Bu haber kez okundu.

Gerçeklerle yüzleşme zamanı
EYÜP KABİL / İSTANBUL

7 Haziran seçimleri geride kaldı. Çıkan sonuçlara göre ya koalisyon veya erken seçim olacak. Seçmenin gözünü ideolojik söylemlerle ve çalıntı ekonomik vaatlerle boyayan siyasi partiler, gerçeklerle yüzleşip bundan sonra ciddi bir sınav verecekler. Bağımsız Türkiye Partisi dışında, kendisine özgü hiçbir ekonomik programı olmayan siyasi patiler, koalisyon ortağı olduğu andan itibaren içinde ciddi sorunlar bulunan ekonomik tabloyla mücadele etmek zorunda kalacak.

Ekonomik tablo içler acısı

Ak Parti’nin bugüne kadar getirdiği ekonomik tablodan vatandaşın menfaatine bir sonuç çıkmadı. Büyüme yüzde 3’ün altına düştü. İşsizlik yüzde 11 ile son beş yılın en yüksek düzeyine çıktı. Türk lirası dolar karşısında Mayıs 2013’den bu yana yaklaşık yüzde 40 değer kaybetti. Kişi başı düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 10 bin dolar civarında deniliyor fakat zengin ile fakir arasında makasın iyice açılması nedeniyle böyle bir para vatandaşa yansımıyor. Çiftçi ektiği üründen para kazanamıyor, raflara yansıyan fiyatlar vatandaşa pahalı geliyor.

Vatandaşın kredi kartı borcu 83 milyar TL, kullanılan tüketici kredileri miktarı da 268 milyar TL’ye çıktı. Kişi başı düşen borç miktarı özel sektörün borcu dahil edildiğinde 9 bin doları buluyor. Protestolu senet sayısı 1.1 milyon. Cari açık 50 yılda 63.7 milyar dolar iken şimdi 420 milyar dolar oldu. 

Böyle bir ekonomik tablo karşısında, BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş’tan aşırma vaatlerle seçmen karşısına çıkan siyasilerin, bütçenin açık verdiği bir ortamda ekonomiyi nasıl düzeltecekleri çok merak ediliyor.

Prof. Dr. Haydar Baş ne demişti

Oysaki Prof. Dr. Haydar Baş, asgari ücreti 5 bin lira yapacağını dile getirmişti. Ev hanımlarına bin 500 lira verileceğini, her Türk vatandaşının 1.000 lira vatandaşlık maaşı alacağını söylemişti. “Peki, kaynak nedir?” diye sorulduğunda da Sayın Baş şunları söylemişti:

“Bizim yıllık gelirimiz 2 trilyon Türk Lirasıdır. Ama bugüne kadar Türk Lirası bizim cebimize girmedi. Bugüne kadar emrine tabi olduğumuz global tüccarlar, devletler bize para verdiler bu parayı hazinemize koyduk, onun karşılığında paramızı cebimize koyuyoruz. Bu para bize ait değil. O, doların tercümesidir. Şimdi alnımızın terini, üretimimizi, emeğimizi cebimize koyacağız. Neden? Çünkü senyoraj hakkımızı kullanacağız. Tam 3 katrilyon dolar yeraltı kaynağımız var. Bunun 2 trilyonunu yılda harcasak bize bin 500 yıl yetiyor. Artı enerji kaynaklarımız var. Vergiden alacağımız para var. Bütün bunlar bize 7 trilyon 700 milyar gelir getiriyor. Bizim harcamamız çok olsun 2 trilyon civarında. 5 trilyon artımız olacak.”

Öyle görülüyor ki, ekonomik söylemlerle geçen 2015 seçim çalışmaları yine ekonomi üzerinden devam edecek. Vatandaşın karnını doyuramayan, ona iş ve aş temin edemeyen partiler, vatandaş tarafından kırmızı kartla cezalandırılacak. Meclis’e giren siyasi patiler içerisinde yukarıda saydığımız ekonomik tabloyu düzeltecek net çözümleri şu ana kadar duyamadığımız için, Prof. Dr. Haydar Baş ve onun Milli Ekonomi Modeli daha çok konuşulacak gibi görünüyor. 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100