Suriye’den birkaç gün arayla gelen iki haber, barış sürecine doğru gittiğini umduğumuz Suriye savaşını yeniden tetikleyecek çok önemli ve “tehlikeli” bilgileri içeriyor.
İlk olarak 31 Aralık’ta Lazkiye’de bulunan Rusya’ya ait Hmeymim üssüne muhaliflerce havanlarla saldırıda bulunuldu. Rus Kommersant gazetesine göre saldırıda 10 asker yaralandı, 7 savaş uçağı tahrip oldu.
Ardından ikinci saldırı geldi. Bu defa yine Lazkiye’deki Tartus ve Hmeymim üsleri saldırıya uğradı. Saldırıyı yapan terör grupları en az 13 adet İHA kullanarak bu saldırıyı gerçekleştirmişti. Rus yetkililer bu saldırıdaki kayıplar konusunda net bir bilgi vermedi.
İkinci saldırı “terörist saldırıların gücü ve saldırı kapasitesi açısından” çok büyük önem taşıyor. Zira muhalifler ilk kez İHA kullanmışlar ve Rusya gibi devletin askeri tesislerine nokta atışı yapmışlardı. Üstelik kullanılan İHA sayısı “13” gibi çok ama çok yüksek bir rakamdı.
Neredeyse “küçük çaplı bir devletin” envanterinde bulunan toplam İHA sayısı kadar İHA kullanılmıştı. Rus yetkililer bu saldırı sonrası ilginç bir açıklama yaptı.
Rusya Savunma Bakanlığı, MİT Başkanı Hakan Fidan’a ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a bir mektup gönderdi. Basında “kritik mektup” diye yorumlanan mektupta, İHA saldırısının, İdlib’teki Muazzara kasabasından yapıldığını ve yapılan anlaşmalar gereği bu bölgenin güvenliğinin Türkiye tarafından sağlanması gerektiğinin altı çiziliyordu. Bu da saldırılan bölgeye en az 50 km mesafeden İHA’ların gönderildiği anlamına geliyor.
Rusya’nın bu açıklamasından hemen sonra “yanlış anlamaları!” gidermek istercesine bizzat Putin tarafından ikinci açıklama geldi ve Putin, “Bu saldırının arkasındaki provokatörleri biliyoruz, Türkiye ile alakası yok” dedi.
Rusya bir taraftan Türkiye’de direk olarak ve hiçbir hükümet yetkilisi ile temasa geçmeden “ordunun ve istihbaratın” başında bulunan kişilere “bu saldırı sizin güvenliğini sağlamanız gereken bölgedeki unsurlar tarafından yapıldı” diye kritik bir uyarıda bulunuyor ardından “Türkiye ile alakası yok, kimin yaptığını biliyoruz” diyor! 
Rusya’nın ısrarla saldırı yapan örgüt ya da “ülkeyi” açıklamaması da çok ilginç. Çünkü bu işin arkasında her kim varsa bütün amaçlarının Astana ve Soçi sürecini baltalamak istedikleri, Suriye’de barışı sağlamak için ısrarlı toplantılar yapan Rusya, İran ve Türkiye arasına fitne sokmak olduğu aşikâr.
Rusya’nın Suriye’deki üssüne ileri teknolojiyle yapılmış silahlı İHA’lar kullanılarak yapılan saldırı bu “ileri teknolojileri kullanabilen” ileri ülkelerin işi olmalı.
Silahlı İHA’lar konusunda en tecrübeli ülkeler ise kuşkusuz ABD ve İsrail.
İdlib çok karışık ve kontrolü çok zor bir bölge. Bu bölgede Mossad ve CIA ajanları cirit atıyor. Bu ajanların temel amacının piknik yapmak olmadığı, ılımlı muhalefet diye lanse edilen örgütleri provokasyon amaçlı nasıl kullanabileceği çok da gizli değil.
Ve kuvvetle muhtemel bu saldırı bu ülkelerin işi.
Bence öndeki gün Putin ve Erdoğan arasına yapılan telefon görüşmesinde Putin, bölgede çok ciddi ve yeni bir savaşı tetiklemek için yapılan saldırının arkasındaki provokatörlerin ismini, cismini, künyesini Erdoğan’a vermiş olabilir.
Ve “bundan sonra bu provokatif saldırılara karşı dikkatli olalım” demiş olabilir.
Yani bölge yeniden ve çok ciddi bir “ateş hattı” senaryosunun eşiğinde.
Bunu da sağduyulu, akıllı ve oyuna gelmeyecek politikalar çözebilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kadir 2018-01-13 20:27:56

Rusyaya kim saldirdi adres belli deyilmi amerika israil saldiran bunlar ariyorum kovana girince neyapar saldirir rahatsiz oldu lar saldirip biz yapmadik sucu baskasina atiyorlar amerika israil adres

banner137