30 Haziran 2005 Perşembe 00:00
162 Okunma
Herkes kendi rolünü oynar
Son zamanlarda ülkemizin üzerinde oynanan oyunlar belli. Güneydoğu'da olaylar yine tırmanıyor. Bir çok şehidimiz var. Bu konuda neler diyeceksiniz?
Prof. Dr. Haydar Baş? Ülkemiz üzerinde yeni değil çok uzun zamandan beri çok ciddi hesaplar var. bunu taa Tanzimat'a kadar taşıyabilirsiniz. Ülke üzerindeki bu hesaplar o kadar enteresan bir noktaya taşındı ki millet, bireyler olarak, kurumlar olarak birbirini hazmedemez duruma geldi. Sivili, askeri, devleti, milleti, birbirine yaklaşmaktan, sevmekten, saygı beslemekten, hülasa yapması gerektiği davranış ve tavırdan maalesef çok uzaklaştı. Bu önce yabancı güçlerin oyunları ile başlatıldı. Ama öyle bir noktaya geldi ki farkında olmadan hepimiz bu işlerde alet olduk. Birbirimize karşı tavır alma noktasına sürüklendik. Ticaretçisi, siyasetçisi, eğitimcisi, hangi kuruma bakarsanız bakın, dindarı, dinsizi hep böyle bir tahammülü mümkün olmayacak derecede bir çürüme noktasına terk edildi. Burada yapılması gereken iş, evvela birey olarak nefislerimizi ıslah etmektir. Yani kendi iç tabiatımızda bizi farklı insanlara karşı saldırgan hale getiren duygu ve düşünceleri ıslah etmektir. Yani biz içimizdeki savaşı bitirmemiz lazım. Barışa, birliğe gönül dünyamızda ulaşmamız lazım. Tabii bu tamamen bireyin gayretiyle olabilecek bir haldir. Bunu yapacağız. Tek tek hepimiz bunu yapmaya mecburuz. Yaptığımızda bütün kurum ve kuruluşlar sağlam temel üzerine bina edilebilir. Aksi takdirde her vatandaş içindeki bu kavgayı, bu ateşi, bu alevi sona erdirmedikten sonra yapılmak istenilen beraber olalım tartışmaları, görüşmeleri bir tiyatro oyunundan ileriye geçemez. Çünkü biz meseleyi kendi iç tabiatımızda halletmedik. Birbirimizi gördüğümüzde hep art niyetle yaklaştığımız için hiç bir işimizde bereket olmuyor. Artı hoş görü sahibi olarak karşımızdaki insanda hata, günah aramadan onları olduğu gibi kabul etmek, yapılan ikaz, irşad ve tenbihlere "bu benim faydamadır" diye hazmetmek lazımdır. Sen hakkaniyetten yana tavrını koyar, "şunları şunları yapma; şunları yap" dersen, eğer art hesabın yoksa bunların tamamını kabul eder teşekkür de edersin. Şimdi, "Sen şu yanlışı yaptın. Bunu terk et" diyorsun. "Sen bana bunu nasıl dersin" diyen, murakabeden uzak, şeytanla barışan o insan tipine, "Muhammed'i inkar etme. O'nsuz kurtulunmaz" diyorsun, o, "Niye bana bunu diyorsun?" diye bir kapı açıyor, fitne salıyor. Bu öyle bir fitne dönemi ki Deccal'e pabuçlarını ters giydirir. Aynı zamanda Cenab?ı Peygamber Efendimiz'in beyan ettiği Deccal fitnesi benim görebildiğim kadarıyla bu. Anlatıyorsun. "Yanlış yapıyorsun kardeşim" diyorsun. Sana nasihati, tebliği müsaade etmiyor. Öyle bir çapulcu mantığıyla işin içine giriyor ki yediden yetmişe zehirlenmiş dünyasında ne kadar mahluk sürüsü varsa hepsi üzerine saldırıyor. Artık acıma da acıyamıyorsun. Kısaca bunları terk edeceğiz. Yapılan nasihatlerden örnek alacağız. Bazıları zannediyor ki "Başkalarını korkutabiliriz. İftira etsek yolundan döndürebiliriz." Şeytan şeytanlığını, inanan insan da müslümanlığını yapar. Müslüman Türk milleti hiç bir şeyden yılmaz. O neyi kazanacağını bildiği için hayatını yaşıyor. Herkes kendi rolünü oynar. Şeytan şeytanlığını oynar, Adem ademliğini oynar, İbrahim İbrahimliğini oynar. Onu Muhammed ümmetinden zannediyorsun. Meğer şeytan olmuş çıkmış. O seni yoracağını zannediyor ama sen onun kimliğini tanıyorsun. Sen fazilet yönünden mertebelere layık olurken o zillet yönünden esfel?i safiline sürükleniyor. Bunu görüp ayıkmaları lazım.
Sivil ve askerin mutlak surette bir bilek bir yürek olması lazım. Hata görmeyeceğiz. Canını koyarak vatanı, milleti, devleti, seni ve beni, dini korumaya memur insanlara ki bakın Güneydoğu'da olaylar başladı. Kim gidiyor? Onlar gidiyor. Onlar ölüyor. Hâlâ hata aramak bana göre insaf ehlinin, bu vatan evladının düşüneceği şeyler değildir. Kısaca bu zilletten kendimizi uzaklaştıracağız. Seveceğiz. "Bilakis Allah sizden razı olsun. Canınızı ortaya koydunuz" diyeceğiz. İnsanın hatası olmaz mı? Elbette olur. Konuşarak, koklaşarak bu noksanları yok edeceğiz. Aramızdaki ünsiyet, muhabbet gelişecek. Devletimize olan, milletimize olan bağlılığımızı arttırmaya adeta yarış halinde gayret edeceğiz. Kısaca mükemmel insan, mükemmel vatandaş faydalı ve kimseye zararı dokunmayan, herkese hayır saçan bir tavırla erdemli güzel örnekler olmaya çalışacağız.
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100