27 Nisan 2011 Çarşamba 00:00
1080 Okunma
KÖYLÜMÜZ PERİŞAN


DP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Agah Oktay Güner, hazırladığı detaylı bir 'Tarım Raporu' ile hükümeti eleştirdi. Dr. Agah Oktay Güner, "AB ve ABD'den aldığı talimatı yerine getirmeyi görev bilenler köylümüzü perişan etti" dedi
~|~

Demokrat Parti (DP) Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Muğla Milletvekili Adayı Dr. Agah Oktay Güner, Türkiye'de tarım kesiminin perişan olduğunu ifade etti. Detaylı bir tarım raporu hazırlayan Güner, "Cehalet iktidar olduğu zaman sade oy verenler değil, bütün millet çok pahalı bedel öder. Artık yeter! demenin zamanıdır. Hep birlikte ülkeyi bu karanlık, akıbeti meçhul felaketten kurtaralım" dedi. Güner, şu görüşleri öne çıkardı: "Meracılığın yapıldığı yerlerde çoban eğitimine gidilmeli; çobanlık meslek haline dönüştürülmeli ve çobanların Bağ-Kur primleri devlet tarafından karşılanmalıdır. Gümrüklerini sıfırlamış bir Türkiye'nin AB karşısında bir rekabet şansı olabilir mi? Nitekim olmamıştır. Kendi kaderine terk edilmiş çiftçimiz Milletin efendisi olmaktan, sahipsiz, her gün biraz daha eriyen bir hale getirilmiştir. Çiftçiler için mazotta ÖTV ve KDV indirimi yapılması ve tarımda kullanılan elektrikte yüzde 18 olan KDV'nin indirilmesi elzemdir." 
Dr. Agah Oktay Güner'in hazırladığı "Tarım Raporu"ndan detaylar şöyle:
* AB ülkelerinde çiftçiye (20 milyon nüfus) 50 milyon dolar destek yapılmaktadır. Bizde aynı 20 milyon çiftçiye 5 milyon dolar destek verilmektedir.
* AKP hükümeti ülkenin ekonomi hayatını perişan etmiştir. Ne yazık ki AKP, ülke sorunlarına toplu bir bakış açısından mahrumdur. AKP, ülkenin sorunlarını çözebilmek için toplu çözümler getiren bir bakış şuuru ve idraki ile sorunlara eğilememektedir.

AKP'nin köycülük şuuru yok
* AKP köy ve köycülük şuurundan mahrumdur. AKP günübirlik politikalarla ekonomiyi idare edebildiğini zannediyor. Ne yazık ki Türkiye gibi büyük kaynakları olan bir ülke AKP'nin sayesinde yokluğa ve yoksulluğa sürüklenmiştir. Tarım imkânlarını ele alırsak AKP iktidarına kadar kendisini besleyen, dışarıya tarım ürünü ihraç eden Türkiye, şimdi bütün tarım ürünlerinin alıcısı, ithalatçısı durumuna düşmüştür. Yanlışlar ve hatalı kararlar Türkiye'yi kurbanlık ithal eden bir ülke haline getirmiştir.
* AB ile sürdürülen müzakerelerde yolun sonu apaçık görülmesine rağmen, taviz üstüne taviz verilmekte, memleketimizin sosyal ve hukuki dokusu değiştirilmektedir. AB tarımının ve sanayinin neden güçlü olduğu, gözden ırak tutulmaktadır.

Tarım ürün sigortası kanunu biran önce çıkarılmalı
* Mazot + Gübre desteği dekara 8 TL'dir. Pamukta dekara 42 kuruş, buğdayda dekara 5 kuruş, mısıra 36 kuruş teşvik verilmektedir. Her mahsulde teşvik yoktur. Yanlış tarım politikalarının sonucunda sadece Tarsus Ovasında 400 bin dekar pamuk ekimi yapılırken, bugün dışarıdan pamuk ithal edilmesinden dolayı Tarsus'ta ekilen arazi 15 bin dekara düşmüştür.
* Tarımda kullanılan mazot 3.3 milyar litredir. Mazota verilen destek ise tarımda kullanılan mazota verilen paranın yüzde 5'ini karşılamaktadır. Tarıma verilecek destek miktarının bütçenin yüzde 1'inin altında olamayacağı kanun hükümlerinde belirtilmesine rağmen bu miktarın ancak yarısı destek olarak tarıma aktarılmaktadır.
* Tarımı en fazla destekleyen ülkeler gelişmiş ülkelerdir. AB bütçesinde 2007 ?-2013 bütçe döneminde tarıma ayrılan pay yüzde 43'tür. Bu oran Türkiye'de ise yüzde 2.5 ile yüzde 3'tür. Üretim artışına yönelik desteklemeler yerine alan desteklemeleri veya kırsal kalkınmaya yönelik desteklemelerin tercih edilmeleri gerekmektedir.
* Ülkemizde tarım sektörünün yaşaması, uluslararası piyasalarda rekabet gücünün yükselmesi; çiftçinin korunması, dolayısıyla sektörden kaçışın önlenmesine bağlıdır. Bu kapsamda çiftçi gelirlerini artırmak için tarımda kullanılan destek verilen girdilerin bedeli yeterli miktarda ve uygun zamanda ödenmelidir.

Pamuk üretimi geriledi
Pamuk: 2003 yılında ekim yapılan 629 bin 384 hektardan 898 bin 824 ton üretim sağlanmıştır. Pamuğun yüzde 22'si Çukurova'da üretilirken bugün bu oran yüzde 1.5'a düşmüştür. Girdi fiyatları çok yüksektir. 2007 yılında 1.25 TL olan mazotun litresi bugün 3.4 TL dir.
Narenciye: Narenciye ihracatına verilen destek rekabet gücünü artırmalıdır. Tona verilen 160 TL' nin devamlı olması sağlanmalı desteğin Temmuz ayında açıklanması ve teşvikin ihracatçıya peşin ödenmesine geçilmelidir.
Traktör: 2005 yılında 35 bin, 2006 yılında 40 bin olan traktör sayısı 2009 yılında 13 bin adede düşmüştür. Üretim yüzde 40, ihracat ise yüzde 18 azalarak 8 bin 800 olmuştur. Türkiye'de 1.3 milyon traktör vardır. Bunun yarısı 25 yaşın üzerindedir!

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121