Bu haber kez okundu.

Hükümetin adımları terörü körüklüyor

İskenderun'da geçtiğimiz pazar gecesi 6 askerimizin terör örgütü PKK tarafından şehit edilmesini değerlendiren BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, Hükümetin uyguladığı açılım politikalarının terörü körüklediğini belirtti.
~|~

 


Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, İskenderun'da geçtiğimiz pazar gecesi 6 askerimizin terör örgütü PKK tarafından şehit edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şehit askerlerimize Cenab?ı Allah'tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı dileyen Prof. Dr. Baş, Hükümetin uyguladığı açılım politikalarını eleştirdi. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: "Sayın Başbakan'ın şu ana kadar attığı adımlar bu olayları körükleme noktasına getirmiştir. Ne açılımı? Kürt açılımı? Neymiş bu Kürt açılımı? Kürt açılımı olacakmış da, anaların gözyaşları dinecekmiş. Öyle mi oldu? Biz ne dedik. Bunların hepsi hikaye. Kürt açılımı denilen açılım, terör yani PKK açılımıdır. Bu adım adamların eline imkan vermek, onu söz ve hak sahibi yapmaktır. Nitekim öyle oldu? Kuzey Irak'tan Türkiye'ye gelen ilk terörist grup, davul ? zurna eşliğinde merasimle karşılandı. Daha sonra öğrendik ki, bu adamlar acayip katillermiş. Senin açılım dediğin, katilleri milletin arasında gezdirmek oldu. Yine aynı insanların devamı İskenderun'da olduğu gibi bir sürü cinayet işlemeye devam ediyorlar. Bunun müsebbibi bu hükümettir. Nereden başladı bu iş? Sayın Başbakan 2005'te Diyarbakır'a giderek, 'Biz Kürt kardeşlerimizin haklarını vereceğiz' dedi. Neymiş bu hak, onu söylesinler. Anayasa'ya bile almak istedikleri açılım, etnik gruplara hak vermedir. Peki senin etnik gruplara verdiğin haklar, diğerlerinin haklarını doğurmaz mı? Sen Türk vatandaşlığı kavramını sildin, etnik topluluklardan bir millet oluşturmaya çalıştın. 36 etnik grup var. Bunların her birine ayrı ayrı haklar vererek, bu işin içinden çıkabilir misin? Senin ne tarih bilgin buna kafi gelir, ne de kültürün."

Başbakan ne yapacağını bilmiyor
Hükümetin olayları değerlendiremediğini belirten Prof. Dr. Haydar Baş, "Başbakan'da ne yapacağını bilmemenin yorgunluğu var. Geçmişini bilmiyorsun, geleceğinle irtibat kuramıyorsun. Birilerinin kendisine telkin ettiği Medeniyetlerarası İttifakı projesi ile elinde dolaşıp duruyor. Millet ona arkadan gülüyor. Sayın Başbakan eski köye yeni kanun koyacak. Medeniyetler buluşacak, dinler barışacak. Böyle şey mi olur? Tarih dinlerin ve medeniyetlerin çatışması ile günümüze gelen millet topluluklarının münasebetlerine şahittir. Ben bunların dediği gibi bir tarih okumadım. En büyük Peygamber Hazreti Fahr?i Alem Efendimizin zamanı, en büyük savaşların, cihadların olduğu dönemdir. Hz. İsa'nın, Hz. Musa'nın, Hz. İbrahim, Hz. Yusuf, Hz. İshak'ın dönemleri de öyle? Öyle bir dünya tasarımı yapıyorlar ki, dinler tarihinde ve milli tarihlerde bir benzeri yok. Bu anlayış bir uyuşturma metodu olarak kullanılıyor. Siyasetimizi, kültürümüzü, medeniyetimizi kullanıyorlar" diye konuştu.

Güneydoğu'da araziler Yahudilere satıldı
Güneydoğu'da 500 bin dönümden fazla arazinin Yahudi menşeli kişilere satıldığına dikkatleri çeken Prof. Dr. Baş, "Hatta enteresandır, Türk vatandaşı olduğu halde Yahudilerle işbirliği yapanlar çok sayıda kişi, başta Güneydoğu olmak üzere toprak satın aldılar. Bunlar hükümetin malumudur. Yahudilerin sahibi olduğu şirketler, yer altı kaynaklarımızı ellerine geçirdiler; ABD'de ve İngiltere'de ortakları olan bu şirketlerin sahipleri Yahudi. Bütün bunlar Türkiye'nin altını, bakırı, demirini çıkarıyorlar. Güneydoğu'daki petrollerin tamamına yakını bu şirketler ele geçirdi. Bizim milli gelirimiz adeta bunlara ihraç ediliyor. Bu iktidar neredeyse Suriye sınırındaki mayın temizleme işini İsrailli şirketlere hediye edecekti. Milletin direnmesiyle bundan vazgeçtiler. Bütün bunlar ortada iken, iktidarın yapması gereken başka bir icraata gerek yok. Milli kaynaklarımızı geri alıp, onlara 'hadi bakalım' denmelidir. Geriye alınan servet de adilane bir şekilde Türk milletine taksim edilmelidir. Ne konuşuyor bunlar. Sanki tanımadıkları insanlardı. Neredeyse Hz. Musa gibi bunlara değer verip, kucaklaşıp koklaştılar. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'de bir olay olursa, Yahudi vatandaşlara bir zarar gelmesin diye kalkıp onları teselli ediyor. Sakin ha siz korkmayın. Türkiye'de hangi olay oldu ki, onunla bağlantılı olan millete zarar verildi. Biz öyle görgüsüz bir millet değiliz. "

İsrail'le gizli anlaşmalar iptal edilmeli
Gazze Konvoyu'na yapılan saldırıyı da değerlendiren Prof. Dr. Baş, İsrail'le yapılan bütün gizli anlaşmaların feshedilmesi gerektiğine işaret ederek, "Türkiye topraklarında Türk milletinin serveti olan madenlerden Yahudilere ait şirketlerin ellerini çekmeleri temin edilmelidir. Senin damadının yöneticilik yaptığı şirket de bunlarla ortaktır, yakınının akrabası bunlarla beraberdir. Bu hikayelere son verecekler. Milletin menfaatine hem ekonomik, hem hukuki, hem de siyasi bir politika hayata geçirecekler. Böyle olursa, hiç merak etmeyin, İsrail de kafasını önüne koyar; yapacağını bilir. Keza ABD de kafasını önüne koyar, yapacağını bilir." Dünyanın dikensiz bir gül bahçesi olmadığını ifade eden Prof. Dr. Baş, "Ben böyle bir dünya tarihte okumadım. Gelecekte olması da mümkün değildir. Bu arkadaşlar bir hayal dünyasında yüzüyor. İnşallah İsrail'in Gazze Konvoyu'na yönelik saldırısı onları ayıktırır" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100