19 Haziran 2007 Salı 00:00
295 Okunma
Sezer yine veto etti
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, referandum süresini 120 günden 45 güne indiren yasal düzenlemeyi yeniden görüşülmek üzere TBMM'ye gönderdi. ~|~

 

Sezer, Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulmasında sürenin kısıtlanmasının halkın yeteri kadar bilgilendirilmesi olanağını ortadan kaldıracağını belirtti. Cumhurbaşkanı Sezer, "Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"u yeniden görüşülmek üzere TBMM'ye iade etti. Sezer veto gerekçesinde, daha önce halkoyuna sunacağını ve Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açacağını duyurduğu Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ile milletvekili seçimlerinin 4 yılda bir yapılmasını öngören Anayasa değişikliğini veto gerekçelerine atıfta bulundu. Sezer, "İncelenen yasayla, gerçekleştirilmek istenilen Anayasa değişikliğinin halkoyuna sunulması durumunda, halkoylamasının Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri ile birlikte yapılabilmesini sağlamak amacıyla, 3376 sayılı Yasa'da öngörülen sürelerin kısaltılmasına çalışıldığı görülmektedir" dedi.

YSK'YA SÜRELERİ DAHA DA KISALTMA YETKİSİ VERİLDİ
Cumhurbaşkanı Sezer, "Anayasa değişikliğinin halkoyuna sunulması durumunda uygulanacak süreler kısaltıldıktan sonra, Yüksek Seçim Kurulu'na yasalardaki halkoylamasıyla ilgili tüm süreleri daha da kısaltma yetkisi verilmiştir. Böylece, yasakoyucunun halkoylaması yapılacağı günü belirleme yetkisi Yüksek Seçim Kurulu'na devredilmektedir" dedi. Sezer, bu durumun Anayasa'nın Başlangıç bölümüyle ve 6, 7, 67, 79. maddeleriyle bağdaşmadığını belirtti.

İKİ SANDIK VURGUSU
Cumhurbaşkanı Sezer, halkoylaması ile Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin birlikte yapılabilmesi amacıyla referandum sürelerin kısaltılmasının öngörüldüğüne dikkat çekti. Sezer, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören düzenlemeye atıfta bulunarak, özetle şöyle dedi: "-Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesinin bir sistem değişikliği gerektirdiği, -Sistemin tümüyle ele alınıp değerlendirilmesi, geniş kitlelerce tartışılıp olgunlaştırılmasından sonra Anayasa'nın ilgili tüm kurallarının birlikte değiştirilmesinin en uygun yol olacağı, -Sistem irdelenmeden değişikliğin yalnızca Cumhurbaşkanı seçimine indirgenmesinin anayasal düzeni sorunlu duruma getireceği, -Gerekli diğer değişikliklerin genel seçimlerden sonra oluşacak Meclis'e bırakılmasının, Meclis'in siyasal yapısındaki olası değişme gözönünde bulundurulduğunda çözümsüz kalabileceği, bunun da rejim yönünden olumsuzluklar yaratabileceği, -Devlet ve Ulus yönünden yaşamsal sonuçlar yaratacak böylesine önemli bir Anayasa değişikliğinin, temsilde adaletin sağlanamadığı ve Cumhurbaşkanı'nı seçemediği için Anayasa'nın 102. maddesi uyarınca 'derhal yenilenmesi gereken' bugünkü Meclis yerine, genel seçimlerden sonra oluşacak Meclis'te, gerekli ve yeterli sürede ele alınmasının çok daha uygun olacağı, -Yapılmak istenilen Anayasa değişikliklerinin rejim krizinin aşılması, temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi, toplumsal gönencin artırılması gibi ivedi, zorunlu ve haklı bir nedene dayanmadığı, gerekçeleriyle bir kez daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geri gönderilmiştir.ö

AYNI SAKINCALAR GEÇERLİ
Sezer, Anayasa değişikliğini geri göndermesindeki gerekçelerinin bu düzenleme için de geçerli olduğunu belirterek, veto gerekçesinde şu görüşleri belirtti: "Durum böyle iken, bunca sakıncaları içeren Anayasa değişikliğinin halkoyuna sunulması durumunda, süreler kısaltılarak halkın bilgilendirilmesi, konuyu değerlendirmesi ve tartışması olanağının kısıtlanmasının haklı bir gerekçesinin bulunmadığı ortadadır. Genel seçimlerle halkoylamasının birlikte yapılmasının yaratacağı karmaşa da konunun sağlıklı sonuca ulaştırılmasını zorlaştıracaktır.
Anayasa değişikliği ile getirilmek istenilen sistemin toplum ve Devlet yaşamında neden olabileceği ağır ve vahim sakıncaların önlenebilmesi, konunun tüm yönleriyle ele alınıp tartışılması ve yurttaşların konuya ilişkin bilgilendirilmesinden geçmektedir. Bu yönden, halkoylamasına ilişkin sürelerin kısaltılması değil, en azından 3376 sayılı Yasa'daki gibi korunmasının zorunlu olduğu sonucuna varılmaktadır."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100