Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın "tarımda Avrupa şampiyonu ve dünya yedincisi olduğumuzu" ve hedeflerinin dünyada ilk beşe girmek olduğunu ilan etmesi acaba ne derece inandırıcıdır! Rakamlarla şampiyonluğumuzu(!) dile getirmek adına aşağıdaki verileri sizlerle paylaşmak isterim sevgili okurlar.
BUĞDAY: 1975 yılında 1 kilo buğday ile 1.8 litre mazot alınırken, 2007 yılında 1 kilo buğday ile 0.24 litre, 2013 yılında ise bir kilo buğday ile ancak 0.14 litre mazot alınabiliyor. Yani 7,7 kg buğday satarak 1 litre mazot alabiliyoruz. Çiftçilerin, 50 beygir gücünde bir traktör almak için 1997 yılında 69 ton buğday satması gerekirken, 2002’de 78 ton buğday, 2005’te 136 ton buğday ve 2012’de 145 ton buğday satması gerekiyor. Çiftçiye lüks yatlara satılan mazotun 2,5 katı pahalı mazot satılmakta.
PAMUK: 2000'de 1 litre mazotla 1 kilo pamuk alınırken, 2008'de 1 litre mazot alabilmek için 2.5 kilogram pamuk satmak gerekmiştir. 2013 yılında 1 litre mazot alabilmek için 3,5-4 kilogram pamuk satmak gerekiyor.
ZEYTİNYAĞI: 2004 yılında 1 kg yağ satıp 2,5 litre mazot alıyorduk. 2012 yılında 1 kg yağ satıyoruz 1,25 litre mazot alıyoruz.
FINDIK: 2002 yılında 1 kg fındıkla 1.8 litre mazot alırken, 2013’te 1 litre mazot alabilmekte, 2002 yılında bir tüp gaz alabilmek için 7.5 kg fındık satmak zorunda kalan fındık çiftçisi, 2013 yılında aynı tüp gazı alabilmek için 17.5 kg fındık satmak zorunda.
MISIR: 1997’de 3,4 kg mısır satarak 1 litre mazot alan çiftçilerin, 2002’de 5,2 kg mısır, 2005’te 6,5 kg mısır, 2012’de ise 7,5 kg mısır satarak 1 litre mazot alabiliyor.
SÜT: 2002'de 15 kg süt ile 1 torba yem alınabiliyordu. 2013'te 55 kg süt ile 1 torba yem alınabiliyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, süt-yem paritesinin 1.3 olması yani 1 kilo sütle 1.3 kilo yem alınması gerektiğini söylüyor. Ama 1 kilo sütle bugün ancak 850 gram yem alınabiliyor. Süt şu an sudan ucuz.
HAYVANCILIK: Cumhuriyet tarihinde bir ilk olarak saman ithal ettik ve hayvan varlığımız yarılardan aşağılara indi. Son 3 yıldır yapılan ithalat çerçevesinde 2.7 milyon baş civarında canlı hayvan ile kırmızı ete 3 milyar doları aşkın döviz ödenmiştir.
* 2000 yılından bu yana çiftçi, 3 milyon hektardan fazla araziyi işlemekten vazgeçmiş.
* Çiftçi başına düşen milli gelir Kanada‘da 43, Fransa‘da 41, Hollanda‘da 33, ABD‘de 31, Malezya‘da 7 bin dolar iken, Türkiye‘de 3 bin 500 dolar civarındadır. Bu bağlamda Türkiye kişi başına çiftçi geliri açısından dünyada 22. sıradadır.
* Diğer yandan ABD’nin 120 milyar dolar, Hollanda’nın 77 milyar dolar, Almanya’nın 67 milyar dolar tarım ürünleri ihracatı varken, ülkemiz uygulanan tarım politikaları sonucu 15 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatı ile 23. sıraya gerilemiştir.
Sonuç olarak; Cumhuriyet’in 90. yılını kutladığımız ülkemizde, izlenen tarım politikaları nedeniyle, kendine yetmeye çalışan bir ülke olma durumundan hızla uzaklaşan ülkemiz net tarım ithalatçısı ülke konumuna gelmiştir.Eski yıllarda hasat dönemlerinde köylümüz, düğününü yapar, traktörünü yenilerken şimdilerde ekeyim mi ekmeyeyim mi, tarlaya gideyim mi gitmeyeyim mi hesabında...
Yukarıda gerçek rakamlarla anlatılan bu yıkımı tozpembe hayallerle bizlere bir zafer gibi sunanlar elbette yanılıyorlar. 10 yıllardan beri bu yalanlara kanan ve sıfırla çarpılan Türk tarım köylüsünün yalana kanması acaba ne zaman sona erecektir?..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.