22 Nisan 2008 Salı 00:00
928 Okunma
Eksiksiz çözüm paketi

BTP Lideri Prof. Dr. Baş, Bursa'daki Uluslararası 4. Sosyal Devlet, Milli Devlet Kongresi'nde yaptığı konuşmada 'sistemleştirdikleri modellerin ekonomik ve sosyal sorunlara  eksiksiz çözüm getirdiği'ni vurguladı ~|~








Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Prof. Dr. Haydar Baş, Uluslararası Bağımsız Milli Ekonomi Birliği tarafından Bursa'nın Ovaakça Beldesi'nde düzenlenen 4. Sosyal Devlet Kongresi'nde yaptığı konuşmada 'sosyal devlet ile milli devlet' kavramlarını çarpıcı vurgularla ortaya koydu.
Kendilerinin 4 yıl evvel Milli Ekonomi Modeli tezini dünyaya deklare ettiklerini hatırlatan Prof. Dr. Baş, "Bu tez iktisat problemlerinin tamamını halledebilecek bir bütünlüktedir" dedi. 

Birçok dünya ülkesi uyguluyor
Sosyalizm ve kapitalizmden umduğunu bulamayanlar ile esaretten bıkan halkların çare olarak Milli Ekonomi Modeli'ne sarıldığını dile getiren Prof. Dr. Baş, şunları kaydetti: "Milli Ekonomi Modeli'nin(MEM) bugün dünyanın bütün iktisat sitelerinde yer almış olmasının sebebi, insanlığın aradıklarını bu tezde bulmasıdır. MEM şu anda Rusya'da, Venezuella'da, Brezilya'da, Amerika'da bazı yönleriyle uygulamaya konulmuştur. Azerbaycan'da yapılan II. MEM Kongresi'nde de Nobel ödülüne aday gösterilmiştir. Dünyada ilk defa bir ekonomi modeli tüketim eksenli analiz olarak hazırlanmıştır. O da Milli Ekonomi Modeli'dir."

Temel sorunlara cevap
Ekonomik sistemlerin asıl probleminin pazar sorunu olduğunun altını çizen BTP Lideri, dünya çapında üretilen mamülleri alacak olan insanların tüketim kabiliyetlerinin yok edildiğne dikkat çekti ve bunun Türkiye'de şiddetle yaşandığının altını çizdi. Haydar Baş, şunları söyledi: "yaşadığımız süreçte üretim ve tüketim arasında dengesizlik ortaya çıkmış, adaletsiz bir gelir dağılımı insanların kaderi olmuştur. Vatandaşlar arasında zenginlik ve fakirlik nefreti körüklenmiştir.
İşte böyle bir dönemde vatandaşların tüketim kabiliyetini devreye koyan modelimiz, insanlığın aradığının cevap olmuştur. Kapitalizm ve sosyalizm paylaşımın sınırlı kaynaklarla olacağını savunur. İnsan ihtiyaçlarının sınırsız olduğunu ifadeyle kaynakların sınırlı olduğunu anlatırlar.
Oysa kaynaklar sınırsız, ihtiyaçlar sınırlıdır. Global düzende bir avuç azınlık tüm kaynaklara sahip iken milyarlarla ifade edilen insanların neredeyse hiçbir hakkı yoktur."

Amaç tüketici güçlendirmek
Sosyal devlet projeleri ile yapmak istediklerinin tüketici kesimi güçlendirmek olduğunun altını çizen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, sözlerine şöyle devam etti: "Hiçbir sistem bu insanları dikkate dahi almamıştır. Kapitalizmde bütün imkanlar sermayeyi elinde tutan gruplara verilir.
Komünizmde vatandaşların tamamı devlete çalışır. MEM.'de belli bir menfaat grubu yoktur, toplumun her kesimine imkanlar sağlanır. Bu hiçbir sistemin getirmediği bir çıkış noktasıdır.

MEM sürekli büyümeyi, işsizlik konusunu, adil bir gelir dağılımını sisteminde halletmiştir. Bu modelin matematiği de hazırlanmıştır. Bütün bunların halledildiği bir düzende sosyal adaleti sağlayacak sosyal bir devlet anlayışı ortaya çıktı. Bugün bu sosyal devleti konuşmak için bir aradayız. Sosyal devlet tüm devletlerin anayasalarında mevcuttur. Ancak tam manası ile uygulandığı şu ana kadar görülmemiştir."

Sosyal Devlet anlayışı vatandaşına her zaman ve her yerde sahip çıkıyor
* Milletinden vergi olarak toplanandan daha fazlasını millete veren devlete 'sosyal devlet' denir.
* Vatandaşların sosyal devletten beklentileri devletin vatandaşının geçimini temin etmesi ve vatandaşlarına iş imkanlarını sağlaması, sağlık ve barınmasını garanti altına almasıdır.
* Sosyal devlet ise, MEM ile tam istihdamı garanti altına almaktadır.
* Sosyal güvenliğin maddi karşılığı, insanların başkalarına muhtaç olmayacakları bir geçim garantisidir.Bu da adil bir gelir dağılımı ile mümkündür.
* Sosyal devlet finansmanı işçi veya işverenden sağlamaz. Devlet kendi kaynakları ile finansman konusunu halletmiştir.
* Bugün sosyal güvenlik sadece çalışırken vardır. Emekli olduğunda ise sosyal güvenlik yoktur.
* Milli devlet, Milli Ekonomi Modeli ile yeni bir sosyal güvenlik sistemi getirmektedir.
* Sistemimizde her insan işçi olmasa bile, tüketim hakkına sahiptir.
* Sosyal devlet projeleri ile verilecek para yardımları ve imkanlar ile her birey kaç yaşında olursa olsun devletin garantisi altındadır.
* Yani işçi olsun veya olmasın, her türlü sosyal devlet imkanlarından yararlanma hakkına sahiptir.
* Sistem kaynaklarını kendi içinde oluşturmaktadır.
* Yeni sosyal güvenlik yasaları dikkate alındığında ise, manzara içler acısıdır. Emeklilik yaşı devamlı surette arttırılmaktadır. Prim gün sayısı arttırılmaktadır. Emeklilik maaşları asgari yaşam şartlarının çok altındadır. Aylık gelirlerden ciddi primler kesilmektedir.
* Sosyal devlette gelir kaynakları ise şunlardır: Vergiler, işletmelerden elde edilen gelirler, devletin senyoraj hakkıdır.
* Sosyal devlet alan el değil , veren eldir.
* Sosyal devlette, vatandaşa verilecek sosyal yardımların başında 'vatandaşlık maaşı' gelir.
Vatandaşlık maaşının
amacı nedir?
* Vatandaşlara maaş olarak verilen bu para milletin, devletine bağlılığını hayata geçirir.
* Bu maaş tüketimde kullanılacağı için direkt olarak piyasalara yansıyacak ve pazar oluşturacaktır.
* İsteyen herkese sıfır faizli kredi imkanı sağlanır.
* Bu sistem kapitalizmin temeli olan vergiyi kaldırır. Belli gelirin altında kalan gruplardan vergi alınmaz. Bu meblağ da tüketim harcamalarına destek olacaktır.
* Sosyal adalet Milli Ekonomi Modeli'nin devlet sistemi ile sağlanır.
* Sosyal adaletin sağlanması demek, her ferdin asgari geçim standardına kavuşması demektir.
* Bu sistemde ev hanımları, vatandaşlık maaşının yanında, ev hanımı olmaları münasebeti ile ayrı bir maaş alacak olmaları, geçim problemlerinin hallinde en büyük etkenlerden biri olacaktır.
* Sosyal devlet demek, işsizlik konusunu halleden devlet demektir. Bu devlet kalıcı ve sürekli bir büyümeyi sağlar. Böyle bir piyasada herkes imkanlardan istifade edebilir.
* Sosyal devlet de işçinin, memurun, emeklinin, çiftçinin ve toplum katmanlarının cebine para girer.
* Tüketici kesimi güçlenir. Böylece tüketim artacağı için pazarda daha çok malın satımını gerçekleştirir. Bu da üretimi tetikler. Üretici de kazanır. Daha fazla üretir. Sürekli büyüme işte böyle sağlanır.
* Biz evi olmayanlara 20 yıl vade ile konut sahibi olma imkanını getiriyoruz. Ev hanımlarına vereceği meslek maaşı ve her doğan çocuğa ikramiye verirken devletin bir ev hanımına verdiği vatandaşlık maaşı ve ev hanımı meslek maaşı devletin yaptığı bu yardımlarla bir konut sahibi olma imkanını sağlayacaktır. Diğer aile bireylerinin vatandaşlık maaşları, çocuk maaşı ve çalışanların alacağı asgari ücret 2000 YTL bu ailenin geçim sıkıntısı çekmeden huzurlu bir hayat yaşayacağının teminatı olacaktır.
İşte ortaya koyduğumuz sosyal devlet budur.
* Devlet böyle bir uygulama için ihtiyaç duyacağı finansmanı emisyonla karşılar. Yeraltı kaynaklarını işleterek bunlardan doğacak karla, senyoraj hakkını devreye koyar ve toplayacağı vergiler anlattığımız bu geçimin kaynakları olacaktır.
* Kapitalist sistemlerde böyle bir uygulamayı görmeniz hiç mümkün değildir.
* Tüketicinin desteklenme fikri, kapitalizmin doğasına aykırıdır.
* ABD'nin son krizden çıkmak için tüketicinin desteklenmesi, bizim tezimizden alınmış olup, başkan adayı Obama tarafından da itiraf edilmiştir. Bu görüş Bush'a ait değildir. Bunun aslı 500 YTL vatandaşlık maaşı, 250 YTL çocuk maaşı olup MEM'e aittir.
* Biz faizi devre dışı bırakarak paranın tekelleşmesini önlüyoruz. Para herkesin ulaşabileceği bir yere taşınıyor.
* Devlet ekonomilere müdahale eder, eksik kalan dengeyi sağlar, tüketimi destekler.
* Kapitalist sistemde her arz kendi talebini oluşturur denir. Bugün ABD örneğinde gördüğümüz gibi bu imkansızdır.
* Büyüyen ekonomilerde üretim ile tüketim arasında bir açık olacaktır. Bu açığın kapatılması ancak devlet tarafından yapılabilir.
* Yeraltı kaynakları milletin malıdır. Devlet Millet ortaklığı ile işletilerek, geliri millete dağıtılır.
* Kapitalist anlayışta millete ait kaynaklar değil, global sermayedarlara sunulan imkanlar söz konusudur.

100 bin YTL' nin altında geliri olandan vergi alınmayacak
* Devletin imkanları sadece vergiler değildir. Senyoraj geliri ayrı bir gelir kaynağıdır. Kapitalist sistemlerde devletin tek gelir kaynağı vardır, o da vergilerdir. Milletler bu vergiler altında ezilir.
* Gerçek sosyal devlet hayata geçtiğinde tüketiciden vergi almayan bir devlet anlayışı ortaya çıkar. Her gelir grubundan aynı oranda vergi almanın yanlış olduğunu ifade ediyoruz.
* 100 bin YTL'nin altında geliri olandan vergi alınmaz. Bu tüketici grubuna devletin bir desteğidir.
* Bir gelir kaynağımız da devletin senyoraj hakkını kullanmasıdır.
* Büyüyen ekonomilerde gayri safi hasılaya orantılı olarak emisyon genişletilir. Vatandaşın üretimi ve emeği devletin senyoraj hakkıyla paraya dönüştürülür. Senyoraj bir devletin gelişi güzel para basması değil, artan üretimin mükabili paranın piyasaya sunulmasıdır.
* Kapitalist düzen ise devletlerin senyoraj hakkını kullanmasına kesinlikle karşıdır. Piyasaların yapısından kaynaklanan bu açığı borç alarak kapatmalarını tavsiye eder. Yani bu açığı Hart Körinsi ile kapatın derler.
* Devlet vatandaşını ev sahibi yapar.
* Tarım kesimine, çiftçiye avans ve faizsiz üretim desteği verir.
* Eğitim hayatına devam eden lise mezunları sınavsız üniversiteye alınır.
* Öğrencilere burs verilir.
* Böylece gelir belli kesimlerde toplanmaz, milletin tamamına yayılır.
* Yabancı paranın bir ülke topraklarında dolaşımda bulunması demek, o ülkenin zenginliklerinin yabancılara aktarılması demektir.
* Devletler ihracata karşılık dövizi iç piyasada dolaştırırsa ihraç ettiği ürünleri bedelsiz vermiş olacaktır. Bu, vatandaşının emeğini ve üretimini bedelsiz vermek manasına gelir.
* Dış ticaret bir sömürü aracı olmaktan çıkarılacaktır. Sosyal devlet vatandaşına pazar oluşturmakla mükelleftir.
* Sosyal devlet, 'insan için devlet' fikrini hayata geçirmek zorundadır.
* Temel hak ve hürriyetlerin tamamının devlet garantisinde olması sosyal devlet için vazgeçilmez bir ilkedir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100