02 Haziran 2010 Çarşamba 00:00
1436 Okunma
İsrail'i Türkiye palazlandırdı

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, İsrail'i bu noktaya taşıyanın Türkiye olduğunun altını çizerek, "Erbakan döneminde su, istihbarat, askeri işbirliği ve eğitim anlaşmaları yapıldı. Bu hükümet döneminde madenlerimiz Yahudi şirketlerine verildi" dedi.
~|~

 


Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren uluslararası filoya yaptığı saldırıyı değerlendirdi. Hayatını kaybedenlere Cenab?ı Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Prof. Dr. Baş, İsrail'in konvoya müdahale edeceğini önceden ilan ettiğini hatırlatarak, bu ülkenin iddia ettiği gibi gemilerde silah bulunmadığını vurguladı. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: "Gemiler devletlerin gümrüklerinden geçtikleri için bunlarda silah bulundurmak mümkün değildir. İsrail bu iddiayı kendini temize çıkarmak için ortaya attı. Bu gerçek dışı bir beyandır."

Filonun güvenliği sağlanmalıydı
Burada üzerinde durulması gereken durumun İsrail'in "ben size bu yardımı yaptırmam" hususu olduğuna dikkatleri çeken Prof. Dr. Haydar Baş, "O takdirde şöyle olması lazımdı. Madem siz Gazze'ye böyle bir yardım gönderiyorsunuz, filonun güvenliğini teminat altına almalıydınız. Hem hükümet olarak buna müsaade edip gönderiyorsun, hem de onu denizin ortasında yapayalnız bırakıyorsunuz. İsrail'in uluslararası hukuku dinlemediği, birçok defa ikaz edilmesine rağmen haddini aştığı bilinen bir gerçektir. Kime güvenerek, bu kadar yardımı gönderiyorsunuz" dedi.
Hükümete yakınlığı ile bilinen İHH'nın bugünkü şartlarda o topraklara gitmesinin anlamı nedir?" sorusunu yönelten Prof. Dr. Baş, şöyle konuştu: "Türkiye'de bir Kılıçdaroğlu rüzgârı estirildi. Kabul etsek de, etmesek de Türkiye'de siyasi rüzgârları estiren güç okyanusun ötesinde yer alan ABD'dir. Çok ciddi bir tepki bırakmış olacak ki, bana göre iktidar paniğe kapıldı. Gemilerin tedbirsiz şekilde uluslar arası sulara açılmasına müsaade etti. Onlar şunu hesap ettiler, bizler bir 'one minute' olayı daha ortaya koyar, kaybettiğimiz prestijimizi yeniden yakalarız. Ama olay böyle cereyan etmedi. Maalesef acı kayıplarla sonuçlandı."

İsrail'i Türkiye büyüttü
İsrail'i bu noktaya taşıyanın Türkiye olduğunun altını çizen Prof. Dr. Baş, "Biraz geçmişe bakalım. Sayın Erbakan döneminde ciddi anlaşmalar yapıldı. Su, istihbarat, askeri işbirliği ve eğitim anlaşmaları yapıldı. Filistin'i bombalayan uçaklar Konya semalarında eğitildi ve bilgilerini Müslüman kardeşlerimiz üzerinde tatbik ettiler. Sen o günden bu yana hiçbir anlaşmanı iptal etmeyeceksin, hatta çoğunu genişleteceksin. Dahası Yahudilere ait Rio Tinto, Anatolia Minerals gibi şirketlere geniş imkânlar tanıyacaksın. Bütün altın rezervlerimizi bu şirketlere teslim edeceksin. Sen bu saydığım şirketlere 'defol' diyebiliyorsan, senin samimiyetine ben inanırım. Aksi takdirde benim ülkemin madenlerini alıp götürecekler, sen de 'düşünüyorum, bunu uluslararası hukuka mal edeceğim" gibi teranelerle milleti avutacaksın. Bana göre olay o can kaybıyla sona ermiştir. Hükümetin bu anlayışla bir şey yapması asla mümkün değildir çünkü kuyruk başkasının elinde. İradesi ABD'ye kaptırılmış bir siyasetle, bu coğrafyada iş yapacaksın. O da diyor ki, benim bu coğrafyada vekilim filancıdır. Sen onu geçmeye çalıştın. Terör neden hortladı? İsrail dedi ki, benimle oynama. Benimle oynarsan ben de seni içindeki odaklarla kundaklarım. Başını belaya sokarım. Son 3 günde 15 şehit verdik. Bütün bunları bir araya getirdiğimiz zaman, bu coğrafya üzerinde ciddi çatışma olduğunu görüyoruz. Türkiye bu iddiasında samimi ise, arkasına ABD'yi almadan kendi projelerini üreterek, bu mücadelenin içine girmelidir ki, vahim neticeler yaşamasın. Her şeyini teslim ettiğin ABD, seni başkasının arkasına koyar; senin de bu kaderi değiştirmen asla mümkün olamaz."

ABD İsrail'den vazgeçmez
ABD'nin Ortadoğu'da İsrail'den vazgeçme lüksü olmadığını dile getiren Prof. Dr. Baş, ABD'nin bu coğrafyada yapacaklarını İsrail'le birlikte yapacağını, İsrail'in bölgedeki en güçlü silahı olduğunu bildirdi. BTP Genel Başkanı, şunları söyledi: "ABD'nin İsrail varken Türkiye ile birlikte olması, hele hele İsrail'in olmadığı bir denklemde bulunması asla mümkün değildir. Ne yaptı Türkiye? Osmanlıcılık akımı ile birlikte Ortadoğu'yu kendi hâkimiyetine alacak; ABD ile birlikte bir ortak irade geliştirecek. Yani bir hayal ve vehim peşinde koşmaya başladı. Bunun içinde dinlerarası diyalog, Medeniyetlerarası İttifak projeleriyle Ortadoğu insanını ikna etmek de var. Bu olay Brezilya'da Medeniyetlerarası İttifak toplantısının yapıldığı bir dönemde cereyan etti. Sen hangi medeniyeti birbiriyle barıştıracaksın. Senin tarih bilgin yok mu? Hiç mi maziye bakıp da bir ders almadın? Hiç mi sana dedelerin, ninelerin bir hikâye anlatmadı? Bunların davranışları ne milli, ne dini ne de milletlerarası hukuk temeline oturuyor. Sen kalkacaksın, bugüne kadar var olan mücadeleni bir kalemde sileceksin, barış güvercini uçuracaksın. Bu onun acı faturasıdır. İsrail Büyükelçiliğinin kapısına gitmektense, bu hükümetin kapısına gitmek lazım."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121