Bu haber kez okundu.

Ekümeniklik, devlet içinde devlet olmaktır

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş: "Ekümenik sıfat İslam'daki hilafetin karşısında olan sıfattır. Böylece Türkiye Cumhuriyeti devleti içinde bir devlet ortaya çıkacaktır."
~|~

 


Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, hükümetin azınlık açılımı üzerine dikkat çekici açıklamalarda bulundu. BTP Genel Başkanı, şöyle konuştu: "Hangi mahallede önü kesilen kilise bulunmaktadır? Bana gösterebilir misiniz? Böyle bir şey asla olmamıştır. Azınlıklar hakları diye ortaya atılan iddialar, ta Tanzimat'tan bu yana bu milleti zayıflatan girişimlerin bir versiyonu olmuştur."

Azınlıklara ciddi haklar verildi
Hükümetin AB'ye uyum adı altında çıkardığı yasalarla azınlıklara çok büyük haklar verdiğini ifade eden Prof. Dr. Baş, bu meselenin tarihi boyutları hakkında bilgi vererek, şunları söyledi: "Bazı azınlıklar Milli Mücadeleye karşı çıktı. Merhum Mustafa Kemal Atatürk, şer odakları olmuş o zamanki kurum ve kuruluşların ellerindeki hakları geri aldı."

Devlet içinde devlet
Heybeliada Ruhban Okulu ile Fener Rum Patriğine ekümenik sıfatı verilmesi konusunda değerlendirmeler yapan Prof. Dr. Baş, "Heybeliada Ruhban Okulu açılsa ne olacak, açılmasa ne olacak? Ortodoks dünyasında iki baş vardır: Biri Rusya, diğeri ise Fener Rum Patrikhanesi'dir. O zaman Türkiye öne geçecek, Türkiye ekümen sıfatı alacaktır. Ekümenik sıfat İslam'daki hilafetin karşısında olan sıfattır. Böylece Türkiye Cumhuriyeti devleti içinde bir devlet ortaya çıkacaktır."

Dini bütünlüğümüz ile oynanıyor
Bir yandan dini azınlığa büyük haklar verilirken, öte yandan Türk milletinin dini ve milli bütünlüğü ile oynandığını belirten Prof. Dr. Haydar Baş, dinlerarası diyalog, Medeniyetlerarası İttifak ve ılımlı İslam gibi projelere dikkat çekerek, şunları söyledi: "Bu coğrafya ilginç bir kader yaşıyor. Bu coğrafyada çeşitli etnik gruplar vardır. Bu doğru. Batılı güçler, 'Bunları Müslümanlaştıran, Türkleştiren iradeyi değiştirip Hıristiyanlaştırmamız lazım' diyor. O zaman bunlara 'Ben Rumum, ben Ermeniyim'i söyletebiliriz. O takdirde de herkes burası Rumundur, Ermeninindir diyecek' görüşündeler. Ilımlı İslam hikayesi bundan ötürü başlamıştır. Oysa model Allah'ın modelidir. Biz Müslüman üzerine şöyle olsun, böyle olsun diye bir şekillendirme yapamayız. İnanıyorsa inansın, inanmıyorsa Allah'ın selameti üzerine olsun. Ayeti Kerime de allah şöyle buyuruyor: 'Bu kitapta şüphe yoktur.' Kim bundan şüphe etmez. Muttaki olanlar. Allah'tan korkanlar, Allah'a kul olmak isteyenler, Allah yolunda yürüyenler Kuran'dan şüphe etmez. Demek ki, adı Müslüman olduğu halde bu vasfa sahip olmayan adam Kuran'dan da, Peygamber'den de şüphe eder. Şimdi bizi  Kuran'dan ve Peygamber'den de şüphe eder hale sokuyorlar. Bu durum vatan zeminin ayağımızın altından kaymasına sebep olur. Milli varlığımızsı devam ettirebilmek için dini varlığımızı korumaya mecburuz."

Doğu Batıdan farklıdır
Prof. Dr. Baş, Batı ile İslam medeniyeti arasında şu kritik karşılaştırmayı yaptı: "Batıda Hıristiyanlar teslis medeniyeti ile yoğruldular. Biz ise tevhid medeniyeti ile. O Batılıdır teslistedir, biz doğuluyuz tevhiddeyiz. Benden Batılı olmaz, bunu gururla söylüyorum çünkü ben tevhidi temsil ediyorum. Bir zamanlar Batıya cihad ilan edip, sonra da Katolik nikahı ile Batıya nikahlanan adamların kafası benim kafam değildir."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100