Bu haber kez okundu.

Genelkurmay'dan belge olayına son nokta


Askeri savcılık 15 gündür Türkiye'nin gündemini oluşturan "İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın Genelkurmay'da hazırlanmadığını açıkladı. Belgenin altında imzası bulunan Albay Çiçek hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veren savcılık dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.

~|~

 



Askeri Savcılık'tan yapılan açıklamada, Taraf Gazetesi'nde yayımlanan "AKP ve Gülen'i bitirme planı" başlıklı haber üzerine Genelkurmay Başkanlığı'nca haberin yayımlandığı gün soruşturma emri verildiği anımsatıldı. Askeri Savcılık soruşturma sonunda verdiği kararı şu ifadelerle açıkladı:

"Anılan belgenin Genelkurmay Başkanlığında hazırlanmadığı, böyle bir belgenin mevcut olmadığı anlaşıldığından ve aslı bulunmayan fotokopi belgenin 4'üncü sayfasındaki imza bloğunda Alb. Dursun Çiçek'in isminin üzerinde yer alan imzanın şüpheli Dz. P. Kur. Alb. Dursun Çiçek'e ait olduğuna, bu belgenin hazırlanması ve herhangi bir kişiye verildiğine ilişkin şüpheli hakkında delil bulunmadığından. soruşturma konusu olay ve şüpheli Dz. P. Kur. Alb. Dursun Çiçek'le ilgili olarak itiraz yolu açık olmak üzere kovuşturmaya yer olmadığına,
Söz konusu belgenin aslının mevcut olmaması nedeniyle, bu belgenin hangi amaçla kim veya kimler tarafından üretildiği, üretenlerin amaçları, özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir şekilde hedef alınıp alınmadığı ve belgenin Taraf Gazetesi muhabirine ulaştırılması ile aynı gazetede yayımlanması olayları hakkında, Adliye Mahkemelerinin görevli ve yetkili oldukları anlaşıldığından, soruşturma dosyasının gereğinin takdir ve ifası için görevli ve yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, karar verilmiştir."

SORUŞTURMA YETKİSİ ASKERİ SAVCILIKTA
Olayla ilgili soruşturma yetkisinin Askeri Savcılığa ait olduğuna dikkat çekilen açıklamada soruşturmada delilerin toplanabilmesi amacıyla her türlü bilimsel ve teknik imkanlardan yararlanıldığı kaydedildi. Yürütülen soruşturma şöyle anlatıldı:
"-12 Haziran'da Genelkurmay Harekat Başkanlığı 3. Bilgi Destek Şube Müdürlüğündeki Çiçek'in kullandığı iki bilgisayar da dahil olmak üzere toplam 14 bilgisayarın sabit diskleri teknik bilirkişilerce incelenmek üzere Askeri Savcılığa getirilmiştir. Ayrıca bu bilgisayarların bağlı oldukları ana sunucu ve yedeklerinin muhafaza edildiği Genelkurmay Muhabere Merkezinde tayin edilen bilirkişi ve görevli personelce inceleme yapılmıştır.

-Aynı gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından gizli belgenin ele geçirildiği şekliyle gönderilmesi, şüpheli Serdar Öztürk hakkında yapılan aramalara ilişkin arama ve el koyma tutanaklarının, inceleme raporlarının gönderilmesi ivediliğine binaen belge geçer (faks) ile istenilmiştir.
-Bilirkişiler tarafından bilgisayarların sabit diskleri üzerinde inceleme devam ederken, Harekat Başkanlığı ve 3. Bilgi Destek Şubesi'nde görevli personelin ifadeleri de tespit edilmiş, Çiçek'in ise ifadesiyle birlikte kriminal imcelemelerde mukayeseye esas olmak üzere imza örnekleri alınmıştır.

-Bilgisayarlar üzerindeki inceleme 13 Haziran'da tamamlanmış, düzenlenen raporda söz konusu belgeye veya belgenin izine rastlanmadığını belirtmiştir.

-15 Haziran'da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenen bilgi ve belgelerin hazır olduğunun bildirilmesi üzerine cevabi yazı ve ekindeki belgeler aynı gün aldırılmıştır. Habere konu belgenin fotokopi olduğu görülmüştür.

-Bu arada, Albay Çiçek'in sicil dosyası getirtilmiş, örnek imzalarını içeren bazı belgelerin asılları alınmış ayrıca görev yaptığı Daire Başkanlığı tarafından gönderilen imza ve parafesini içeren belgeler dosyaya eklenmiştir.

-Fotokopi belge ve Alb. Çiçek'in imza örneklen ile mukayeseye esas belgeler, 15 Haziran 2009 gunu saat 22.00 sıralarında inceleme yapılmak üzere Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'na teslim edilmiştir.

-Yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda, fotokopi belgeler üzerinden sağlıklı bir inceleme ve karşılaştırma yapılmasının mümkün olmadığı, bununla birlikte belgedeki imza ile Çiçek'in mukayese imzaları arasında genel şekil yönünden benzerlik görüldüğü belirtilmiştir.

BELGE HİÇBİR ASKERİ YAZIŞMA BİÇİMİNE UYMUYOR
-16 Haziran'da belge üzerinde, karargah çalışma usulleri, asker yazışma teknikleri ile emir, talimat, yönerge ve uygulamalara uygunluğu açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen raporda; belgenin şekil açısından hiçbir askeri yazı biçimine uymadığı, belgeye resmi evrak niteliği kazandıracak herhangi bir unsuru içermediği, karargah çalışma usulleri ve askeri yazım teknikleri ile uyuşmayan bir çok maddi hata bulunduğu, askeri yazışma gelenekleri ile örtüşmeyen ibare ve kısaltmalara yer verildiği belirtilmiştir.
-16 Haziran'da soruşturma kapsamında görüşmeler yapmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gidilmiş, bu görüşme esnasında belgenin fotokopi olduğu, aslının bulunmadığı veya ele geçirilemediği öğrenilmiştir.

ÇİÇEK'İN DİZÜSTÜ BİLGİSAYARINDA DA BELGE BULUNAMADI
-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından sözkonusu belgenin gelmesinden sonra, alınan mahkeme kararı ile 17 Haziran'da 11.00-17.15 saatleri arasında Çiçek'in ikametinde askeri savcının nezaretinde teknik bilirkişilerin katılımıyla arama icra edilmiş ve arama sırasında konutunda bulunan dizüstü bilgisayara ait sabit diskin imajı alınmış, bulunan CD, disket ve cep telefonlarına incelenmek üzere el konulmuş ve yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda özetle; belgenin içeriği ile örtüşen herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı belirtilmiştir.

-Fotokopi belge üzerinde inceleme yapabilme imkanı bulunabileceği düşüncesiyle, belge mukayese evrakı ite birlikte 17 Haziran 2009 tarihinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek hem imza incelemesi hem de diğer yönlerden inceleme yapılması istenilmiştir.
-Adli Tıp Kurumu'nca tanzim edilen raporda özetle; inceleme konusu fotokopi belgedeki imzanın, belgeye sonradan eklenip eklenmediği ve Alb. Çiçek'in mukayese imzaları arasında biçimsel olarak benzerlik saptanmakla birlikte fotokopi belgeden yapılacak değerlendirmelerin sağlıklı olamayacağına işaret edilerek, inceleme konusu imzanın Çiçek'in eli ürünü olduğu ya da olmadığı hususlarında bir tespite gidilemediği belirtilmiştir.

-Her iki raporda da belgenin fotokopi olması nedeniyle kesin sonuç bildirilememesi üzerine, 19 Haziran'da TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Enstitüsünden (UEKAE) yeni bir inceleme istenmiştir.

-UEKAE'nin yazısında da, incelenen dokümanın fotokopi olması nedeniyle bir takım teknik yöntemlerin kullanılamadığı, grafoloji uzmanı bulunmadığından belge üzerindeki imza ve parafların Alb. ÇİÇEK'in eli ürünü olup olmadığı konusunda bir çalışma yapılamadığı, belgenin orijinalinde bulunmayan unsurların belgeye sonradan eklendiğine ilişkin olağandışı bir görüntüye rastlanmadığı, ancak belgenin fazla sayıda fotokopi işlemine tabi tutulması sonucu yazı gövdesinin ve imza bloğunun korozyona uğramış benzeri bir görüntü oluşturduğunun belirlendiği ifade edilmiştir.

-22 Haziran 2009 tarihli bazı gazetelerde yer alan haberlerden, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığınca bir rapor düzenlendiğinin öğrenilmesi üzerine, aynı gün ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan mevcut ise, söz konusu raporun gönderilmesi istenilmiştir. Bu aşamada gazetelerde yayımlanan raporun henüz ulaşmadığı bildirilmiş, bilahare söz konusu rapor belge geçer ile Askeri Savcılığımıza gönderilmiştir

-Raporda, belgenin, fotokopi makinası/bilgisayar yazıcısı vasıtasıyla husule getirilmiş olduğunun müşahede edildiği, bu tür belgeler üzerinde bulunan imza/imzalarin grafolojik tanı unsurlarının tamamını belirlemenin mümkün olmadığı, montaj ve ilave gibi yöntemlerle yapılan muhtemel tahrifat türlerinin de her zaman belirlenemeyebiieceği belirtilmesine rağmen, imzanın Çiçek'in eli mahsulü olduğu da ifade edilmiştir.

EMNİYET RAPORUNUN SONUÇ KISMI ÇELİŞKİLİ
-Raporun gerekçe bölümü ile kesin kanaat belirtilen sonuç kısmının çelişkili olması nedeniyle teknik bilirkişi mütalaasına başvurulmuş ve bilirkişi yeminli mütalaasında özette, fotokopi belge üzennde kalem baskı izi. işleklik, hız, imzadaki el kaldırma hareketleri gibi özellikler mevcut olmadığından buna dayalı bir sonuç çıkarmanın mümkün olmadığını, kesin kanaat belirtmenin yanılgılara sebebiyet verebileceğini belirtmiştir. Bu nedenle, Soruşturmanın sonucunu etkilemeyeceği değerlendirilerek şüphelinin Askeri Savcılık huzurunda verdiği imzaların daha önceki muhtelif belgelerdeki imzaları ile örtüşmemesmin ayrıca incelettirilmesine gerek görülmemiştir.

Bu incelemeler ve deliller kapsamında, habere konu olan belgenin Genelkurmay Başkanlığı Karargahında düzenlenmediği tespit edilmiş, böyle bir belge ile ilgili olarak gerek elektronik ortamda gerekse de yazılı kayıtlarda herhangi bir bilgi, beige emir veya emareye rastlanılmamıştır.

Söz konusu belgenin Çiçek tarafından hazırlanıp hazırlanmadığının, belgedeki imzanın Çiçek'e ait olup olmadığının tespiti maksadıyla yapılan tüm kriminal incelemelerde fotokopi belgeler üzerinde bulunan imzaların, kaligrafik ve karakteristik özellikleri, kalem baskısı, seyir ve sürati, başlangıç ve bitiş noktaları gibi özellikleri yeterince yansıtmaması, imzaların bu belgeler üzerine farklı yöntemler kullanılarak transfer edilebilme ihtimalinin bulunması nedeniyle kesin bir sonuca ulaşamayacağı ortak bir görüş olarak belirtilmiştir.

BELGENİN ASLI YOK, FOTOKOPİDEN SAĞLIKLI SONUCA ULAŞILAMADI
Her ne kadar bir kısım kriminal raporlarda bahse konu ortak açıklamaya da yer verildikten sonra sanki belge aslından inceleme yapılıyormuş gibi belgedeki imza ile Çiçek'in mukayese imzaları arasında benzerlik görüldüğü veya bu imzanın Çiçek'in eli ürünü olduğu yönünde kanaatler belirtilmiş ise de;

Tek başına fotokopi belgelerden hareketle, cezai ve hukukî sorumluluk doğuracak sonuçlara ulaşılamayacağına, bu tür belgeler üzerinde yapılacak incelemelerden sağlıklı sonuç alınamayacağına ve yapılan soruşturmalarda belge asıllarının mutlaka temin edilmesi gerektiğine ilişkin Yüksek Mahkeme içtihatlarının bulunması,Bilirkişilerin mütalaalarında, hatta imzalar arasında benzerlik veya aidiyet yönünde kanaat ifade eden raporlardan birinin içeriğinde de, fotokopi belgelerden sağlıklı sonuçlara ulaşmanın mümkün olmadığının belirtilmesi,
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturmada elde edilen söz konusu belgenin fotokopi olması ve aslının elde edilemediğinin bildirilmesi,Bilgisayar ve evrak kayıtlarında kapsamlı incelemeler yapılmasına, ilgili tüm personelin ifadesine başvurulmuş olmasına rağmen, soruşturma konusu olayla ilgili olarak, İddiaları destekleyebilecek hiç bir yan delile ulaşılamaması,
Bunun aksine bilirkişiler tarafından yapılan inceleme neticesinde soruşturma konusu evrakın hiçbir şekilde karargah çalışması/askeri yazışma usullerine ilişkin mevzuat, emir ve yerleşik uygulamalar ile uyuşmadığının belirlenmesi üzerine soruşturma konusu olay hakkında 'kovuşturmaya yer olmadığı' verilmiştir.

Ayrıca, Genelkurmay Başkanlığı ile ilgisinin bulunmadığı tespit edilen söz konusu belgenin kim veya kimler tarafından üretildiği, üretenlerin amaçları, bu suretle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hedef alınıp alınmadığı, belgenin Taraf Gazetesi muhabirine ulaştırılması ve aynı gazetede yayınlanması eylemlerinin adli yargının görev alanına giren muhtelif suçları oluşturabileceği anlaşıldığında B hususlarla ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının "GÖREVSİZLİĞİNE", soruşturma dosyasının bir suretinin görevli ve yetkili istanbul Cumnuriyet Başsavcılığına 'gönderilmesine' karar verilmiştir."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100