Bu haber kez okundu.

Saray’ın İran ile ‘söz’ savaşı kızıştı
RECEP BAHAR/HABER-ANALİZ
Şu sıralar Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İran arasında tam bir söz savaşı yaşanıyor. Medya üzerinden yürütülen söz konusu savaş sona ermezse; Suriye, Mısır ve Irak’ın ardından İran da Türkiye’nin dış politikada ciddi sorun yaşadığı ülkeler arasında yerini alacak. İki ülke arasında resmi yayın organları vasıtasıyla yürütülen söz düellosu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 26 Mart’ta “İran Yemen’deki güçlerini çekmeli” sözleriyle başladı. İran’ın resmi ve gayri resmi medyasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın IŞİD’i desteklediğine yönelik haber ve yorumların sıklıkla gündeme getirilmesiyle söz düellosu şiddetlendi. Türkiye’ye karşı yürütülen algı operasyonunda, özellikle Devrim Muhafızları Ordusu’na yakınlığıyla bilinen medya kuruluşlarının rolü dikkati çekiyor. Bu tarz haberciliğe, İran dini lideri ve Cumhurbaşkanı Ruhani’ye bağlı yayın organları da destek veriyor. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye bağlı resmi IRNA’nın abonelerine servis ettiği haberlerde, Türkiye aleyhtarı iddia ve suçlamalara geniş yer ayrılırken, bu iddiaları reddeden resmi açıklamalara yer vermekten kaçınılıyor. 

İçeride kavga dışarıda kavga
İran’da yayımlanan ‘aferineshdaily’ adlı gazetede yer alan başmakaleyi 26 Temmuz 2015’te abonelerine servis eden IRNA, Türkiye’nin IŞİD’e karşı mücadelesinin ciddi olmadığını ve sorgulanması gerektiğini seslendirdi. IRNA’nın 27 Temmuz 2015 tarihli analiz haberinde de Türkiye’nin Suriye rejimine karşı terör örgütü IŞİD’e alan açtığı suçlaması yöneltildi. Aynı ajansın Türkiye’nin düzenlediği sınır ötesi terör operasyonlarını konu alan 28 Temmuz 2015 tarihli bir diğer analiz haberinde, Türkiye’nin IŞİD militanlarını desteklediği ancak son zamanlarda bu destekten vazgeçtiği için örgütün kontrolden çıkarak Türk topraklarında saldırılar düzenlediği belirtildi. Ayetullah Ali Hamaney’e yakınlığıyla bilinen Keyhan gazetesi de, 25 Haziran 2015’te “Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar: IŞİD’in merkez komutanlığı” manşetini atarak, “Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiği” suçlamasını seslendirdi. Keyhan’ın haberinde Suriye krizinin başından beri Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Lübnan’daki 14 Mart Hareketi’nin Suriye’deki terör örgütlerine destek verdiği iddiası yer aldı. Yine Keyhan gazetesinde yayımlanan 25 Temmuz 2015 tarihli bir makalede Erdoğan’ın IŞİD’e karşı savaşan Kobani’deki Kürtlere yardımları engellediğini savundu. İran medyasında bu tarz haberlerin İran’ın Batı ile nükleer anlaşma imzalamasından sonra yoğunlaşması dikkat çekiyor. İran medyası, bu bağlamda Türkiye’nin Yemen politikasını da eleştiriyor. Zaten ‘söz düellosu’nun yaşanmasının temel sebeplerinden birini de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yemen konusunda İran’ı suçlaması oluşturmuştu. 

Alkol üzerinden salvo
İran medyasında yer alan haberlere karşı Türkiye’nin resmi haber ajansı Anadolu Ajansı (AA), 8 Ağustos’ta harekete geçti. Geçtiğimiz Cumartesi günü “İran’da alkolizm sorunu büyüyor” başlıklı haber yayınlayan AA, İran’daki bir alkol bağımlısının yılda ortalama 24.8 litre saf alkol tükettiğini savundu. AA, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, bu miktar Rusya, Almanya ya da İngiltere’de ortalama alkol kullanan birinin tükettiğinden daha fazla” görüşünü seslendirdi. Oysa Türkiye’de alkol tüketimi gırla gidiyor.

Eski dosyalar yeniden gündemde
Anadolu Ajansı, yine 8 Ağustos’ta bir başka olumsuz habere yer vererek, 2009’dan 2015’e kadar İran’dan ve İran üzerinden Körfez ülkelerine fuhuş ve zorla evlendirilme amacıyla götürülen kızların sayısında artış yaşandığını ileri sürdü. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 2015 İnsan Ticareti Raporu’na dayandırılarak hazırlanan haberde, “Tahran, Tebriz ve Astara’da fuhuş yaptırılan genç kızların sayısı artarken, İranlı ve göçmen çocukların organize suç örgütleri tarafından dilenci ya da sokak satıcısı olarak zorla çalıştırıldılar. İran hükümeti, insan ticaretini önlemeye dönük yeterli çabayı göstermediği gibi istismara uğrayan mağdurlara bedel ödetmeye devam etti” denildi. Anadolu Ajansı, önceki gün de “İran bölgede güven vermiyor” başlıklı bir haber-analiz yayınladı. Haberde “İran, uyguladığı dış politikayla hem güneyde körfez komşuları Kuveyt, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirliklerini hem de kara sınırının bulunduğu Azerbaycan, Ermenistan, Irak, Türkiye, Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerin güvensizlik ve endişe duymasına neden oluyor” görüşü seslendirildi. Haberde Stratejik Düşünce Enstitüsü Dış Politika ve Uluslararası İlişkiler Programı Koordinatörü Doç Dr. Mehmet Şahin ile Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tayyar Arı’nın İran karşıtı görüşlerine yer verildi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100