Türkiye, Rusya ve İran dün Kazakistan’ın başkenti Astana’da, Suriye’deki ateşkesi daha da güçlendirmek, daha önce yapılan Astana Zirvesi’ndeki kararları pratiğe dönüştürebilmek ve de bu amaçla kurulan üçlü mekanizmayı daha aktif hale getirebilmek için bir araya geldi.

23-24 Ocak tarihlerinde gerçekleşen, muhaliflerin de masada olduğu, ABD’nin ise gözlemci statüsüyle katıldığı tarihi zirvenin sonuç bildirgesine yansıyan önemli kararlar şunlardı:

* Ateşkesin devamının sağlanması; ateşkesin gözlemlenmesi ve ateşkese yönelik provokasyonların önlenmesi amacıyla garantör devletler olan Türkiye, Rusya ve İran ile üçlü mekanizmanın kurulması…

* Suriye’nin, çok etnik yapılı, çok dinli, bir mezhebe bağlı olmayan ve demokratik bir ülke olarak toprak bütünlüğü, bağımsızlığı, birliği ve egemenliğinin teyidi…

* Suriye sorununa askeri bir çözümün mümkün olmadığı ve sadece siyasi yollarla çözülebileceğine yönelik kanaat…

* IŞİD ve El Nusra’ya karşı ortak mücadele ve muhalif grupların bunlardan ayrılması…

Normal şartlar altında Cenevre’de 8 Şubat’ta bir toplantı planlanıyordu ve bu zirveye muhaliflerin de katılması sağlanacaktı ama bu toplantı şimdilik ertelendi.

İşte dün Astana’da yapılan zirvenin asıl amacı, özellikle “Ateşkesin devamının sağlanması; ateşkesin gözlemlenmesi ve ateşkese yönelik provokasyonların önlenmesi” idi.

Dünkü toplantıda Suriye yönetimi ve muhalifler arasındaki ateşkesin izlenmesi ve uygulanmasını sağlamak amacıyla kurulacak ortak mekanizmaya ilişkin teknik görüşmeler gerçekleştirildi.

Bu, özellikle El Bab’da yoğunlaşan operasyonların devam ettiği günlerde çok önemli, çünkü hem TSK ve muhalifler hem de Suriye ordusu El Bab’a operasyon yapıyor. El Bab’ın kuzeyinde TSK ve muhalifler, güneyinde ise Suriye ordusu var.

Son olarak Suriye ordusu, önceki gün, Rusya’nın hava desteğiyle birlikte El Bab’ın güneyinde bulunan kritik önemdeki Aran kasabasını kontrol altına aldı. Aran, en büyük kasabalardan biri…

Astana’da kurulan üçlü mekanizma, ateşkesi gözlemleme komitesi, özellikle El Bab üzerinde planlanabilecek provokasyonları önlemek açısından oldukça önemli…

İlk Astana zirvesinde oluşan barış rüzgarlarından rahatsız olan bir takım çevreler, özellikle de Batı basını, bazı iftira ve iddialarla bu havayı bozmaya çalıştılar.

Örneğin, Rusya’nın Suriye için teklif ettiği anayasa taslağında Suriye’de bulunan Kürtlere özerklik verileceği iddiası… Buna cevap, Rusya Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nden (RISS) geldi. Enstitü adına konuşan Dr. İrina Svistunova şunları söyledi:

"Rusya’nın, Suriye’de özerk Kürt bölgesinin kurulması için gizli olarak ABD ile anlaşmış olduğuna dair haberler gerçeği yansıtmıyor. Bunlar, Moskova ile Ankara arasındaki güveni sarsmak için yapılan uydurmalardır. İki ülke arasındaki ilişkiler normalleştikten sonra pek çok provokasyon meydana geldi.

Rusya yönetimi hep Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini savunmuştu. Rusya, Kürtlerin özerkliği konusundaki tutumunu net olarak Ağustos 2016’da belirtmişti. O tarihlerde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin o zamanki Dışişleri Bakanı John Kerry ile yaptığı ortak basın açıklamasında, Kürtlerin Suriye devletinin bir parçası olarak kalması ve Suriye’nin parçalanması için kullanılmaması gerektiğini açıklamıştı.

Rusya tarafından teklif edilen Suriye’nin yeni anayasa taslağı metninde söz konusu olan sadece Kürtlerin kültürel özerkliğidir. Orada herhangi bir federalleşmeden söz edilmemektedir. Bu tür konularda karar verebilecek olan sadece Suriye halkıdır. Suriye’nin yönetimi ve ülke nüfusunun büyük çoğunluğunun federalleşmeye karşı olduğu bilinmektedir.

Moskova’nın hedefi, Suriyelilerin anlaşmaya varmaları için gerekli yardım ve destek sağlamaktır, onları yeni iç çatışmalara sevk etmek değildir. Rusya, hazırladığı anayasa taslağını Suriyelilere ısrarla dayatmak niyetinde değildir. Rusya bu taslağı, hükümet ile muhalefet arasında yapıcı bir diyalogun temelinin oluşması için önermiştir.

Hem Suriye’nin hem Türkiye’nin hem de İran’ın, Kürtler için özerk bir bölge oluşturma fikrine karşı olduğu bilinmektedir. Rusya, Orta Doğu’daki yakın müttefikleri ile olan ilişkilerini neden tehlikeye atsın?

      Rusya, Türkiye ve İran’ın Suriye sorunu konusundaki üçlü diyalogu, Rusya dış politikasının 2016 yılında elde ettiği en önemli başarılardan biridir. Moskova, bu başarıdan neden vazgeçsin? Bu, Orta Doğu’nun gelecek istikrarının anahtarıdır."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100