100 milyon insanın 99 milyon 999 binini mahkum etmiş oluyorsunuz. O kadar emekten, işten, üretimden mahrum etmiş oluyorsunuz. İşte bizim paraya getirdiğimiz tarifte para, asıl gaye değil, üretime, emeğe bir vasıtadır. Onun için emek ve üretimin devreye girmesi için onun da hür ve müstakil kalması lazım. Her cebe girmesi lazım. Her elde bulunması lazım. Ki, o kadar insanın emeği devreye girsin, o kadar insanın üretimi ortaya çıkabilsin. Aksi takdirde siz emeği ve üretimi belli ellerde görürsünüz."

Emisyonu genişletmek vazgeçilmez kuraldır

BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, "1980?1990 arasında, Batıda, ekonomik görüşlere hakim olan Monetarizmin kurucusu Milton Friedman, 'Sebebini bilemiyoruz ama ekonomik büyüklüklerle, GSMH ile piyasadaki para arasında bir alaka vardır. O yüzden bizim hükümetlere tavsiye edeceğimiz en ideal formül her yıl belli oranlarda para basmaktır' diyor. Friedman niye para basılması gerektiğini bilmiyor. Ama basılması gerektiğini söylüyor. Bu hususta siz ne diyorsunuz?" sorusuna verdiği cevapta, milli gelire bağlı olarak niçin para basılması gerektiğini şöyle izah etti:

" Burada doğrusunu söylemişler. Ama, niçin emisyonun genişlemesi, paranın basılması lazım? Kabul edelim ki siz bir ziraatçisiniz. Şeker pancarı ekiyorsunuz. Elinizde 10 milyar lira paranız var. 10 milyarlık tohumu tarlanıza atıyorsunuz. Sonra bakıyorsunuz ki 10 milyar, 30 milyarlık ürün olarak size dönmüş. Yani 10 milyarı kullandığınız, onunla emeğinizi devreye koyduğunuz zaman üretim olarak 30 milyarlık ürün elinize geçiyor. Bunu biz ticarette de uygulayalım. Ticarette o kadar değilse bile en az % 30?40?50 kâr getiriyor mu? Yani malı arttırıyor mu? Arttırıyor. Halbuki siz 10 milyar ile başlamıştınız. Bir yıl içerisinde bunun % 200 karşılığı olan ürün aldınız. Ticarette ise % 50 karşılığı emtia kazandınız. Bunu çoğaltabilirsiniz. Bizim tarifimizde para neydi? Para, emeğin ve üretimin karşılığı idi. Peki kâr olarak elimize ne kadar para geçti? Elimize 30 milyarlık mal geçti. Emtia geçti. Üretilmiş mamul geçti. Siz bunu 10 milyar ile kazanmıştınız. Hesap ettiniz baktınız ki arada 20 milyar fark var. Ama bu emtianın karşılığında paranız yok. Siz bunu ülkelere teşmil edebilirsiniz. Her ülkenin yılda belli bir GSMH'sı vardır. Bu devlet bu milli hasılayı elde ederken belli bir para ile bu hasılayı elde etti. Kabul edelim ki o devletin elinde 20 milyar dolar para vardı. 40 milyar dolarlık GSMH elde edildi. Bu 40 milyar doların % 50'si para, % 50'si üretim olarak elinizde. % 50 para elinizde yok. Elinizde üretilmiş mamul var. Madem ki para iştir, üretimdir, o halde üretilen o malın karşılığında siz her yıl sonu mutlak surette emisyonunuzu üretilen mala göre dengeleyeceksiniz. Dengelediğiniz zaman o zaman şayet paranın önünü de kesmezseniz cebinizdeki iş üretme, üretimi ortaya koyma kabiliyeti çoğalır. Bunu yapmadınız mı o kabiliyet belli noktalarda stok edilir. O bakımdan gerek Avrupa ülkeleri, gerekse ABD, her yıl emisyonunu genişletir. Ama niçin genişletir, bunu bilmezler. Sebebi ise elimizdeki para ile emtia ürettik. Ürettiğimiz mamul asıl paranın karşılığından daha fazladır. İşte o fazla olan mamule karşılık biz emisyonu genişletiyoruz. Yani para kesiyoruz."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100