19 Mayıs 2011 Perşembe 00:00
673 Okunma
Ülkeyi demokratik yolla düzeltelim


Ülkeye sahip çıkmaktan başka bir çare kalmadığını dile getiren DP Bursa Milletvekili Adayı Prof. Dr. Haydar Baş, "Aklımızı başımıza alalım. Öyle bir an gelir ki, burada sana yaşamayı haram kılarlar" diye konuştu
~|~

Demokrat Parti (DP) Bursa Milletvekili Adayı Prof. Dr. Haydar Baş, siyasette bir derinlik olması gerektiğine işaret ederek, "Siyasetçinin tarih bilmesi lazım. Siyasetin kültürel, itibari ve politik derinliği olması lazım. Siyasetin coğrafyadan kaynaklanan zenginliği olması lazım" dedi. Türk siyasetinde son zamanlarda yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Prof. Dr. Haydar Baş, 'demokratik açılım' hamlesi ile milletin başına çorap örüldüğünü kaydetti. Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu: "Demokratik açılım adı altında milletin başına öyle bir çorap ördüler ki, bu açılım demokrasiden başka herşeye benziyor."
Türkiye'nin yer aldığı coğrafyanın risklerle karşı karşıya bulunduğuna işaret eden Prof. Dr. Baş, yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızın yabancılara satıldığını, devlete gelir temin eden dev kuruluşların özelleştirildiğini, Türk milletinin bölünme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığını kaydetti. Milleti ülkesine sahip çıkmaya çağıran Prof. Dr. Baş, şöyle konuştu: "Ey Yüce Millet! Aklımızı başımıza alalım. Öyle bir an gelir ki, burada sana yaşamayı haram kılarlar. Bunu 20 yıldan beri söylüyorum. İki yol kaldı: Birincisi ülkeye sahip çıkmak, diğeri DEMOKRATik yolla ülkeyi düzeltmek."

Batı bizi kabul etmez
Türk milletinin asla Batı tarafından kabul edilmeyeceğinin altını çizen Prof. Dr. Baş, şu önemli tespitlerde bulundu: "Her milletin kendi medeniyeti, siyaseti ve örfü vardır. Bunların tamamı bazı temeller üzerine oturur. Batı medeniyetinin de, Şark - İslam medeniyetinin de üzerine oturduğu temeller vardır. Siz ne kadar Batılı olamaya çalışırsanız çalışın, sizi yetiştiren o doneler sizin medeniyetinizin üzerine geliştiği için asla o dünyanın insanı olamazsınız. Batılıların bizi kabul etmesi hiç mümkün değildir. Avrupalılar bizi kabul edecek diye siyaset yapıyorsak; bunu ilim adamları olarak destekliyorsak, size çok net söylüyorum, ne bu ilim adamının ilimden haberi var, ne de bu siyasetçinin siyasetten haberi var. Bunlar zir cahiller. Ama diyeceksiniz ki, bunlar koskocaman profesörler. Profesör ama cahil adamlar! Bu bir gerçek. Niye? Çünkü Batı dünyası bütün kurallarını teslis akidesi üzerine bina etmiştir. Bir çocuğun yemesinden içmesine, hatta tuvalet ihtiyacını gidermesine kadar. Evinden çıkıp okuluna veya işyerine gitmesine kadar... İlaveten annesi ve babası ile arasındaki ve toplumla şahsi arasındaki hukuku, dünyaya bakışı tamamen teslis akidesi üzerine bina edilen bir medeniyet, bir kültürün sonucudur. Sen bir Müslüman Türk olarak o dünyada ne kadar kalırsan kal, bu temel akideyi değiştirmedikten sonra asla onlardan olamazsın. 'Oldum' desen de seni kabul etmezler. Zaten olduğun zaman bu kimliğinden anlaşılır. Bakarsın yüzüne dersin ki, 'bu bizden değil'. Ya da yüzüne bakarsın, dersin ki 'bu bizden', yıllarca orada kaldı ama değişmedi. Bizim dünyamızın insanının düşünce tarzı, ahlak anlayışı ve medeniyeti tevhid akidesi üzerine bina edilmiştir."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121