18 Şubat 2007 Pazar 00:00
619 Okunma
Paşa'dan ABD ve ortaklarına ders

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt paşa, ABD ziyaretinin son gününde ABD ve ortaklarına etkili bir ders verdi: PKK'yı destekleyen Barzani ve Talabani'yle neyi görüşeceğim! ABD, Irak hududunu PKK'ya teslim etti! ~|~

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Kuzey Irak'taki iki Kürt grubun da terör örgütü PKK'ya tam destek verdiğini belirtti ve "Bazıları oturup konuşun diyor. Ben PKK'ya destek verenle ne konuşacağım? (PKK'ya destek vermeyin) mi diyeceğim? Veriyor. C?4'leri de patlayıcıları da bunlardan alıyor" dedi.

Orgeneral Büyükanıt, son olarak Washington Institute adlı düşünce kuruluşunda basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantıda yaptığı konuşmanın ardından bir basın toplantısı düzenledi.
Büyükanıt, basın toplantısında, Amerikalı yetkililerle yaptığı temasları anlatırken, üzerinde durduğu konuları Irak, PKK terörü, Kerkük ve sözde Ermeni soykırımı tasarısı olarak özetledi.

PKK'ya destek verenle ne konuşacağım!
Orgeneral Büyükanıt, bir gazetecinin, "kuzey Iraklı Kürtlerle siyasi diyaloğa girilmesinin ne zararı olabilir? Türkiye'nin korkularının üstesinden gelmesi gerektiğini söylediniz" yönündeki sorusu üzerine, kuzey Iraklı Kürt grupların söylemlerine işaret etti. Büyükanıt, şöyle konuştu:
"Ben askerim. Çok önemli bir görevim, terörle mücadele. PKK'yı siyasi olarak görenle benim asker olarak konuşmama imkan yok. Ama görüşen görüşür. PKK'yı terörist görmüyor. Şu anda iki grup da PKK'ya tam olarak destek veriyor. Şu anda PKK'nın en büyük destekçisi, kuzeydeki iki gruptur. Bunu çok iyi biliyoruz. Bu konularla ilgili olanlar da biliyor. Ben kimsenin iradesine ipotek koyacak değilim. Asker olarak konuşuyorum. Ama siyaseten kim görüşürse görüşür, ona bir şey diyemem. Ben PKK'ya destek verenle oturup ne konuşacağım? (PKK'ya destek vermeyin) mi diyeceğim. Veriyor. C?4'leri de patlayıcıları da bunlardan alıyor. Eğer hayır bunları yapmıyor derlerse ben bir şey diyemem."

ABD, Irak hududunu PKK'ya teslim etti
Büyükanıt, "asker olarak bizi ilgilendiren bir diğer konu da, hududumuzun güvenliğidir. Tüm makamlarla çok detaylı olarak görüşme imkanı buldum. Irak Türkiye hududunun arazi yapısına baktığınız zaman, bu hududun korunmasının son derece zor olduğunu, oralara giden basın mensupları da gözlemlemiştir. Çok yüksek, sarp bir arazi. Birçok sayıda kuvvetimizi oraya tahsis ettik, yine de korumakta sıkıntı çekiyoruz. Türk?Irak hududunun öteki tarafı bugün tamamen boş durumdadır. Irak'ta hiçbir güvenlik görevlisi hududun öteki tarafında sınırı korumakla görevlendirilmemiştir. Irak tarafı PKK'ya teslim edilmiştir. Birçok silahlı terörist hududun öteki tarafında. Bunu ABD yetkililerine çok açık olarak ifade ettim. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bir hudut düşünün, o sert arazide onları korumaya çalışıyorsunuz, öteki tarafta hududu terörist örgüte teslim ediyorsunuz. Kim teslim ediyor? Onun takdirini sizlere bırakıyorum.

Peşmergenin PKK planları

Şu anda Türkiye hududunun en zayıf tarafı, bu hududun öteki tarafında koruyanın olmaması. Bu gerçeği, yalnız Irak yetkililerine değil, ABD yetkililerine de bu gezim sırasında çok açık ifade ettim. Korunmayan hudut bize zarar veriyorsa, PKK bundan yararlanıp ülkemdeki insanlara zarar veriyorsa, Türkiye'nin bir tedbir almasının gereklilik olduğunu da ifade etmemiz bir zorunluluk oluyor" ifadelerini kullandı. O bölgenin, kuzeydeki iki grubun hakimiyetinde olduğuna işaret eden Büyükanıt, çeşitli çevrelerin, yurt içinde ve dışında "kuzeydeki Kürt gruplarla konuşun" dediğini anımsatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

"Grup ve liderlerini en iyi tanıyan benim. Maalesef bu gruplar son zamanlarda Türkiye aleyhine, hasmane sayılabilecek ifadelerde bulunmaya başlamışlardır. Biliyorsunuz, TBMM bir süre önce bir gizli oturum yaparak, Irak meselesini görüştü. Kısa bir süre sonra, kuzey bölgesindeki yönetim, benzer bir oturumu kendi meclisinde yaptı ve sonra açıklama yaptılar. Bu açıklama bizi ziyadesiyle rahatsız etmiştir. Çünkü yapılan açıklamada, ki bu bir dedikodu olarak kulağımıza gelmemiştir, kesin bilgi olarak gelmiştir. PKK olayının bir terör olayı olmadığı, bir siyasi konu olduğu açıkça ifade edilmiştir. Bu çok ciddi, dikkate alınması gerekli, üzerinde durulması gerekir bir söylemdir."

İki general terörü bitirebilir mi?

Yaşar Büyükanıt, "iki emekli general terörü bitirebilir mi? Terörle mücadele hiç kimseye bırakılamaz, Türk güvenlik kuvvetlerinin, polisiyle, askeriyle, korucusuyla bizim işimizdir. Terör tek boyutlu bir olay değildir. Terörün silahlı mücadele, ekonomik, sosyolojik, psikolojik boyutu vardır. TSK, terörün silahlı bölümüyle mücadeleyle yükümlüdür. Şimdi kalkıp da terörle mücadelenin başkalarına havale edildiği söylenemez. Bu mekanizma, terörle mücadeleye katkı vermek üzere kurulmuş bir mekanizmadır. Eğer faydası olabilecek en ufak bir mekanizma varsa destek vermemiz lazım. PKK terörünün etkisini azaltmaya yönelik gayretler sarfettik bazı alanlarda. Bazı işaretlerini görmeye başladığınızı tahmin ediyorum. Bizim arzumuz, bu etkilerin çok daha ileri boyutlara taşınmasıdır" dedi.

Büyükanıt, "eğer bir terör örgütü, yurt dışından destek almazsa, yaşama şansı yoktur. Dünyadaki bütün terör örgütleri için bu bir gerçektir. PKK terör örgütünün bunca senedir var olması, maalesef bunca senedir dış desteği almasından kaynaklanıyor. Yalnız maddi değil, siyasi, ekonomik destek de olmuştur. Biz bunu söylediğimiz zaman, bize kızanlar oluyor ama kimse de (hayır biz desteklemedik) de diyemiyor, çünkü biliniyor" ifadelerini kullandı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, sözlerini şöyle sürdürdü:

Perde açılmak üzere
"Bütün olarak PKK terörüyle mücadele, Türkiye'nin tüm kurumlarıyla mücadelesidir, yalnız asker değil. Terörü besleyen birçok parametreler var. Yalnız silahlı unsurlar değil. Onların dağda kalmasını sağlayan, politik motivasyon sağlayanlar var. Bu görüşlerimizi, görüştüğümüz tüm yetkililere anlattık ve kararlılığımızın ne kadar ciddi olduğunu da vurguladık. Bunu neden söylüyorum? Bu konu belki de ilk defa Türkiye'nin gündemine gelecek. Bugün, terörle mücadele bağlamında çok büyük bir oyun başlamak üzeredir. Yapacakları tek şey perdeyi açmak. Perde açılmak üzere."
Büyükanıt, "Oyun şu. Bütün emareleri ortada. Ne bunun ismini ne de ülke ismini vermek istiyorum. Bugün PKK'nın bir terör örgütü olduğunu dünyada birçok ülke kabul etmiştir, ABD, AB, NATO dahil. Ancak son aylarda arka arkaya konferanslar düzenleniyor, Kürt konferansları. Sonuç bildirilerine dikkatli olarak baktığınız zaman, perdeyi açacak aktörlerin kimler olduğunu da çok iyi anlarsınız. Oyun şudur. Birçok ülkenin terörist olarak kabul ettiği PKK'yı başka bir kimliğe dönüştürmek mümkün müdür? Soru budur. Bazı çevrelerin gördüğü (evet mümkündür). Hangi kimliğe dönüştürelim? İnsan hakları ve azınlıklara indirelim. Çok uluslu hale getirelim, siyasi platforma taşıyalım. Yalnız iç siyasetle alakası yok, uluslararası siyaset de var" dedi.

PKK'nın ateşkes oyunu

PKK'nın ateşkes ilan etme yolunu geçmişte defalarca denediğini hatırlatan Büyükanıt, "sonra ne oldu?" diye sordu. Büyükanıt, yapılmaya çalışılan şeyin, terörü, "insan hakları ve azınlıklar bazına getirip, mümkünse çok uluslu hale de sokarak Türkiye'nin önüne koymak" olduğunu kaydetti.
Orgeneral Büyükanıt, "Bu, şu anda geldiğimiz noktada, PKK ile mücadele bağlamında en önemli husustur. Bu konuda Türk milletinin uyanık olması gerek. O sözde ateşkes ilanından sonra bir yetkili (bu ateşkes çok güzel bir gelişmedir) dedi. Dağlardaki teröristleri görmeden söyleniyor. (Biz buna dayanarak PKK'nın terörist kimliğini kaldırabiliriz) diyor. Bunu söyleyenin yeri, zamanı, yetkisi de bellidir. PKK'yı terörist olmaktan çıkaralım diyerek, insan hakları ve azınlıklar bağlamında bu olayı gündeme getirdiler" diye konuştu.

Sembolik operasyon olmaz
Büyükanıt, bir gazetecinin, kuzey Irak'a sınırlı bir operasyon yapılması ihtimaline ilişkin sorusunu şöyle yanıtladı:
"Sembolik, jenerik operasyon yapılmaz. Operasyonun hedefi vardır. Hangi hedefi taşıyor, neye ihtiyacınız vardır, ona göre yapılır. Sınırlı, göstermelik operasyonlar olmaz. Operasyon bir ihtiyaçtan kaynaklanır. 500 kişi de kullanırsınız, 50 bin kişi de kullanırsınız. Görüşmelerimizde gündeme geldi. Terör örgütü sürekli sözde ateşkes ilan ettiğinden beri Türkiye'yi tehdit etmektedir. (Bahara kadar isteklerimiz yerine gelmezse başlarız) diye. Nedir bunlar? Genel af ilan edin, anayasanızı değiştirin, Kürt kimliğini tanıyın, genel eğitimde Kürtçe'yi resmi dil olarak kabul edin, terör örgütünün lider kadrosunda bulunanlara Avrupa'da siyasi mülteci hakları tanınsın diye istekleri var. Değil kabul edilmesi, düşünülmesi gündeme gelmeyecek istekler vardır."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100