25 Aralık 2001 Salı 00:00
225 Okunma
Gümüşhane BTP'ye kilitlendi...
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Gümüşhane İl Başkanlığının düzenlediği "BTP'nin Ekonomik ve Siyasi Görüşleri" konulu panele Gümüşhaneliler büyük ilgi gösterdi. Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa Canlı ve Arzular Belediye Başkanı Mustafa Uçan'ın yanısıra kurum amirleri, iş adamları, mahalli basın temsilcileri ve vatandaşlar salonu tıklım tıklım doldurdu.

İstiklal Marşımızın okunmasıyla başlanan paneli, BTP Gümüşhane İl Başkanı Hasan Ocaklı yönetti. Paneli açış konuşmasında teşkilatlanma ve faaliyetler hakkında bilgi veren İl Başkanı Ocaklı, tüm Türkiye'de BTP'ye olan alaka ve güvenin Gümüşhane'de de adeta sevdaya dönüştüğünü belirterek vatandaşlara ve işadamlarına teşekkür etti. Ocaklı, bu güvenin sırrının, birlik ve bütünlük abidesi olan BTP kurmaylarının yanısıra BTP'nin ekonomik kalkınma ve Türkiye'nin problemlerine yönelik somut çözüm paketinde gizli olduğunun altını çizdi.

Panelin ilk konuşmacısı BTP MYK Üyesi Araştırmacı?Yazar Muharrem Bayraktar ülkenin her bakımdan bu çöküş no~|~ktasına mandacı siyasal ve ekonomik anlayışlarla geldiğini belirterek, yeniden bağımsız ve büyük Türkiye için Kuvay?ı Milliye ruhuyla yoğrulmuş milli kalkınma ve ekonomik modellerin uygulanmasının kaçınılmaz olduğunun altını çizdi.

Biz söylemiştik

Bayraktar "Bundan 2 yıl önce, Kuvay?ı Milliye kadrosu ile yine bir kış mevsimi yine karlı buzlu yollardan Gümüşhane'ye düşmüştük. Biz o zaman sizlere ülkemizin ekonomik ve kültürel portresini çizmiştik. Yine o tarihte yaptığım konuşmamda ülkemiz üzerinde çok ciddi tehditler bulunduğunu eğer önlem alınmazsa bundan ülkemizin madden ve manen büyük zarar göreceğini sizlere anlatmıştım. Bundan sadece Ankara'nın değil, Gümüşhane'nin, Adana'nın, Trabzon'un hasılı tüm Türkiye'nin zarar göreceğini belirtmiştim. Hatırlayın geçtiğimiz Ramazan ayında televizyon ekranlarından neler seyrettiğimizi. Papaz olmuş Müslüman Türk gençlerini ekranlara çıkartıp Hıristiyan propagandası yaptırılmıyor mu? Bugün karşınıza yine geldik ve aynı uyarıyı tekrar yapıyorum. Gençlerine sahip çıkın. Her geçen gün misyonerler büyük çalışma ve gayret içerisinde. Milyonlarca İncil dağıtılıp Müslüman Türk gençlerine Hıristiyanlık anlatılıyor. Asıl niyet, hristiyanlığın anlatılmasının ötesinde bu vatan topraklarının bölünüp parçalanmasıdır. Bizler bu ülkenin sevdalıları ve şehit torunları olarak buna kayıtsız kalamazdık. Biz BTP olarak bu ülkenin milli köklerine sahip çıkmazsak başımız çok ağrır dedik ve Kuvay?ı Milliye ruhundan aldığımız heyecanlarla yola çıktık. Bugün aynı ruhla bir kez daha huzurlarınızdayız" şeklinde konuştu.

Önce Bağımsız Türkiye

Bugün halk tarafından yağmalanan Arjantin örneğinin IMF konusunda kesin bir laboratuvar tahlili olduğunu söyleyen Bayraktar, "BTP dışında istisnasız tüm siyasi partiler, kurtuluşumuz için ancak IMF, ABD ve Dünya Bankasından alacağımız milyar dolarlara ümit bağladı. Kesinlikle hayır... Bu ekonomik ve siyasi mandacılık Türkiye'yi Arjantin'den daha berbat hale getirir. Dolayısıyla BTP'nin parti programına aldığı Prof. Dr. Haydar Baş beyin Milli ekonomi modelini uygulamadan bu badireden kurtulmamız imkânsızdır. Bakınız son birkaç ayda TBMM'den milli egemenliğimizi ve ulusal çıkarlarımızı tehdit eden bazı kanunlar çıkarıldı. İşçimizin, çiftçimizin, milletimizin istemediği kanunlardır bunlar. Bunlardan bazıları Tahkim Yasası, Şeker Kanunu, Tütün Kanunu, Merkez bankası ile ilgili kanunlar...vs. Bunlar kimin talimatıyla çıkarıldı ise milletin egemenliğini kulananlar onlardır. IMF diyor ki, ben size para vereceğim ancak; sen şekerpancarı ekmeyeceksin, tütün ekmeyeceksin, buğday, pamuk ekmeyeceksin. Kısaca üretim yapmayacaksın demek istiyor. Artık İstanbul'da, Ankara'da halk ekmek kuyrukları oluşturmaya başladı. Benim köylüm kendi tarlasını ekmeyecek. Fabrikalar kapanacak, çalışmayacak... Eeee? Şimdi söyler misiniz bana, yatarak bir ülkenin kalkındığını siz hiç gördünüz mü? İşte biz BTP'yi bu çarpık ve yanlış anlayışa, hep beraber dur demek için kurduk. Bu millet çalışkandır, zekidir. Üreteceğiz, çalışacağız;yatmak yok, herkes çalışacak. Biz BTP olarak ülkeyi ayağa kaldıracak bu güçle, bu kuvvetle, bu projelerle geliyoruz" şeklinde konuştu.

Biz bu filmi seyrettik

Arjantinin bugün geldiği batışın nedeninin IMF'den aldığı borçları ödeyememesi olduğunu, aynı borç çorabının 1896 yılında Osmanlı İmparatorluğunun başına örüldüğünü ve ancak 50 yıl sonra bunun bedelini çökerek ödediğini belirten Bayraktar, "Türkiye'nin içine düşürülmek istendiği borç çukuru da yine burasıdır. Buradan kurtulmanı yolu, ekonomik, siyasal, askeri ve kültürel bağımsız politikaları devlet?millet elele uygulamaya koymaktır. Yeniden Kuvay?ı Milliye'nin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş bey, 30 yıldır ülkemizi karış karış dolaşıp bağımsızlık, birlik ve beraberlik duygusuna vurgu yapıyor. Mitinglerde ikazlar yapıyor, konferanslar veriyor. TV programlarında anlatıyor. Bugün bu projeye, bu ruha ve bu heyecana ihtiyacımız var. BTP bu ruhun, siyasal parti olarak projelenmiş, somut kalkınma programlarıyla donanmış şeklidir. Bu yürüyüş, millet?devlet elele gönül gönüle yürüyüşün, topyekün şahlanışın projesidir. Türkiye'nin ihtiyacı bunadır" şeklinde konuştu.

Kırk ölçüp bir biçen kadro

BTP Genel Sekreteri Dr. Nuri Kaplan ise BTP'yi neden kurduklarını anlattı. Kaplan "Artık Türkiye, bundan sonra sadece konuşan?edebiyat yapan değil, ortaya hesabını kitabını koyan, matematikle konuşan kadroları bekliyor. Biz 25 Eylül'de ilk müracaatımız yaptığımızda 40 tane parti vardı. Demek ki ülkede bir parti boşluğu yok. 40 tane genel başkan var. O zaman nedir bu halimiz? Yabancı lobilerden değil, milletinden icazet alarak iş yapacak kadro boşluğu var. Bu işleri ancak devlet?millet elele vererek hallederiz inancına ve Kuvay?ı Milliye ruhuna sahip siyasetçi boşluğu var. Kurucular kurulunda bulunan 39 arkadaşımızın hiçbirisinin daha önce herhangi bir parti ile bağı yoktur. BTP ülkenin kurtuluş reçetesine elinde bulunduran bir kadrodan oluşmaktadır. Bizler 40 ölçüp 1 biçer anlayışının sahipleriyiz. Bakınız şöyle bir örnek vermek istiyorum. 70 milyon yolcusu bulunan bir otobüsle seyahet ediyoruz. Saat gece 03:00. Yolcuların çoğu uykuya dalmış. Bazı yolcular ise ayık. Bir de ne görelim; otobüs bir uçuruma doğru gidiyor. O anda ne yaparsınız? Hemen şoförü uyarırsınız. Baktınız, şoför de uykuda... O zaman bir refleksle diresiyona sahip olur, otobüsü yola çevirmeye başlarsınız.

Sizler ve bizler o otobüste uyumayan, ayık olan yolcularız. O direksiyona sahip olmak için demokratik yolla iş başına gelmeniz gerekiyor. Aksi halde ülke uçuruma gidiyor. İşte biz BTP'yi bunun için kurduk. Biz partici değiliz. Partizan değiliz. Biz ülkemizde 2. Kuvay?ı Milliye çalışmasını, mücadelesini başlatan ve ülkenin sorunlarını çok iyi bilen muhterem Prof. Dr. Haydar Baş beyin yanında bu ülke için bağımsızlık mücadelesi veren bir kadroyuz." şeklinde konuştu.

Türkiye kurtulacak;

çünkü artık BTP var

15 yıl önce ne dedi ise bugün aynısının çıktığı bir bir şehit torununun, Prof. Dr. Haydar Baş beyin milli modelleriyle ve kalkınma programıyla ortaya çıktıklarını belirten BTP Genel Sekreteri Dr. Kaplan, "Size gelen siyasetçilere, Siz Avrupa Birliği, IMF, Dünya Bankası noktasında ne düşünüyorsunuz, diye sorun. Ben IMF'den daha iyi borç alırım, diyenlere prim vermeyin? Bu iş AB'siz olmaz deyip göz göre göre ülkeyi Kopenhag kriterleriyle bölüp parçalayanlara ve Kıbrıs'a konmak isteyenlere servis yapanlara pirim vermeyin. BTP kadrosu, bu işi 24 saatte çözer. Nasıl mı? Cebinizde anahtar varsa kilidi kolayca açarsınız. Eğer yoksa, günlerce aylarca uğraşsanız bile kilidi açamazsınız. Bu proje, bu anahtar BTP'nin milli ekonomi modeli ve kalkınma programıdır" şeklinde konuştu.

Dr. Kaplan "Bu panelden sonra etrafınıza, çevrenize, eşinize, dostunuza deyin ki; bu ülke batmayacak, kurtulacak. Çünkü ben BTP'yi dinledim, artık korkmuyorum. Bu ülkeyi canından çok seven vatan evlatları artık bu işe sahip çıkıyor" şeklinde konuştu.

Dr. Nuri Kaplan panele katılan davetlilere BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Ata Selçuk beyin sevgi ve selamlarını aktararak konuşmasına tamamladı.

Dar Bölge Yaygın Kalkınma Modeli

Panelin son konuşmasını yapan BTP MYK Üyesi Yüksek Mühendis Lütfullah Dereci ise, üretimi artırmak için her alanda uygulanması gereken "Dar bölge yaygın kalkınma modeli"ni somut örneklerle açtı. Ülkemizin milli bir tarım, madencilik, hayvancılık... vs politakasının bulunmadığına, hatta artık dışardan et ithal eder bir hale gelindiğine dikkat çeken Dereci, milletin tüm değerlerinin sahibi olduklarını, parti olarak devlete, millete, askere, polise, sancağa, bayrağa sahip çıkacaklarının, ormanda çakal var diye ormanı yakmanın doğru olmadığının altını çizdi. Dereci, BTP'nin iktidar olması ile birlikte ülkemizin bir kainat devleti olmaya doğru süratle adım atacağının müjdesini verdi.

Panel, dinleyicilerin yönelttikleri soruların panelistler tarafından cevaplandırılması ile sona erdi.

Panel sonrası görüşlerini aldığımız vatandaşlar, Gümüşhane'de ilk kez bir siyasi partinin panel düzenleyerek program ve projelerini milletle paylaştığını, bu somut projelerle Türkiye'nin kalkınması için devlet?millet elele vererek çalışmamız gerektiğinin anlaşıldığını belirttiler. Gümüşhaneliler, BTP'nin projelerini yakından dinlediklerini ve ülkemiz için tek çözüm olduğuna inançlarının kat be kat daha arttığını, bu faaliyetleri diğer partilerin de örnek alması gerektiğini ancak hiçbirisinin projeleri olmadığı için dedikodu yarışından kurtulamadıklarını belirttiler.

İtalyan taksiciye dolar veremedim

BTP MYK Üyesi Sanayici?Yüksek Mühendis Nihat Hekimoğlu ise BTP'nin ekonomik tezini ayrıntıları ile anlattı. "Eğer bir ülke diğerini yönetmek istiyorsa o ülkenin ekonomisini çökertir" diyen Hekimoğlu yaptığı konuşmada BTP olarak, bağımsız ve kalkınmış Türkiye için Prof. Dr. Haydar Baş beyin milli ekonomik modelini ve stratejik görüşlerini parti programına aldıklarını ifade etti. BTP'nin uygulayacağı döviz ve para politikalarını aktaran Hekimoğlu, İtalya'da başından geçen bir aneknotu da dinleyicilerle paylaştı. İtalya'da taksi şoförüne dolar vermek isteyince şoförün bunu geri çevirip İtalya'nın milli parası Lireti istediği belirten Hekimoğlu bugün maalesef ülkemizde nerede ise tüm alışverişlerimizi dolarla yapar hale geldiğimizin altını çizdi. Hekimoğlu, tedavüldeki paranın milli gelire oranının da mutlaka artırılacağını, bu noktada yaklaşık yüzde 28'lik bir boşluğun bulunduğunu belirtti. Türkiye'ye para basmayın enflasyon olur, diyenlerin kendilerinin nasıl para bastıklarını belgeleri ile ortaya koyan Hekimoğlu, "Bir milletin gücü parasından gelir. Bunun en açık örneği, padişahların kendi adlarına para basmalarıdır. Milli paranın değeri, aynı zamanda ekonomik bağımsızlığın göstergesidir" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100