12 Ocak 2010 Salı 00:00
501 Okunma
Türkler Anadolu'da önce gönülleri fethetti

"Türkler Anadolu'yu fethettiğinde can, mal, namus, din ve vicdan emniyeti teminat altına alınmıştır" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Bugün Türklerin Avrupa'da yaşadığı gibi zorla bir asimile asla söz konusu değil. Gönüllerin fethi söz konusudur" diye konuştu.
~|~

 


Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş her hafta cumartesi günleri Meltem TV'de canlı olarak yayınlanan Ekoanaliz programına konuk oldu. Ekoanaliz programının bu haftaki çekimleri Almanya'nın Frankfurt kentinde gerçekleştirildi. Gurbetçilerin de stüdyoda seyirci olarak katıldıkları programda BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ekonomist Selim Kotil'in sunduğu programda Prof. Dr. Haydar Baş'a çeşitli sorular soruldu. Programın ilk sorusunu Türkiye'de son yıllarda devlet kavramının devre dışı bırakılmaya çalışıldığını bunun sonucunda da etnik ayrımcılık ve Türk kimliğinden uzaklaşmanın başladığını söyleyen Selim Kotil bu konuda Prof. Dr. Haydar Baş'ın görüşlerini sordu. BTP Genel Başkanı Anadolu'nun Türkler fethetmeden önceki durumunu kısaca değerlendirdikten sonra Anadolu'da Türklerden önce bulunan çeşitli etnik kökene mensup halklar Türk milletinin medeniyetine hayran kaldıklarını söyledi. Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: "1071 Malazgirt meydan muharebesiyle Türkler Anadolu'ya girdiler. Anadolu coğrafyası o güne kadar Bizans ve Roma'nın tasarrufu altındaydı. Biliyorsunuz Anadolu'da çok sayıda Bizans ve roma tekfurları vardı. Ve bu o kadar yaygındı ki, bu topluluklar arasında bizim bildiğimiz Roma ve Bizans halkı değil, Keldanisi, Yazdanisi ve Süryanisi gibi hatırınıza ne geliyorsa çeşitli etnik gruplardan insanlar vardı. İşte bu çok karışık coğrafyaya dedemiz Alparslan bir Cuma günü Cuma namazını kıldıktan sonra fethe girişti ve fetih müyesser oldu. 200 bin kişilik Romen Diyojen ordusu, 50 bin kişilik bir Türk ordusuna mağlup olacaklarını asla beklemiyorlardı. Ama Cenabı Hakk'ın tecellisi haktan, haklıdan ve doğrudan yana oldu. Anadolu kapıları açıldı ve anahtarı yüce Türk milletine teslim edildi."

Türkler önce gönülleri fethetti
"Türkler Anadolu'ya girdikten sonra burada yaşayanlar Türklerin medeniyet anlayışına hayran kaldılar" diye konuşan Prof. Dr. Haydar Baş, "Türklerin ortaya koyduğu bu anlayışı tarihte hiçbir millet ortaya koyamamıştır" diye konuştu. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: "Bu fetih sonrası Türklere karşı duydukları hayranlık artı. 'Biz savaştık, esir olduk ama kılımıza kimse dokunmuyor. Kadının namusu korunuyor, erkeğin de can emniyeti korunuyor. Böyle bir şey olmaz' dediler. Yani bir savaş değil, sanki barış için elçiler gitmiş de karşılıklı oturup sohbet etmişler ve de birbirini kabul ederek anlaşmışlar. Savaş sonrası böyle bir durum yaşandı. Alparslan'ın ve de Türklerin Anadolu coğrafyasında o tarihten sonra var oluşu, hep bir anlayış üzere olmuştur. Hâkim oldukları coğrafya neresi olursa olsun, insanların can emniyeti, mal emniyeti, namus emniyeti, din ve vicdan emniyeti teminat altına alınmıştır. Bunu insanlık tarihinde hiçbir millet yapamamıştır. Öyle ki, geçime muhtaç olanlar korunuyor, yardım eli uzatılıyor. Fakiri fukarası destekleniyor. Müthiş bir kültür, müthiş bir siyaset ve de büyük bir medeniyet olgusuyla bu Anadolu coğrafyası karşılaşıyor. İşte az önce söylediğim, Keldanisi, Yazdanisi ve Süryanisi -artık hatırınıza ne geliyorsa- hepsi bu medeniyetle iç içe olduktan sonra diyorlar ki; 'güzel de bizim medeniyetimiz ve kültürümüz çok farklı ama bu Türk İslam medeniyeti bizimkinden çok zengin, çok merhametli, çok şefkatli. Bizi izzet sahibi yapıyor, iffet ve namus sahibi yapıyor. " Bunları söyleyerek varlıklarından istekle ve gönül rızasıyla vazgeçiyorlar ve o tarihte Türk'ün varlığını kabul ediyorlar. Sizin Avrupa'da yaşadığınız gibi zorla kanun zoruyla bir asimile asla söz konusu değil. Gönüllerin fethi söz konusu?

Saraybosna'ya Türk mührü vurulmuş
Bir süre önce Saraybosna'ya gittiğini ve orada gördüklerinden çok etkilendiğini söyleyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Her tarafta Türk medeniyetinin izlerini görüyorsunuz" dedi. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Ben dört yıl evvel Saraybosna'ya gittim. Saraybosna'da öyle bir manzarayla karşılaştık ki, Baş Çarşısı diye bir çarşıya girdik, sevinçten ayaklarım yere basmıyor. Caddeleri, sokakları, dükkânları, işyerleri, camileri, hanları hamamları aman ya Rabbi, o Bosnalı kardeşlerim öyle bir Türkoğlu Türk olmuş ki, Allah Allah bu nedir dedim ben. Camisine gidiyorsunuz İslam Türk medeniyeti. Sokaklarında, lokantasında hep İslam Türk medeniyetini görüyorsunuz. Biliyorsunuz Sırplarla çok elim bir mücadele verdiler. O mücadele sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yaptığı yardımların dağıtıldığı ev müze oldu. O evin sahibiyle sohbet ediyoruz, ban ne söyledi biliyor musunuz? 'Ne olur gelin bizi şu Sırplardan kurtarın da bu ülkede beraber yaşayalım' dedi. İnşallah sizleri bu Sırp belasından biz kurtaracağız siz tek başınıza bu ülkede yaşayacaksınız dedim."

Amaç Anadolu'yu Türklerden almak
"Biz Keldanisi, Yezdanisi, süryanisi, Laz'ı, Kürt'ü ve Çerkez'iyle öyle bir Türk İslam mayasıyla, suyuyla yoğruldu ki, bir kimlik ortaya çıktı" diyen BTP Genel Başkanı, "Bu kimlik, Müslüman Türk kimliğidir" diye konuştu. Prof. Dr. Baş konuşmasını şöyle sürdürdü: "Rengi kokusu, örfü, âdeti, geleneği, hareket tarzı yani her şeyi aynı tıpatıp. Çerkez'i, Laz'ı, Türk'ü, Kürt'ü, Süryanisi, Keldanisi aynı. Erkeksen sen ona 'ben Laz'ım' diye bir şey söyle. Mümkün değil. O bir tek vücut oldu. İşte şu anda yapılmak istenen, 'tamam Anadolu coğrafyasında çok farklı insanlar vardır. Bunların tamamı Türk değil. Bunları asimile ettiler ve İslam yoluyla Türkleştirdiler. Şimdi gelin Müslümanlık yoluyla Türk kimliğine çevirdikleri insanları biz eskiden olduğu gibi tekrar Hıristiyanlaştıralım ve asıl kimliklerine bunları kavuşturalım. Yani bunlar biz Rumuz, Ermeniyiz, Süryaniyiz, Keldaniyiz desinler. Şimdi işte ılımlı İslam adına hem de Müslüman Türkleri kullanarak ortaya koydukları oyun Müslüman Türk kimliğini bozmak, yıkmak ve elimizdeki coğrafyayı ayağımızın altından almak seferberliğidir."

Bu oyunun karşısında yalnızca BTP duruyor
Türk milleti üzerine oynanan oyunun çok büyük olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Bu oyunun karşısında sadece Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarının mücadele ettiğini dile getirdi. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: "Bu oyun çok büyük bir oyundur. Global dünyanın merkezini vücuda getiren ülkeler başta olmak üzere çok yoğun bir kültü, bir maneviyat bombardımanına Anadolu tutuldu. Şimdi Anadolu insanı Necip Fazıl'ın deyişiyle 'öz yurdunda garipsin öz vatanında parya' durumunda kaldı. Öyle bir yalnızlık çekiyor ki, hiç kimse bu Anadolu insanının kolundan tutmuyor. Bunun tek istisnası Haydar Hoca ve arkadaşlarıdır. Bu elim zihniyetin karşısında, milleti yok etme, onun varlığını ortadan kaldırma savaşının karşısında duran inanır mısınız bu fakir ve arkadaşlarının dışında hiçbir irade kalmadı. Maalesef devlet adına, millet adına güvendiklerimiz de ne yaptıklarını bilmiyor olmanın yorgunluğu içerisinde ve de siyasilerin çok ciddi gaflet ve de manasız tavırları yüzünden Anadolu İslam kimliği, artık Türk milletini ayağının altından, gönlünden kaydırılıp bu zemini farklı coğrafyalardan gelen, insanlara teslim etmenin maalesef çanakçılığını yapıyorlar."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121