Bu haber kez okundu.

Küreselleşmenin tek panzehiri
 Dünyada diğer iktisadi görüşlerin devrinin bittiğini, Milli Ekonomi Modeli devrinin başladığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bu modelin milli devletin olmazsa olmazı, küreselleşmenin tek panzehiri, Türk'ün tarihine sahip çıkışının adı olduğunu belirtti ~|~ Milli Ekonomi Modeli tezinin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre Sarayı ile  Grand Cevahir Hotel ve Uluslararası Kongre Merkezi'nde 26?27 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen kongrede yaptığı kapanış konuşmasının bugün yayınlayacağımız son bölümünde modelinin "döviz", "kur", "dış ticaret rejimi" gibi konularda hangi kendine özgü uygulamaları dikkatlere sunduğunu açıkladı. Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi:

Konvertibilitede mütekabiliyet esası

 "Milli Ekonomi Modeli'nde ülkelerin uygulaması gereken kur politikaları da ele alınmakta ve yeniden düzenlenmektedir. Bugün dünyanın değişik yerlerinde FEX piyasalarında ulusal paranın alım ve satımı yapılmaktadır. Londra, New York, Paris, Tokyo gibi piyasalarda belli başlı ülkelerin paraları alınıp satılmaktadır.Türk Lirası ile bu piyasalarda Dolar veya Euro almamız mümkün değildir. Başka bir ifade ile TL konvertibl değildir. Ulusal paramız, dünyanın herhangi bir yerinde Dolar ile değiştirilemez iken; kendi topraklarımızda hem halkın arasında, hem de bankalar arası piyasalarda başta Dolar olmak üzere 'hart körinsi'ler işlem görebilmektedir.Tezimize göre madem ki ulusal paramız, FEX piyasalarında işlem görmemektedir; öyleyse, kendi topraklarımızda da bu paraların konvertibl olmasına müsaade etmemizin bir izahı olamaz."

"Dolar cinsinden rezerv tutan ülkeler, şayet bu rezervlerini sahibine geri götürseler, karşılığını bulamayacaklardır. Bu açıdan bakıldığında; zengin kabul edilen birçok ülke, gerçekte sadece 'değersiz kâğıt parçaları'na sahiptir. Son dönemlerde Asya'da ve Meksika'da çıkan krizler incelendiğinde; bunların ülkemizde çıkan krizlerle aynı yapıda oldukları görülecektir. Ekonomi büyüyor gözükür iken ve enflasyon düşme eğiliminde iken, bir anda kriz patlamaktadır. Bu ülkelerin tamamında kriz öncesi 'büyük portföy akışı'nın olması dikkat çekicidir. İster sabit, ister dalgalı kur olsun; yabancı paranın değeri serbest piyasada belirlendiğinde, bu piyasalara hâkim olan global sermaye sahipleri bir anda ellerindeki ulusal veya yabancı parayı satarak veya alarak piyasaları darmadağın etmektedirler. Nitekim her şey yolunda iken, cari açık, yabancı para ile finanse edilmekte, arkasından bir anda piyasalardan çekilen global sermaye bomba etkisi yapmaktadır."

Döviz değerini Merkez Bankası belirleyecek

"Milli Ekonomi Modeli'nde 'Kambiyo Sistemi', ithalat ve ihracata dayalı sabit kur sistemidir. İthalat ve ihracata dayalı bir sistemde, yabancı paranın değerini global sermaye sahipleri değil, ülkelerin Merkez bankaları belirleyecektir. Böylece kontrol, devletin elinde olacağı gibi, yabancı paranın fiyatı gerçek değerinde ve ülkelerin çıkarlarına uygun bir fiyat düzeyinde ayarlanacaktır. Ünlü spekülatör Soros'un İngiltere Merkez Bankasına bile devalüasyon yaptırdığı düşünüldüğünde; devletlerin kendi kontrollerinde olmayan bir kambiyo sisteminin, mutlaka piyasalarda büyük tahribatlara neden olacağı görülecektir. Yabancı paranın ithalat ve ihracata bağlı olarak değerini bulması ve 'sabit bir değişken' olarak Merkez Bankası tarafından belirlenmesi; dövizi bir yatırım aracı olmaktan çıkarır. Bu durumun, ülke ekonomilerine iki önemli katkısı vardır. Birincisi, 'milli gelirin küresel güçlere transferi' engellenir. İkincisi, 'yabancılar, ülke ekonomisi üzerindeki etkileri'ni yitirirler. Yani Serbest Piyasa ekonomisinde piyasalar, gelişmiş ülkelerin ve global tefecilerin kontrolüne geçmekte iken; tezimizde getirilen, halkın yararına devlet kontrolündeki piyasa anlayışı ile tefecilerin yerini 'milletin kendisi' almaktadır."

Dalgalı kur sistemine son

"Şu anda ülkemizde uygulanan dalgalı kur sisteminin yararımıza olmadığı ortadadır. Zira, arka arkaya bu kadar yüksek cari açık vermemize rağmen, döviz fiyatlarının düşüklüğü bunun göstergesidir. Normalde cari açık olan ülkelerde, döviz talebinden dolayı döviz fiyatlarını yükselmesi gerekir iken; ülkemizde düşmektedir. Global sermayedarlar, getirdikleri dövizi ülkemizde ulusal paraya çevirip satmak suretiyle, hem faizden, hem de düşük kurdan iki kere kazanmaktadırlar. Bir ülkenin parasının değerini, o ülkenin ihraç mallarına olan talebin belirlemesi gerekir iken; bugün Serbest Piyasa adı altında, bu değer, global güçler tarafından belirlenmektedir. Ancak devletin kontrolündeki bir kambiyo sisteminde yabancı para gerçek değerini bulacaktır. Modelimiz, döviz piyasalarını, 'ülke ekonomilerini kontrol altında tutmakta kullanılan bir araç' olmaktan çıkarmaktadır." 

Milli Ekonomi Modeli'nde dış ticaret anlayışı

 "Milli Ekonomi Modeli'nin temel politikalarından biri de Dış Ticaret anlayışına getirdiği yeni düzenlemelerdir. Bilindiği gibi dış ticarette devletler için asıl olan, 'mal ve hizmetin satımı değil'dir. Asıl hedef, devletin 'kendi mal ve hizmetine olan talepten yola çıkarak milli paralarının geçerli olduğu alanı büyütmek ve bu milli paralarını dış topraklarda konvertibl yapmak'tır. Bu nedenle ülkeler, ihracat yaparken karşılığında kendi paralarını isterler. Oysa başta ülkemiz olmak üzere, az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde ihracat yapılırken, kendi paraları yerine 'hart körinsi' kabul edilmektedir. Bu durumun adına artık ticaret değil, yerli kaynakların başka ülkelere aktarılması denir. Anlattıklarımız örneklersek; ABD'nin bizden buğday talep ettiğini kabul edelim. Eğer bunun karşılığında YTL istersek, ABD bu YTL'yi temin etmek için cari fiyatlarla bize mal satmak zorundadır. Bu mal, mesela bilgisayar olsun. Bilgisayar karşılığında 1000 YTL alan ABD, bu 1000 YTL'yi bize vererek bir ton buğdayı alır. Sonuçta Türkiye bilgisayarını elde ederken, ABD de buğdayı alır. ABD'nin buğday karşılığında bize 1000 dolar verdiğini kabul edelim. Biz de bu parayı Merkez Bankası'nın kasasında veya emisyon olarak piyasada tuttuğumuz varsayalım.
O zaman ABD, kendisine 'baskı masrafı dışında hiçbir maliyeti olmayan kağıt' ile buğdayımızı elde ederken; gelirimizi, kendisine transfer edecektir. Ülkemizde yaşanan durum budur. ABD'nin yılda 600 milyar dolar açık vermesine rağmen, halen ayakta kalmasının sebebi ithalatını kendi parası ile yapmasıdır."

"Bir ülke, ihraç ettiği mallarının karşılığında kendi milli parasını talep etmez, örneğin Dolar alırsa ve o Dolar emisyon olarak iç piyasada dolaşırsa; o taktirde verilen ürünün karşılığında gerçekte ABD'nin karşılıksız Doları alınmış demektir. Ki, bunun adı da olsa olsa sömürgeciliktir. Milli Ekonomi Modeli'nde dış ticaret, bir sömürü yöntemi olmaktan çıkarılacak, alış?veriş kurallarına göre yürütülecektir. İhracat, yerli paranın etki alanlarının oluşturulması için kullanılacaktır. Üretilen ürünlerin pazar bulduğu alanlar, aynı zamanda yerli paranın da kullanım alanı olacaktır."

MİLLİ DEVLETİN OLMAZSA OLMAZI
"Milli Ekonomi Modeli bir 'milli devletin olmazsa olmazı'dır. Ve küreselleşmenin tek panzehiridir. Yıllarca 'bize ait olmayan kültürlerin mahsulü' olan ekonomi politikalarının uygulanması, bizi içinde bulunduğumuz noktaya taşımıştır. Kalkınamayan, kalkınmak için çırpındıkça global bataklıkta dibe vuran topluluklara müjdeler olsun!.. Milli Ekonomi Modeli ile Ulusal Sosyal Devlet  projesini ortaya atan, zayıf devleti değil, her işte halkı ile eşit şartlarda el ele güçlü bir devleti, yani "baba devlet"i tanıtan ve takdim eden bu tez  kurtuluşunuza kaynak olacaktır. Şunu asla unutmayınız; bu model ekonomide bir alternatif model değildir. Dünyada diğer iktisadi görüşlerin devri bitmiş, Milli Ekonomi Modelinin devri başlamıştır. Milli Ekonomi Modeli Türk'ün tarihine sahip çıkmasıdır. Aziz milletimize ve bütün insanlığa  hayırlı olsun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100