25 Mayıs 2014 Pazar 00:05
1954 Okunma
Irak petrolleri baş ağrıtacak

HABER MERKEZİ

AKP hükümeti dış politikada Türkiye’nin başını ağrıtacak kritik bir adım daha attı. Hükümetin Irak’ın kuzeyindeki Peşmerge yönetimiyle yaptığı petrol anlaşması faaliyete geçti. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ‘’Ceyhan’da bekleyen Kuzey Irak petrolünün uluslararası piyasaya sevkıyatı başladı. 1 milyon varil petrolün yüklemesi devam ediyor’’ sözleriyle bu gelişmeyi duyurdu. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ise Türkiye üzerinden dünya piyasalarına satışına başlanan petrol parasının, Halk Bankası’na yatırılacağını açıkladı. Açıklamada, 1 milyon varil petrolün yüklü olduğu geminin, önceki gece Ceyhan Limanı’ndan Avrupa’ya doğru yola çıktığı belirtilerek, “Bu sevkıyat, petrol satış zincirinin ilk halkasını oluşturdu. Petrolün Türkiye’ye gönderimi, Kürdistan yönetimince yapılmış yeni boru hatlarıyla gerçekleştiriliyor” denildi.

Böyle bir yetkileri yok!

Mesut Barzani yönetimin merkezi Irak hükümetinden bağımsız böylesine bir adım atma yetkisi bulunmuyor. İç politikada özerk bir yapıya sahip olan peşmerge yönetiminin Bağdat’ın onayı olmadan başka bir ülke ile anlaşma imzalaması ve tüm Irak’ın malı olan petrolleri tek başına satması hem Irak anayasasına hem de uluslararası hukuk kurallarına aykırı. Yerel ve uluslararası hukuku ihlal eden bu durum AKP hükümeti için de geçerli zira Ankara’nın Irak’ın onayı olmadan bu ülkenin bir parçası ile anlaşma imzalaması yasal değil.

Irak’tan Türkiye’ye dava

Bağdat yönetimi, Ankara’nın Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi petrolünün uluslararası pazarlara ihraç edileceğini duyurmasının ardından Türkiye’ye dava açtı. Irak Petrol Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti ve devlete ait boru hattı işletmecisi BOTAŞ hakkında Uluslararası Ticaret Odası (ICC) nezdinde tahkime dava açılması başvurusunda bulunulduğu” belirtildi. Irak Merkezi Yönetimi, bu şekilde Irak Bölgesel Kürt Yönetimi tarafından Irak-Türkiye boru hattından pompalanan ham petrolün izinsiz taşınması, depolanması ve yüklenmesini durdurmayı amaçladığını belirtti.

ABD’nin asıl niyeti ne?

Giderek bölgesel bir krize dönüşen petrol meselesinde ABD’nin tavrı da oldukça dikkat çekici. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Marie Harf, Irak Federal Hükümeti’nin onayı olmaksızın, Kuzey Irak petrolünün Türkiye’den uluslararası piyasaya sevkıyatına karşı olduklarını söyledi. Washington’un Barzani yönetimine açık destek vermesi, Barzani’nin de ABD’den izinsiz en ufak bir adım dahi atamaması dikkate alındığında ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor. Yapılan değerlendirmelerde ABD’nin resmi olarak karşı çıktığı Ankara- Erbil arasındaki petrol anlaşmasını perde arkasından desteklediği ve aslında bu anlaşmanın gerçek sahibi olduğu öne sürülüyor. Bu durumda ilerleyen süreçte fatura Türkiye’ye kesilebilir.

Sonuçlar ağır olacak

Yapılan değerlendirmelerde yasal dayanağı olmayan bu adımın şu sonuçları doğurabileceği ifade ediliyor: 

1- AKP Hükümeti Irak’ın bir parçası olan Peşmerge yönetimiyle bağımsız bir anlaşma yaparak bu yapıyı bağımsız bir Kürt devleti olarak fiilen tanımış oldu. Zira anlaşma metninde Irak’ın kuzeyinde Kürt bölgesel yönetiminden Kürdistan olarak bahsedildiği belirtiliyor.

2- Türkiye bir ülkenin merkezi hükümetinin onayı olmadan o ülkenin bir parçası ile ticari anlaşma imzaladığı için uluslararası mahkemeler tarafından yüklü bir tazminata mahkûm edilebilir. Petrol paralarının Halk Bankası’nda toplanacağı düşünüldüğünde Türkiye’nin sorumluluğu daha da artıyor. Türkiye böylece hem kendisine ait olmayan bir paraya hamallık edecek hem de parayı elinde tutan taraf olarak olası bir dava durumunda yüklü bir tazminat ödeyecek.

3- Ankara-Erbil arasındaki anlaşmayı el altından teşvik eden ABD ve müttefikleri ileride bu hukuksuz işlemi bahane ederek kritik konularda istedikleri adımı attırabilmek için Türkiye’ye siyasi baskı yapabilir.

4- Suriye’de silahlı gruplara ABD teşvikiyle verdiği destek yüzünden uluslararası arenada teröre destek veren ülke olarak anılmaya başlanan Türkiye bu adımıyla da ticari alanda da hukuk tanımayan bir ülke damgası yiyebilir.

5- Türkiye’nin Irak ile gergin olan ilişkileri bu gelişme ile daha gerilip ülkemizi ve bölgeyi olumsuz etkileyecek yeni sorunlar ortaya çıkmasına neden olabilir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121