Bu haber kez okundu.

Madenleri devlet - millet el ele işletecek
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, Milli Devlet'te ülkenin yeraltı kaynaklarının devlet?millet ortaklığı ile kurulacak şirketler tarafından çıkartılarak işletileceğini vurguladı ~|~









Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 'Milli Devlet' tezinde madenler ve diğer yeraltı zenginliklerinin millete ait olduğunu kaydederek, "Bu kaynaklar, devlet?millet ortaklığı ile kurulacak şirketler tarafından çıkartılarak işletilecektir" dedi.

Yabancı maden şirketlerinin ellerindeki ruhsatların ederinden fazlası verilerek geri alınacağının altını çizen Prof. Dr. Baş, "Gerekli paranın bulunması ise, Milli Ekonomi anlayışındaki devletin gelir kaynakları dikkate alındığında hiç de zor olmayacaktır. Böylece vatan topraklarının tamamı, yine millete ait hale gelecektir."

Ham madde satılmayacak
Madenlerin yerli sanayinin gelişmesinde kullanılacak hammadde olarak ihracına müsaade edilmeyeceğinin altını çizen Prof. Dr. Baş, madenlerin şlendikten sonra çok daha fazla bir karla satılmasının temin edileceğini vurguladı. Prof. Dr. Baş, "Kendi topraklarında dilenci olmak yerine mutluluk içerisinde refah bir yaşam sürmek elimizde. Yeter ki ayağımızın altındaki 3 katrilyon dolar değerindeki servete sahip çıkalım. Bu zenginlik, sadece bize değil bütün insanlığa ikram etsek dahi bitmeyecek büyüklüktedir."

Ülkeler sömürülüyor
Prof. Dr. Haydar Baş, şunları kaydetti: "Dünyanın en fakir ülkesi Sierra Leone, dünyanın elmas madenleri bakımından en zengin ülkelerinden biridir. Elmas madenleri global aktör De Beer tarafından sömürülen bu ülke insanı, yıllık yaklaşık 417 dolar gelirle yaşamak zorundadır. 
Eğer devletler, yer altı kaynaklarını yabancılara çıkarttırıyor ve işlenmeden hammadde olarak satılıyorsa; bu durum, millete ait yeraltı kaynaklarının yabancılara aktarılması demektir. Çünkü birçok ülke, ihraç ettiği yeraltı kaynaklarını işlendikten sonra 100 kat, hatta 1000 kat daha fazla para vererek tekrar geri almaktadır."

Ülkelerin servetleri talan ediliyor

Madenlerin işletim hakkının yabancı firmalara devredilmesi ile bu madenlerin devlet tarafından işlenmeden hammadde olarak dışarıya satılması arasında pek bir fark bulunmadığının altını çizen Prof. Dr. Baş, şu görüşleri dile getirdi: "Global maden firmaları, bir ülkede çıkardıkları madeni, asla o ülke topraklarında kurdukları tesislerde işlemezler. Gelişmiş kabul edilen ülkelerde kurulan tesislere gönderirler. Sömürülen ülke topraklarından çıkartılan madenler, ihraç edilen ülkedeki yine o maden firmasına ait şirkete dünya fiyatlarının çok altına ihraç edilir. Bu işlemde transfer fiyatı denilen fiyat uygulanır. Böylece talan edilen ülkede kurulan şirket nerede ise zarar ediyor gösterilir. Yine bu madenler, ham cevher olarak ülke dışına çıkarılırken; sanki bu madenin değersiz olduğu ve ticari yönünün fazla olmadığı imajı oluşturulmaya çalışılır. Ham cevherin içindeki saf maden oranları düşük gösterilir. Bu bağımlılığın neticesinde kendi sanayilerinde kullanılmak üzere dünyanın madence zengin ama gelir olarak fakir bırakılmış ülkeleri, global maden firmaları tarafından talan edilerek; kaynaklar, gelişmiş kabul edilen ülkelere aktarılmaktadır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100