ABD’nin Rakka yakınlarında IŞİD’e operasyon düzenleyen Suriye uçağını düşürmesi bir dönüm noktası oldu. Bir süredir anlaşma içinde olan ABD ve Rusya ikilisi bu hadiseyle birlikte yeniden karşı karşıya geldiler. ABD, bu uçağın YPG’ye operasyon yaptığını iddia etmiş, Suriyeli muhalifler ise bu bilginin yanlış olduğunu, Suriye uçağının YPG’ye değil, IŞİD’e operasyon yaptığını belirtmişti.
Rusya Savunma Bakanlığı, Washington ile Suriye’de uçuş güvenliğinin sağlanması anlaşması kapsamındaki işbirliğini durdurduğunu açıkladı. Yapılan açıklamada, ABD’nin Suriye rejimine ait savaş uçağını düşürmesi uluslararası kuralların ihlali ve “askeri saldırganlık” olarak nitelendirildi. Ayrıca Rusya’nın hava operasyonu yaptığı bölgelerde, Fırat’ın batısında tespit edilen ABD öncülüğündeki koalisyona ait uçak ve hava araçlarının Rus hava savunma sistemlerince “hedef” kabul edilerek izleme yapılacağı bildirildi.
Dahası, Rusya, Fırat’ın batısına geçen koalisyon uçaklarının ve insansız hava araçlarının vurulacağını açıkladı. Rusya’nın bu kararlı tavrı, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin de dağılmasına neden oldu. Koalisyon içinde yer alan Avustralya, Suriye’deki operasyonlarını askıya aldığını açıkladı. Bu kopuşların devam edeceği ifade ediliyor. Yalnız ABD, kopuşları önlemek gayesiyle yakın bir zaman içinde Avustralya’yı da terörle terbiye etmeye kalkabilir. Bunun örneklerini diğer ülkelerle alakalı hep gördük.
Rusya’nın verdiği tepki sadece ABD ile güvenlik anlaşmasını iptal etmekle sınırlı değil elbette… Yakın bir zamanda, ABD’nin Suriye’deki müttefiki olan YPG’ye Afrin bölgesinde verdiği desteği de çekeceği ifade ediliyor.
Suriye uçağının düşürülmesi sonrası ABD-Rusya arasında yaşanan gerilim, Suriye dışına da taştı. Baltık denizi üzerinde Rusya hava sahasına yakın uçan bir ABD keşif uçağına Rus savaş uçağının önleme yaptığı ve hatta 1,5 metre kadar yakınına yanaştığı belirtildi.
Haziran ayı başından bu yana bu tür yakınlaşmaların 30 kez yaşandığı ama ilk kez bu kadar tehlikeli boyuta ulaştığı açıklandı.
ABD ise Ukrayna’ya asker yerleştirmeye hazırlanıyor. Ukrayna parlamentosu Yüksek Rada Başkanı Andrey Parubiy, ABD ile yapacakları güvenlik anlaşmasının Ukrayna topraklarına ABD’li askerlerin konuşlandırılmasını öngördüğünü söyledi.
Hatırlarsanız, Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye Rus uçağını düşürdüğü dönemde, ABD ile Rusya’nın Suriye konusunda anlaştığını, kuzeyinin ABD’nin desteklediği YPG’ye, güneyinin ise Rusya’nın desteklediği Suriye yönetimine bırakıldığını ifade etmişti.
2017 Şubat başlarında Sayın Baş, Rus uçakları El Bab’da Türk askerini vurduğu sıralarda Rusya’nın ABD ile mücadeleden vazgeçip ABD ile anlaştığını, ABD’nin rotasına girdiğini belirtmişti. İşte o gün bugündür, Suriye uçağı düşürülene kadar hep bu anlaşmanın neticelerini gördük. Münbiç’te Türk askeriyle YPG arasına koruma olarak Rus askerlerinin ve Suriye ordusunun konulması, Afrin’de Rusya’nın YPG’ye verdiği açık destek ve daha nicelerini seyrettik.
Rusya, ABD-YPG ikilisinin Rakka operasyonunu başlatmasıyla bir şeylerin yanlış gittiğini fark etmeye başladı. Çünkü YPG IŞİD’le anlaşmış ve güvenli bir koridorla, teröristlerin Suriye yönetiminin hakim olduğu bölgelere geçmesi sağlanmıştı. Bunu fark eden Rusya ve Suriye, operasyon ağırlığını, YPG ile anlaşma yapıp Rakka’dan çıkan teröristlere verdi ve buraya operasyon yapmaya başladılar.
Rusya füze ile vurdu, Suriye uçakları ve askerleri de operasyon yapmaya başladı.
ABD’nin Suriye uçağını düşürmesiyle, Rusya, IŞİD’le anlaşanın YPG değil, ABD olduğunu gördü. Rusya bu olaylarla bir şeyi daha anlamış oldu, ABD ile anlaşarak daha iyi bir neticeye ulaşamıyorsunuz, ABD bu anlaşmaları bir fırsat bilerek işgal projelerini daha hızlı bir şekilde devam ettiriyor. ABD ile anlaşan, ABD ile anlaşmayandan daha fazla sıkıntıya giriyor.
Rusya Devlet Başkanı Putin, “Libya’da yaşananlar Suriye’de yaşanmayacak, Suriye Libya olmayacak, buna müsaade etmeyeceğiz” demişti ama maalesef ABD’nin Irak’ta, Afganistan’da, Libya’da neler yaptığını bile bile onunla anlaştı ve mücadeleden vazgeçti. Şimdi yanıldığını görüyor. Keşke başka yanılgılarını da fark edebilseler…
ABD’nin karakterinde hep satmak var. Şimdi de PYD’yi satacağı söyleniyor. ABD’nin Suriye’deki son büyükelçisi Robert Ford, Suriyeli Kürtlerin ‘ABD’ye güvenmenin bedelini ağır bir şekilde ödeyeceğini’ ABD’nin Suriye’de bağımsız bir Kürt devletini desteklemeyeceğini söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş’ın, “Kürt kardeşim oyuna gelme, eğer gelirsen kaderin Filistinlinin kaderi olur” uyarısını tekrar hatırladım. Tabi o bu uyarıyı özellikle Türkiye’deki Kürt kardeşlerimiz için yapmıştı. Anlaşılan şimdi Suriye’dekiler ibretlik olacak.
Yine ABD’nin asıl hedefinin bağımsız bir Kürt devleti kurdurmak olmadığını, kendisine vatan açmak olduğunu Sayın Baş yıllardır söylemektedir. Yani Kürdistan, ABD için asla gerçekleşmemesi gereken sadece bir kılıftır. ABD bu bölgelerde devletleri parçalamaya çalışırken neden Kürdistan diye bir başka devletle başını belaya soksun? Bunu ısrarla görmek istemeyenler yanılmaya, kandırılmaya devam edeceklerdir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ateş 2017-06-23 09:41:35

atlantik ve avrasya cephelerinin siyaset ve stratejilerinin belirleneceği ülke İran olacak.