09 Nisan 2010 Cuma 00:00
426 Okunma
Prof. Dr. Haydar Baş gurbetçilerle buluştu
Almanya'nın başkenti Berlin'de gurbetçi vatandaşlarımızla buluşan Prof. Dr. Haydar Baş, madenlerimiz yabancılara peşkeş çekilirken vatandaşlarımız yabancı ülkelerde adeta köle gibi çalışmak zorunda kaldıklarına dikkatleri çekti. ~|~

 

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Meltem TV'de yayınlanan Ekoanaliz programı vesilesiyle Almanya'da ikinci kez gurbetçilerimizle buluştu. Başkent Berlin'de düzenlenen programa katılan Prof. Dr. Haydar Baş, gurbetçi vatandaşlarımızın sorunlarını dinledi ve çözüm önerilerini anlattı. Sorunlarını dinleyen ve o sorunlara çözüm üreten bir Türk siyasiyi karşılarında görmeye pek alışık olmayan gurbetçiler programda BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ı soru yağmuruna tuttular. Prof. Dr. Haydar Baş Ekoanaliz programında Avrupa'daki Türklerin asimilasyona tabi tutulmasından, Türkiye'nin AB üyeliğine ve dinlerarası diyalog gibi konularda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Teslis halkasını boyunlarına astılar
Vatandaşlarımız adeta köle gibi yabancı ülkelerde çalışmak zorunda bırakılırken Türkiye'nin zengin yer altı kaynakları Kanada ve Amerikan şirketlerine yok pahasına verildiğine dikkatleri çeken Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Siz buraya niye geldiniz? İş için geldiniz. Sadece Artvin'le Gümüşhane arasında yeraltında 10 trilyon dolarlık Altın rezervimiz var. Bu madenleri bugün kim işletiyor haberiniz var mı? Kanada şirketleri, Amerikan şirketleri işletiyor. Yazık, günah değil mi? Vatandaşlarımız gelecek Almanya gibi ülkelerde adeta kölelik yapacak adam gelecek Türkiye'de sana ağalık yapacak. Bu işi bir bilene teslim etmedikten sonra ne kendimizi kurtarabiliriz ne de ülkemizi. 'Ama hocam biz senin gibi konuşanları çok gördük' burada cihat çağrılarıyla yola çıktılar sonra da teslis halkalarını boyunlarına astılar. Doğru ne yapayım oğlum adam şeytan çıkmışsa Haydar Hoca'nın günahı ne?"

İşçilik kaderiniz değildir
Gurbetçi Türklerin yönelttiği, "geçmişteki bazı konuşmalarınızda gurbetçileri bu Almanya'nın çilesinden kurtaracağım demiştiniz. Bizi Türkiye götürdüğünüzde yine işçi mi olacağız?" şeklindeki soruya BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şu cevabı verdi: 
"İşçilik sizin kaderiniz değildir, tercihinizdir. Eğer güzel projelerle birlikte ülkemize dönerseniz ve 'ben şu güzel işleri yapacağım. Bunun için bana şu kadar sermaye lazım' derseniz. O projelerinizle ilgili bilginizi, becerinizi ispatlayacak belgelerinizi ortaya koyduktan sonra bu yatırımda size faizsiz kredi vereceğiz. Bu krediyle isterseniz tüccar, işadamı olacaksınız. İsterseniz, 'hayır ben işçiliğe devam edeceğim. Bu kadar meşakkate katlanamam' diyerek hayatınıza devam edeceksiniz. Takdir hakkı sizin olacaktır."

Avrupa çifte standart uyguluyor
"Avrupa'daki Türk gençler asimile olmakla karşı karşıya" diyen bir gurbetçinin bu konuda düşüncelerini sorduğu Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: "Neslin tabi asimile olur. Şimdi Avrupa bize kendi içinizdeki etnik gruplara hak verin derken bizi kendilerine benzetmeye çalışıyor. Çifte standartlı bir hukuk uyguluyor Avrupa ülkeleri. Ama bunların kabahati değil. Sizlerin haklarını savunamayan siyasilerin kabahatidir. Bu siyasilerin iş başında olmasının kabahati de sizindir. Siz kendi ellerinizle bunları seçtiniz."

Yarasa güneşi göremez
"Bizi Avrupa Birliği'ne almayacaklar ve AB kısa zamanda dağılacak" demiştiniz. Türkiye'deki siyasiler sizin bu isabetli tespitlerinizi görüp de sizden neden istifade etmiyorlar" şeklindeki soruya Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şöyle cevap verdi: "Sen şimdi yarasaya diyorsun ki güneşi niye görmüyor. Güneşin günahı yok yarasanın günahı var. Efendim Avrupa Birliği bizi içine kabul etmez. Burada bizi dinleyen arkadaşlarımız bunu çok iyi bilirler. Bir defa bizim kültürümüz, siyasetimiz, medeniyetimiz ve maneviyatımız tevhit akidesinden kaynaklanmaktadır. Nasıl doğu ile batı bir araya gelemezse bunların da bizi birliklerine alması mümkün değildir."

İslam kimliği yok edilmek isteniyor
Berlin'de Prof. Dr. Haydar Baş'a yöneltilen sorular arasında dinlerarası diyalog meselesi de vardı. "Dinlerarası diyalog konusunda çalışma yapan cemaatler, camiler ve bazı kuruluşlar var. Bu iş bizim hayrımıza mıdır?" şeklindeki bir soruyu BTP Genel Başkanı şöyle cevaplandırdı: "Dinin oluşturduğu bir insan kimliği vardır. O kimlik üzerinde birilerinin hesabı varsa evvela o dini donelerden hareketle o kimliği yok etmeye çalışırlar. Diyelim ki Anadolu'da bir ülkenin hesabı var. Anadolu insanının dini nedir? İslam'dır. O İslam dininin temel kurallarıyla oynayacaklar ki o insanların beynini sakat hale getirsinler. Ben size Amerika'dan misal vereceğim. Irak'a girdikleri zaman dediler ki, 'Iraklılar bizi bekliyorduk ki karşılayıp kucaklasınlar. Ama böyle bir şey bulamadık.' Yani yabancı güçler işgal ettikleri ülkelerdeki halkların onları kucaklamasını, 'aferin ne iyi ettiniz hoş geldiniz' demesini istiyorlar. Bunun için de dinlerarası diyalog denilen hikâyeyle insanları eğitmeye, kandırmaya çalışıyorlar."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100