19 Mayıs 2004 Çarşamba 00:00
172 Okunma
Yanlış hesaplar İstanbul'dan dönmeli
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bağımsızlığın, bir millet ve devlet için önemine dikkat çekerek, Haziran'da İstanbul'da yapılacak olan NATO zirvesinde Türkiye'nin bağımsız bir devlet gibi tarihî misyonunun gereklerini icra etmesi gerektiğine işaret etti.

Bağımsızlığın bedeli ağırdır

Bir milletin bağımsızlığının her şeyden önce o milletin dünya sahnesinde varlığının gereği olduğunu, bu var oluş ve bağımsızlığın, yaşama hakkı dahil bütün değerlerin, hak ve özgürlüklerin uğruna feda edilmesiyle doğup yaşadığını, tarihin bu gerçeğin ifadesinden başka bir şey olmadığını söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Zaman zaman şartlar, usuller ve metodlar değişir görünse bile gerçek var oluşu ve bağımsızlığı isteyenler onu canları pahasına elde edebilmişlerdir. Dolayısıyla onu senden almak isteyenlerin senden bekledikleri tavizler, oyunlar, hoşgörü ve diyalog tam bir aldatmacadan ibarettir. Çünkü onların asıl hedefi globalizm ve demokrasi gibi kavramları istismar ederek ve s~|~adece kendi menfaatlerine kullanarak dünyaya hakim olmaktır" dedi.

AB de ABD de tehdit ediyor

ABD'nin bizden beklentileri ile, AB'nin her fırsatta önümüze koyduğu şartlar ve ev ödevlerinin, herkesin bildiği, bizzat da ABD ve AB yetkililerinin açık açık ifade ettikleri gibi ülkemizin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne yönelik olduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş, ABD ve AB'nin bu yönelişinin aslında dünyaya bir harp ilanı olduğunu, bu harbin de şimdilik Afganistan'da, Irak'ta, Filistin'de bütün şiddetiyle devam ettiğini belirtti.

NATO zirvesinde takınılması gereken tavır

BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, Haziran'da, İstanbul'da yapılacak olan NATO zirvesinde, Türkiye'nin, bütün bunların bilincinde olarak hareket etmesi gerektiğinin altını çizerek takınılması gereken tavır hakkında şöyle konuştu: "Bu zirvede Büyük Ortadoğu Projesi adı altında ülkemizi bekleyen tehditlerin, tehlikelerin her yerde konuşulduğu görülüyor. İşte bu noktada Türkiye, kendisine biçilecek tehlikenin misyonu yerine, kendisinde var olan ve tarihin derinliklerinden gelen misyonu gereği dünya barışına rehberlik ve önderlik yapabilir ve yapmalıdır. Siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel krizlerin Afganistan, Irak ve Filistin örnekleriyle dünyayı nasıl bir kaosun içine sürüklediğini bütün detaylarıyla bu zirvede ortaya koyarak barışın ve demokrasinin asla böyle sağlanamayacağını kesin bir dille deklare etmelidir. Herkesin kendi coğrafyasında kendi varlığını, kendi bağımsızlığını, kendi inanç ve değerlerini yaşamasından başka bir yolun olmadığını ısrarla dünyaya ilan etmelidir. Görünen o ki, eğer yanlış hesaplar Bağdat'tan dönmediği gibi İstanbul'dan da dönmezse bütün hesaplar alt üst olacak demektir. Fetihten bu güne dünya barışının sembolü olmuş İstanbul, bu misyonunu sonsuza dek devam ettirme fırsatıyla baş başadır. Dileriz dünya barışını arayanlar bu gerçeği bir kerecik olsun görürler."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121