16 Şubat 2010 Salı 00:00
390 Okunma
İşçiler peşkeş mağduru

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, TEKEL işçilerinin 63. gününe giren eylemlerine dair, "Bu mağduriyet hükümetin özelleştirme politikalarının sonucudur" dedi.
~|~

 



Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, partisinin Ankara'da düzenlenen Başkanlık Divanı toplantısında yaptığı konuşmada, TEKEL işçilerinin mağduriyetini değerlendirdi. "Bu mağduriyet hükümetin özelleştirme politikalarının sonucudur" değerlendirmesini yapan Prof. Haydar Baş,  AKP Hükümetinin TÜPRAŞ, Türk Telekom, ERDEMİR, limanlar, hava alanları gibi çok sayıda kuruluşu özelleştirdiğine işaret etti. Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: "Özelleştireceksiniz ama, millete faydası ne? Hükümet yetkilileri 'onun faydasını bir bilseniz' diyor. Biz o zamanlar işçilerin tamamına şunu söyledik: Sakin bu projenin sahiplerini desteklemeyin. Biz özelleştirme adı altında bindiğimiz dalı kestik, şimdi TEKEL işçileri havuza atlıyorlar, ölüm orucu tutuyorlar, aç duruyorlar, yağmurun altında duruyorlar ancak hiç kimse onları dimlemiyor. Sen bindiğin dalı kestin."

Türkiye nasıl düzlüğe çıkar?
Türkiye'nin içinde bulunduğu bunalımdan kurtulmasının tek formülünün tüketici kesimin alım gücünün arttırılması olduğuna işaret eden Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bu sorunun Milli Ekonomi Modeli'nde yer alan vatandaşlık maaşı projesiyle çözüleceğini bildirdi. Prof. Dr. Baş, "kaynak nerede?" sorusunu yöneltenlere ise Türkiye'nin yabancılara devredilen yeraltı kaynaklarını hatırlattı. Bu kaynakları devlet - millet ortaklığı ile bu ülkenin ve devletin menfaatine kullanacaklarını ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş, 'kaynak yok' diyenlerin hikaye anlattığını belirterek, şunları söyledi: "Türkiye'nin sahip olduğu kaynaklar, 10 kat nüfusumuzu bakar. At sahibine göre kişner. Bunlar bu işi bilmez. Şunu yapıyorlar: 'Ben şu kaynağı filan şirkete vereceğim, o beni seçim zamanı destekleyecek.' Birisi bir makale yazdı, öbürü bir otobüs gönderdi. Bu şekiilde bu ülke yönetilebilir mi? Hiçbir yabancı şirketin Türkiye'nin yeraltı ve yerüstü kaynaklarını ele geçirmesine müsaade edilemez. Çünkü bu yeraltı rezervleri milletin malıdır. Hiç kimse 'Seçim yapıldı, vatandaş beni iktidar yaptı. Ben de istediğimi yaparım" deme lüksüne sahip değildir. Tekrar ediyorum, yeraltı kaynakları Türk milletine aittir. Türk milleti şayet müsaade ederse, devlet bu kaynakları işletir. Demokrasi ve insan hakları bunu gerektirir. Hiç tanımadığımız, bilmediğimiz, zerre kadar manfaatımız olmayan toplumların zenginlerine bu kaynakları devrediyorsunuz ve karşılığında da hiç bir şey almıyorsunuz. Bu kesinlikle olmaz."

Hükümet neden esnafı örnek gösteremiyor?
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, konuşmasında hükümet mensuplarının 'kriz var' diyenlere bankacılık sektörünü örnek göstermesine de cevap verdi: "Önümdeki şu bardağı satın alabilmek için 30 kuruş teminat göstermek lazım. Bunun değeri zaten 10 kuruş. "Battım mı, sen de batacaksın" diyor. Ben bunu bildiğim için sakin bir kuruş 'konut ya da taşıt kredisi almayın' dedim. Evinizi, arabanızı verirsiniz ama kendinizi kurtaramazsınız. Şimdi hükümet böyle bir yasa çıkardı, 'bankacılığa baksanıza!' diyor. Niye TEKEL işçilerini, ormancıyı, çiftçiyi, esnafı, sanayiciyi örnek göstermiyorlar? Onları gösterseler, kırmızı kart! Onu çok iyi bildiği için 'bankacıya bak!' diyor, millete demiyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100