Bu haber kez okundu.

İktidar milleti arkadan vurdu

Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) Türkiye çapında düzenlediği ve büyük yankılar uyandıran "Kuşatılan Türkiye" mitingleri ve kapalı salon toplantılarının yedincisi Konya'da düzenlendi. Atatürk Kız Lisesi önü miting meydanında gerçekleştirilen mitingte onbinlerce Konyalı, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ile buluşarak "bu vatan bizimdir bizim kalacak" diye tekrar tekrar yeniden haykırdı.
Türkiye borç batağında
İstiklal Marşı ve şehitlerimiz için saygı duruşu ile başlayan miting, Kuvay?ı Milliyenin sesi Gürkan Demir'in okuduğu türküler ve BTP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Ağar'ın Kuvay?ı Milliye andını okutmasıyla devam etti. Konya İl Başkanı Hasan Öztürk yaptığı hoşgeldiniz konuşmasında, mandacılığın bir devlet politikası olarak benimsendiği, Lozan'ın yırtılıp atıldığı, Sevr'in yeniden hortlatıldığı, ekonominin IMF'ye, iç polotikanın AB'ye, dış politikanın ABD'ye teslim edildiği bir dönemde bir delikanlının, Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya çıktığını ve bu gidişata "dur" demekten öte Türkiye'yi kâinat devletine dönüştürmek için yola çıktığını söyledi. BTP Genel Başkan Yardımcısı Ali Gedik  ise yaptığı konuşmada ülkemizin içte ve dışta çok ciddi tehlikelerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, "Egemenliğimiz tartışma konusu yapılmaktadır. Şehit kanları ile sulanmış vatanımızın hudutları münakaşa konusu yapılmaktadır. Vatan toprakları para ile satılığa çıkarılmıştır. Ülkemiz azınlık politikaları ile parçalanmak istenmektedir. Ülkemiz, her türlü zenginliğine rağmen 380 milyar dolar borcun içine itilmiştir. Türkiye, borç batağına dönmüştür. Hoşgörü ve dinlerarası diyalog adı altında ülkemizde misyonerlik faaliyetleri yapılmakta, sokaklarda peynir ekmek dağıtılır gibi İncil dağıtılmaktadır. Ülkemizin siyasi, ekonomik, kültürel bir kuşatma altında olduğunu görüyoruz" dedi.
BTP'nin projeleri çalınıyor
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ise ülkemizin nasıl bir kuşatma altında olduğunu ortaya koyduğu konuşmasında, önce BTP'nin ortaya koyduğu projelerin diğer siyasi partiler tarafından kullanılmaya, milletimizin yeni bir aldatma ile karşı karşıyla bulunduğuna dikkat çektikten sonra mevcut AKP iktidarına yüklendi. Diğer bütün siyasi partilerin artık BTP'nin ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli'ne sahip çıkmaya başladıklarını, 'Milli Ekonomi Modeli' demeye başladıklarını söyleyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, "aklınız başınıza yeni mi geldi de Milli Ekonomi Modeli'nden bahsediyorsunuz?" diye sorarak şöyle konuştu: "Bu vakitten sonra, BTP'nin bunları millete mal ettikten sonra konuşmaya hakkınız yoktur. Bir eski bakan, dün, 'emisyonu genişletmemiz lazım' diyordu. Peki dün bunu niye yapmıyordu? Sayın Derviş'i ABD'den getirtilip milletin başına bela edilirken bu sayın bakanımızın aklı neredeydi? Yine Saadet Partili yetkililer de Milli Ekonomi Modeli'nden bahseder oldu. Şimdi onlara soruyoruz: Sizin Adil Düzeninize ne oldu da şimdi Milli Ekonomi Modelinden bahsediyorsunuz?
Bu Saadet Partisi kalkıp Milli Ekonomik Modelden bahsediyor? Bundan başka Apo'nun dosyasını kim sümenaltı etti? Tütün, şeker yasasını kim kabul etti? Tahkim yasasını kim kabul etti? MHP değil mi? Peki bu MHP nasıl oluyor da bugün bizim millete mal ettiğimiz modeli konuşmaya başlıyor? MHP'nin de buna hakkı yoktur. Görüldü ki BTP'nin ortaya koyduğu bütün modeller kabul edilmiştir. 'O zaman, biz BTP'nin sesinin çıkmasına engel olalım, projelerine sahip çıkalım, nasıl olsa milletimiz unutkandır' diyorlar. Fakat buna milletimizin fırsat vermemesi lazımdır. Yoksa eski yaşananlar, eskisinden daha kötü haliyle yaşanır. Dolayısıyla, yapılması gereken BTP saflarında toplanmaktır. Çünkü ancak biz Türkiye'yi bu badireden kurtaracak ve kainat devleti yapacağız."
AKP milleti arkadan vurdu
Mevcut iktidarın Başbakanının AB karşısında dik durmaktan bahsettiğine dikkat çeken BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, bu sözün hiç bir geçerliliğinin olmadığını beyan etti. "AB talimatlarına harfi harfine uyan bu iktidar nasıl olur da dik durmaktan bahsedebilir? Kıbrıs'ı Rum'a peşkeş çekerken, Türk askerinin başına çuval geçirilirken bu iktidar dik durmaktan bahsedebilir mi?" diye sordu. "Türk milleti AKP'yi 360'ı aşkın milletvekili ile iktidar yapmıştır. 'Bunlar iktidar olsun, benim yıllarca halledilemeyen bütün meselelerimi, gerek açlığımı, gerek başörtümü halletsin' diye milletimiz destek vermemiş midir? 'Başörtüsü bizim namusumuzdur' diye söz vermesine rağmen daha dün AKP'nin avukatı Münci Özmen AİHM'de, Dışişleri Bakanı Sayın Gül de Türkiye'de bu yasağın devam etmesi yönünde beyanda bulunuyorlar. Bunun hesabını sormayacak mıyız?" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi:
"İstiklal Savaşı vererek elde ettiğimiz bağımsızlığımızı AB'ye devrettik. Türk bayrağını flama haline getiriyoruz. Son AB Konseyi toplantısında sayın Başbakanımız Erdoğan'dan, 'Apo'nun yargılanmasını nasıl bizden istiyorsunuz? Ermeni soykırımı konusunda hangi soykırımdan bahsediyorsunuz? Bu bir mukateledir' demesini beklerdik. Ama sayın Başbakan bu konulara değinmek yerine, Dinlerarası Diyalogu misyon olarak seçtiklerinden bahsediyor. Sanki, bu toplantıya Dinlerarası Diyalog için katılmışlık sergiliyor. Avrupa Konseyi bir ruhaniler meclisi mi ki siz Dinlerarası Diyalogdan bahsediyorsunuz. Dinlerarası Diyalog, coğrafyaları işgale hazırlama projesidir. Bu oyunu ABD, Vatikan, İsrail ve AB tezgahlamıştır. Şimdi de gelin bu oyunu hayata geçirin diyorlar. Aslında bu, laiklik ilkesine de aykırıdır. Burada dine müdahale sözkonusudur. Dinin kuralları, dinin yapılanması siyaseti ilgilendirmez.
Peki nasıl oluyor da sayın Başbakan devlet olarak bunu sorumluluk alanına alıyor ve laikliği ihlal ediyor. Dini devlet adına şekillendirmek suçtur. Başbakan bu suçu işlemiştir. Bu oyuna, laik demokratik cumhuriyetin yok edilmesi için başvurulmuştur. Buna Konya'dan seslenerek 'hayır buna müsaade etmeyeceğiz' diyoruz. Var mısınız?"
Irak'taki vahşetin sorumlusu
Irak'taki vahim durumun da müsebbibinin mevcut AKP iktidarı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, okyanus ötesinden gelenlerin kendi başlarına Irak'ı işgal etmediklerini, sayın Tayyip Erdoğan'ın başbakanı olduğunu hükümetin yardımıyla bu işgalin yapıldığını, Irak'ta kan ve gözyaşının bu iktidarın yardımıyla akmakta olduğunu söyleyerek, "Sayın Başbakan, Irak'ta bu vahşeti işleyen Amerikan askerleri için dua etmekten bahsetmiştir. Onun için Irak'taki vahşetin sorumlusu bu iktidardır. Namusları kirletilen kadınların vebali bu hükümete aittir" dedi.
Müslümana dur, Hıristiyana geç
Konuşmasının devamında 28 Şubat sürecini bu hükümetin hukuken gündeme getirdiğini, yeni TCK ile AKP'nin din görevlilerine hapis cezası getirdiğini, eğer bir din görevlisi bu iktidarı eleştirirse kendisine bir yıl hapis cezası verileceğini, 15 yaşından küçüklere abdest, namaz, dinî bilgi öğretene 3 yıla kadar hapis cezası getirildiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Müslümana bu uygulanırken İmar Yasasındaki değişiklikle 36 bin kilise evini bu iktidar açtırmıştır. Sana abdest almayı yasak ederken bir tek hıristiyanın olmadığı mahallelerde kilise evi açtırmıştır. Diyanet?Sen Genel Başkanı Bilal Eser, 40 bin gencimizin Hıristiyan olduğunu söylüyor. Gazi Mustafa Kemal'in ise bu konudaki tavrı ne kadar net olup, Bursa'daki Amerikan Kolejini, üç kişi hıristiyan oldu diye kapatmıştır" şeklinde konuştu. Mevcut iktidarın bütün bunları "AB istiyor" diye yaptığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Eğitim cenahında da vahim gelişmelerin yaşandığını, kitaplardan Kelime?i Tevhid'in ikinci rüknü Muhammed Resulullah'ın çıkarıldığını, Sünnet'in devredışı bırakıldığını, İslam'ın Budizm, Şintoizm, Hıristiyanlık gibi dinlerden sadece bir din mertebesine indirgendiğini, Müslüman evlatlarına böyle öğretilmeye çalışıldığını, dün 'cihat cihat' diye bağırarak ifrat içinde bulunanların şimdi karşı tarafa geçip aynı ifratı devam ettirdiklerini, bir Vatikan projesi olarak Müslümanın inancına gem vurmak, önünü tıkamak istediklerini belirtti. Prof. Dr. Haydar Baş, "Biz, dinimizi değiştirmek isteyen AB'ye topyekün olarak karşıyız" dedi.

~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100