Bu haber kez okundu.

Milli irade değil milli kandırma
HABER MERKEZİ
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, kurmay kadrosuyla birlikte Meltem TV’de katıldığı Diyalog programında 1 Kasım seçim sonuçlarını değerlendirdi. Muharrem Bayraktar’ın sunduğu programa BTP Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Ata Selçuk, Prof. Dr. Ünal Emiroğlu, Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu, Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu, Enerji Uzmanı Fuat Şengül, Dr. Abdullah Terzi, Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Ekonomist Selim Kotil, Hukukçu İbrahim Berk, Hukukçu Ahmet Erimhan da katıldı. Programdaki açıklamalarında “Milli Ekonomi Modeli bütün ihtiyaçlara cevap veren ciddi bir model… Bugün sürünen bir ülke bu model sayesinde 2-3 senede ayağa kalkıyor ve dünyanın lideri oluyor. Türk milleti bizimle iftihar etmesi lazım gelirken benden kaçıyor” diyen Prof. Dr. Haydar Baş, 1 Kasım’da olanın milli irade değil, milli kandırma olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Peygamber Efendimiz buyuruyor ki, ‘Siz ne iseniz sizi idare edenler de odur.’ İktidar milletin aynasıdır. Eğer yolsuzluk, hırsızlık varsa biz kendimizi görüyoruz orada. Kendimizden olmayan bir şeyi nasıl seçebiliriz ki? Milleti ikaz ediyorsun ayıkmıyor. Milli iradeymiş. Ne milli iradesi... Bu bir milli kandırmadır.”

‘Hedef Büyük İsrail devleti’
Türkiye’de olanların ABD’ye ait, kısa adı BOP olan Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir devamı olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Asıl hedef büyük İsrail devletini kurmaktır” dedi. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: “2002 yılından bu yana yapılanlar BOP’un hayata geçirilmesiydi. Bu projeye şu anki cumhurbaşkanımız eşbaşkan oldu. Şimdi burada global güçlerin hedefi, yani BOP’un asıl gayesi evvela İslam ülkelerinin coğrafi sınırlarını değiştirmek ve sistemlerini değiştirmektir. Bunu da şunun için yapıyorlar; bu coğrafyada temeli atılacak olan büyük İsrail’e karşı çıkmamaları lazım. Burası öyle bir coğrafya ki oluşturulmak istenen Büyük İsrail’in önünde büyük engel. Tabi onların düşündüğü İslam varsa, Müslüman varsa. O da kalmadı. İşte bu büyük İsrail’in temellerini atmak için ABD ve İsrail çok ciddi bir planlı, programlı çalışmaya girdiler.”

‘İsrail ortada, sağında Türkiye, solunda ABD’
BOP’ta AKP hükümetinin de aktif rol aldığını ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş şöyle devam etti: “Bakın bu iktidar şeriatı getireceğim diye yola çıktı. Güya şeriatı getirecek olan bu arkadaşlar büyük İsrail’in kurulması için hareket ediyor. ABD ve İsrail bir araya geliyor yanına Türkiye’yi alıyorlar, namluyu İslam dünyasına çeviriyorlar. Böylece Libya ortadan kalkıyor, Mısır, Tunus, devre dışı kalıyor, Suriye keza öyle, Irak öyle... İslam dünyasının karşısında fiili bir cephe oluşuyor. İsrail ortada, sağında Türkiye, solunda ABD, namlu ise İslam dünyasına çevrili... Bu devam ediyor yani bütün bu savaşlar bunun için .”
‘Büyük İsrail için başkanlık da verirler’
Bu açıklamalarının ardından sözü başkanlık sistemi tartışmalarına getiren Prof. Dr. Haydar Baş, “Türkiye de bu savaşa ayak uydursun diye buna başkanlık da verirler, krallık da verirler, padişahlık da verirler... Niye? Burada büyük İsrail kurulacak da ondan. Asıl hedef budur. Sonuç ne olacak? Elbette Allah’ın dediği olacak “ dedi.

Biz vazifemizi yaptık
BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, “Biz gerçekten vazifemizi yaptık. Bunda benim kalbim mutmain” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Baş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Benim niyetim Allah şahit bir koltuğa oturmak, şan şöhret sahibi olmak değildir. Ben Allah rızası için hizmet etmek istedim. Biri çıksa bana Allah senden razı olsun derse bana yeter. En büyük servet budur. Hele de milleti idare ederken bu duayı almak büyük bir şereftir, lütuftur. Ben ve kadrom bunun için yola çıktık. Biz isteseydik çok daha farklı yollardan sonucu bu noktaya getirmeyebilirdik. Biz bu işin ilmini de biliyoruz. Bu andan sonra yapılabilir mi? Yapılır, her şey yapılabilir. Ama asıl olan irade-i İlahiye doğrultusunda milli iradenin tecellisidir. Akıllara, vicdanlara hitap ederek insanları hayırlı bir noktaya taşımaktır. Bu zorla yapılmaz. Biz bunu istemiyoruz. İhtirasımızın tatmini için insanlığımızın dışına mı çıkacağız? Allah bu akıbetten bizleri muhafaza eylesin, özellikle de bizimle beraber yürüyen arkadaşlarımızı.” Konuşmasının sonunda tarihi uyarılarda bulunan ve Türkiye’nin zifiri karanlık bir döneme girdiğini dile getiren Prof. Dr. Haydar Baş, “Türkiye’yi zifiri karanlığa gömdünüz, içinde çıkmanız da asla mümkün değildir. Net konuşuyorum, içinden çıkmanız asla mümkün değildir” dedi.

Atatürk’ün en büyük eseri Türkiye’dir
Bugün 10 Kasım. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının üzerinden tam 77 yıl geçti. Bu vesileyle bir mesaj yayınlayan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Türk Milletini onuru ve şerefiyle ayağa kaldıran bu büyük liderin mesajlarına bugün de muhtacız” dedi. İşte Prof. Dr. Haydar Baş’ın 10 Kasım Mesajı: “Aziz Kardeşlerim. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 77. yıldönümünde milletçe teessürle anılmakta, büyük misyonu ve eserlerine vurgu yapılmaktadır. Şüphesiz O’nun en büyük eseri milli irade, milli devlet ve tam bağımsızlık ilkeleri üzerine kurulu olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Milletin bağrından çıkarak yedi düvele karşı verdiği savaşta galip gelen “Ya İstiklal, Ya Ölüm” diyerek Türk Milleti’ni onuru ve şerefiyle ayağa kaldıran bu büyük lidere O’nun bu mesajlarına ne kadar da muhtaç bulunduğumuz acı bir gerçektir. Bu gerçek acıdır, çünkü günümüz Türkiye’si, yıllardır AB-ABD-IMF güdümünde izlenen politikalar nedeniyle devleti ve milletiyle tasfiye edilme sürecine girmiştir. Cumhuriyetin 92. kuruluş yıldönümünde, anayasayı ve Atatürk ilkelerini rafa kaldıran dünün Sevr şartları, bugün AB Müktesebatı ve şartlarına uyarlanarak tekrar önümüze konulmaya çalışılmaktadır. Ülkemiz etnik kökene dayalı azınlık tanımı ve terör açılımıyla tarihinin en kritik sürecine girmiştir. Vatan toprakları ve yeraltı zenginliklerimiz satılmakta, milli servetimiz olan kuruluşlar yapılan özelleştirmelerle elimizden çıkma noktasına gelmiştir. Devasa boyutlara ulaşan borçlar adeta Türkiye’yi ipotek altına almış, bizi biz eden milli kimliğimiz yok edilir bir hale gelmiştir. Bütün bu vahim şartlarda bugün yeniden bir Kuvay-i Milliye’ye ve bir milli şahlanışa ihtiyaç vardır. Her vatan evladına yüklenen görev bizzat Atatürk’ün diliyle “Türk İstiklal ve Cumhuriyetini muhafaza ve müdafaa etmektir.”

Bağımsızlıktan vazgeçilemez
Atatürk’ün bu misyonu ve fikirleriyle bugün taptaze bir gündemle aramızdada olduğuna işaret eden Prof. Dr. Baş, mesajını şu ifadelerle tamamladı: “10 Kasım’lar bize bu misyonun gereğini hatırlatmalı, bu muhasebenin yapıldığı zamanlar olmalıdır. Türk milleti olarak bugün bağımsızlığımıza, vatanımıza, devletimize yeniden sahip çıkmak, istikbalimizi yeniden emniyet altına almak görevini ifa etmekle Atatürk’ün gaye ve hedefleriyle bütünleşmiş olacağız. İnanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti egemenliği ve bağımsızlığıyla var oldukça Atatürk de aramızda yaşayacaktır. Bugün Atatürk’ün Milli Misyonu’na çok daha ihtiyacımız olduğunu vurgular, Aziz Milletime saygılar sunarım.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100