05 Nisan 2005 Salı 00:00
224 Okunma
?Zaman' fenersiz yakalandı
Zaman gazetesi, Bağımsız Türkiye Partisi'nden (BTP) aday olmuş kişileri karalamayı sürdürüyor. Zaman gazetesi son olarak BTP'den milletvekili adayı olan Mahmut Kandaz'ı hedef aldı ve kendisine atfen yalan haberler uydurdu.

Kandaz mahkemeye gidiyor

Zaman gazetesi ve Aksiyon dergisinde hakkında çeşitli iddialar ileri sürülen Mahmut Kandaz, iddialara cevap vererek Zaman gazetesini yalanladı. Zaman ve Aksiyon'u tekzip edeceğini söyleyen Mahmut Kandaz, onlarla "Türk adaleti önünde hesaplaşacağız" dedi.

Gazetemiz aracılığı ile kamuoyuna açıklamalarda bulunan Kandaz, bir apartmanda tüm site sakinlerinin rahatsız olduğu, kim oldukları bilinmeyen kişilere sahip çıkma adına işi ajite etmek isteyen Zaman gazetesinin haberi hakkında şunları söyledi:

"3 Nisan 2005 tarihli Zaman gazetesinde ve Aksiyon dergisinin 28 Mart 2005 tarihli nüshasının 16. sayfasında Hakan Güven tarafından '35 bin kilise evi bulduk!' başlığı atılan yazıda 2 Mart 2005 tarihinde benim oturduğum apartmanda yapılan toplantıdan bahisle; apartmanımızda bulunan kişilerin oturduğu evle ilgili 'apartmanımızdaki kilise ev kapatılsın' dediğim, bu toplantıdan önce bu eve girip çıkanları 'kiliseye mi gidiyorsunuz' şeklinde taciz ettiğim, yazıyı kaleme alanın benimle görüştüğü, bir takım CD'lerdeki fikirlerden bahsettiğim, öğrencilere Fethullah Gülen'den dolayı tepki gösterdiğim öne sürülmüştür. Kaleme alınan tüm bu yazılar gerçek dışıdır.

Bu kasıtlı ve gerçek dışı yazıları yayınlayanların, her yönüyle benim milli birlik ve bütünlüğümüzün sağlanmasına yönelik çalışmalarımdan rahatsız olan kişilerin şahsıma ve adayı olduğum BTP'ye karşı şahsi ve siyasi amaçlarla hakaret ettiklerini göstermektedir.

Masabaşı senaryosu

Hakan Güven imzasıyla Aksiyon dergisinde çıkan yazıda benim 'apartmanımızdaki kilise evi kapatılsın' ifadesini kullandığımı iddia etti. Bir kere yazıda geçen Hotaman apartmanı adresi yanlıştır. Benim adresim, oturduğum apartmanın ismi "Kardeşler Birlik Apartmanı"dır. Bir kere apartmanın isminin bile yanlış telaffuz edilmesi olayın sadece bir masabaşı senaryosundan ibaret olduğunu gösterir.

Halbuki olay böyle olmayıp tamamen farklıdır. Daha önceki apartman yönetim toplantılarında da ifade ettiğim gibi o günkü toplantıda da şahsım, ailem ve içinde yaşadığım apartmann adına endişe duyduğum ve rahatsız olduğum meseleleri yönetici ve apartmandaki diğer kat sakinleriyle paylaştım. Öncelikle apartmandaki 7. kattaki ilgili dairede kaç kişi ikamet ettiği belli bile değildir. Dairede kalanların zaman zaman sayıları 20?30 kişinin üzerine çıkmaktadır.

Dolaplar dönüyor

Her akşam tertip etmiş oldukları toplantılara gelen kişilerin hiçbirini tanımıyoruz. Daha önce apartmanda yaptığımız yönetim toplantılarında 7. kattaki ilgili dairede kalan öğrencilerin kaç kişi olduğunu ve kimliklerinin de yönetime bildirilmesini söylediğimiz halde yönetime bilgi verilmemiştir. Bu bildirilmediği gibi gece geç saatlere kadar apartmana giren çıkan belli olmamaktadır. Hırsızlık ve gasp olaylarının çok arttığı şu günlerde bu durum bizi endişeye sevk etmiştir. Olayın bu yönüyle değerlendirilmesi gerektiğini apartman yönetim toplantısında defalarca ifade ettim. Ayrıca hepimizin eşlerinin, kız çocuklarının tanımadıkları kişilerle asansörde apartman içinde çeşitli yerlerde karşı karşıya kalmaları sebebiyle tedirginlik ve endişe yaşadıklarını toplantılarda dile getirdim.

Ayrıca aynı toplantıda apartmanımızın ekonomik sorunları konuşuldu. Asansörün özellikle 7. katta sürekli arıza yapması ve çok elektrik yaktığı (sürekli kullanımdan dolayı) ve gece geç saatlerde gerek merdivenlerde, gerek asansörde apartman sakinlerini rahatsız edici hareketler yapıldığı diğer kat sakinlerince de dile getirildi. Asansör arızası sebebiyle üst katlarda kalan yaşlı, hasta ve çocukları 7?8 katı yürümek zorunda kaldıkları dile getirilerek bu öğrencilerin apartmandan çıkarılması gerektiğini ifade ettim. 18 dairelik apartmanın sahibi ve yöneticisi dahil tamamına yakını yazılı olarak benim gibi rahatsız olduklarını ifade etmişlerdir.

Dolayısıyla ben öğrencilerin kaldığı yerin kilise evi olduğunu söylemedim. Hiçbir apartman toplantısında siyasi bir konuşma yapmadım, siyasi kimliğini öne çıkartmadım. İlgili toplantıda siyasi hiçbir değerlendirme yapılmadığı halde Aksiyon'daki haberde şahsıma iftira edilmiştir. Yalan beyanlarla manevi şahsiyetim rencide edilmiştir.

Aksiyon dergisinin, tamamen şahsımla, nefsimle ilgili olan bir konuyu, daha evvel adayı olduğum partiyle ilişkilendirmeye çalışmasının hangi maksata hizmet ettiğini anlamış değilim.

Aksiyon dergisinde hakkımda çıkan uydurma haber fotokopi yapılarak Zaman gazetesi arasına konularak Zaman grubu tarafında dağıtılmıştır.

Türkiye'de haberde 35 bin kilise olduğunu iddia eden ben değilim. 2 Mart 2005 tarihli Zaman gazetesinde Serkan Talan imzalı haberde Türkiye'de yapılan misyonerlik faaliyetleri sonucunda 25 bin kilise evin açıldığı belirtilmiştir. Devletimizin güvenlik birimleri konuyu çok açık biçimde ortaya koymuştur. Kaldı ki Zaman gazetesinin

hiçbir mesnede dayanmayan, tamamen asılsız, masabaşında kasıtlı hazırlanan, hedef saptırarak şahsıma yapılan iftiralara hukuk yoluyla hesap soracağım."

~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100