Rusya televizyonu 1. Kanalı, haber bülteninde, Suriye'de 6 Ocak'ta Rus üslerine gerçekleşen İHA saldırılarına geniş yer ayırdı.
Rusya Devlet Başkanı Putin, bu saldırılar Türkiye'nin garantörü olduğu çatışmasızlık bölgesinden gerçekleşmesine rağmen, saldırıların arkasında Türkiye'nin olmadığını bildiklerini açıklamış ve devamında ise, "Bu provokasyonun kimin tarafından düzenlendiğini çok iyi biliyoruz" demişti.
Haber bülteninde değerlendirme yapan Rusya Savunma Bakanlığı yetkilileri konuşmalarında teknik detayları da ifade ederek Putin'in sözlerini tamamladılar ve saldırıların arkasındaki iradeyi açıkça belirttiler. Açıklamalar şöyle:
 "Amatör görüntü verilmiş İHA araçları uzaktan kumanda edilmiyordu. Nereyi vuracaklarına dair koordinatlar önceden girilmişti. Drone havalandıktan sonra otomatik olarak hedefi bulmaya programlanmıştı. 
Bunu gerçekleştirmek için Rusya'nın Hmeymim üssündeki yapılanmanın son halinin koordinatlarının saldırganların elinde var olması gerekiyordu. Bu veriler serbest erişimde yok. İnternetten bulunamaz. 
Bunları sadece Suriye'deki duruma hâkim gelişmiş teknolojiye sahip başka bir ülke biliyor. Nitekim İHA saldırısı başladığında bölge üzerinde ABD'ye ait profesyonel bir insansız gözlem aracı da uçuyordu. Amerika'ya ait bu insansız gözlem uçağı pekâlâ hedef koordinasyonu görevini üstlenmiş olabilir."
"Saldırının birkaç terörist işi olmadığının ikinci önemli kanıtı bombalarda kullanılan patlayıcının türü… Rusya'da buna TEN deniyor (Semtex-H). 
Bu patlayıcı maddenin karmaşık kimyasal formülü olduğu için her parti patlayıcının hangi fabrikadan çıktığının izlerini taşıyor. Parmak izi gibi… Hmeymim saldırısında militanların kullandığı TEN patlayıcı maddesi dünyada birkaç yerde ve Ukrayna'daki Şostkinskiy kimyasal maddeler fabrikasında üretiliyor. Kimyasal analiz daha bitmedi. Yakında alınan sonuçlara göre daha kesin konuşulabilir."
Değerlendirmede ifade edilen, "Suriye'deki duruma hâkim gelişmiş teknolojiye sahip başka bir ülke" ABD'den başkası değil ve zaten ABD'ye ait profesyonel bir İHA'nın varlığı da tespit edilmiş.
Ayrıca bombaların içeriği ve nerede üretildiği fabrikasına varıncaya kadar tespit edilmiş, Ukrayna, Şostkinskiy kimyasal maddeler fabrikası…
Tabi, Ukrayna bu tür konularda, özellikle de Ortadoğu gibi karmaşık bir meselede, hem de Rusya'ya karşı bir varlık ortaya koyabilecek, kendi kararıyla hareket edebilecek bir ülke değil… Kendi ülkesindeki meseleleri çözemeyen, kendi içişlerinde bile ABD'nin talimatlarıyla hareket eden bir Ukrayna kalkıp da kendi başına karmaşık bir dış politika geliştiremez. 
Bu açıdan da bakıldığında, Rus askeri uzmanlar, "Saldırıların arkasında ABD var" diyorlar. Peki, ABD bu provokasyonu neden gerçekleştirdi?
Rusya ve Suriye; ABD üslerinin bulunduğu PYD bölgesi ve Türkiye'nin garantörü olduğu muhaliflerin bulunduğu bölge hariç terörü tamamen temizledi ve tüm kontrolü sağladı. Astana ve Soçi süreçleriyle de muhaliflerin bulunduğu bölge konusunda ciddi ilerlemeler sağlandı ve toprak bütünlüğünü temin edecek siyasi sürece doğru önemli bir adım atılmış oldu. Bu işin nihai noktası, 29-30 Ocak tarihlerinde gerçekleşecek olan ve tüm tarafların bir araya geleceği Suriye Ulusal Kongresi idi.
İşte ABD bu gelişmelerden, bu barış ortamından rahatsızdı çünkü Suriye'de barış demek, ABD'nin Suriye'deki varlığının tehlike altına girmesi, üslerinin kapanması ve 2011'den bu yana elde ettiği kazanımların kaybedilmesi anlamına geliyordu.
ABD'nin bu coğrafyada asıl bulunma nedeni; Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2000'li yılların başından bu yana vurguladığı, "ABD kendisine vatan arıyor ve vatan olarak Ortadoğu coğrafyasını seçti" sözlerinde ifade edilmektedir.
ABD değişik entrikalarla buraya yerleşti, şimdi de kalmak için provokasyonlar devreye sokuyor, değişik bahaneler üretmeye çalışıyor. ABD, girdiği yerden çıkmak istemiyor.
Türkiye olarak bizler de bu yaşananlardan ders çıkarmalıyız. Şimdi siyasilerimiz düşünsün, sadece birkaç yıldır bulunduğu Suriye topraklarına kazık çakan ABD onlarca yıldır bizim topraklarımızda 40'ı aşkın üste bulunuyor, bunları nasıl çıkartacağız?
Suriye özelinde görüldüğü gibi, ABD'nin askeri varlığı demek, provokasyon demek, her türlü darbe girişimine maruz kalmak demek, misyonerlik demek, taviz üstüne taviz demek ve dahası asla bağımsız olamamak demek…
Bağımsız olmanın yolu var ama siyasilerimiz ve onların destekçisi milletimiz bu anlayıştan çok çok uzak…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner131

banner137