14 Nisan 2006 Cuma 00:00
187 Okunma
180 bin kişi tiroit kanseri

Uzmanlar, bilimsel rakamlara göre Türkiye'de yaklaşık 180 bin kişide henüz tanısı konulmamış tiroit kanseri bulunduğunu belirtiyor

~|~



Guatr ve Tiroit Kanseri Derneği Başkanı Prof. Dr. Cumali Aktolun, bilimsel rakamlara göre Türkiye'de yaklaşık, 180 bin kişide henüz tanısı konulmamış tiroit kanseri bulunduğunu söyledi

Kanserin habercisi olabilir
Prof. Dr. Cumali Aktolun, ülkede tiroitkanseri ve tiroit nodülleri hakkında gerek toplumda, gerekse sağlık camiasındaki mevcut bazı yanlış değerlendirmelerin, tiroit kanseri tanısının gecikmesine ve dolayısıyla da kanserin yayılmasına neden olduğunu kaydetti.
"Tiroit nodülü kanser habercisi olabilir" diyen Aktolun, erken teşhis, doğru ve eksiksiz tedavi ile yüzde 100'e yakın bir oranda tam tedavi imkanı bulunan bu kanserin, yeterli bilgi sahibi olunmadığı için tedavi edilemez safhaya kadar geciktirildiğini söyledi.

Tiroidde, "normalde bulunmaması gereken, sınırları belli, içinde hücre bulunan kitleye (nodül)" denildiğini anlatan Aktolun, "Bu kitle kanser de olabilir, iyi huylu bir kitle de olabilir. Nodül kelimesi, aslında sadece tiroiddeki kitleler için kullanılmaz. Akciğer, meme, karaciğer gibi bazı organlarda saptanan kitleye de nodül denilebilir. Ancak altı çizilmesi gereken en önemli husus nodülün bir kitle olmasıdır" dedi. Aktolun, tiroit nodüllerinin sanıldığından çok yaygın olduğuna işaret ederek, batı ülkelerinde erişkin toplumun yaklaşık yüzde 4050'sinde nodül olduğunun bilimsel çalışmalarla ortaya konduğunu ifade etti. Cumali Aktolun, "Türkiye'de erişkin nüfus yaklaşık 30 milyondur. En az 3 milyon erişkin Türk vatandaşında tiroit nodülü mevcuttur. Bu nodüllerin ortalama yüzde 6'sında bilimsel olarak kanser olasılığı bulunduğunu dikkate alırsak, bilimsel rakamlara göre Türkiye'de yaklaşık 180 bin kişide henüz tanısı konmamış tiroit kanseri var" diye konuştu.

Teşhis ve tedavisi
Tiroit nodüllerinin kanser ya da iyi huylu olup olmadığının teşhisinde ultrasonografi, sintigrafi ve iğne biyopsisi yöntemlerinin kullanıldığını hatırlatan Aktolun, nodülün boyutunun kanser ile tam vedoğrudan bir ilişkiye sahip olmadığını, küçük nodüllerde de kanser çıkma riski mevcut bulunduğunu kaydetti.Aktolun, "Bu nedenle, 'nodül henüz küçük, kanser olma ihtimali düşük, ileri teknikler kullanılmasına gerek yok' tarzı yaklaşımlar, kanserin gereksiz yere geç teşhis edilmesine neden olmaktadır" diye konuştu. Tiroit bezesinde nodül bulunmasının, her zaman tiroit hormon bozukluğuna neden olmadığını ifade eden Aktolun, nodülün tek tedavi yönteminin ameliyat olmadığını vurguladı. Prof. Dr. Aktolun, artık sadece kanser riski olan nodüllere ameliyat yapıldığını, diğerlerinin ilaçla veya radyoaktif iyotla tedavi edildiğini söyledi.
Kanserde sadece ameliyatın yeterli olmadığına dikkati çeken Cumali Aktolun, sonrasında mutlaka radyoaktif iyot ile içerden ışınlama yapılması gerektiğini bildirdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100