18 Şubat 2012 Cumartesi 11:00
505 Okunma
Altını ıslatan çocuğu dövmeyin
Dr. Dursun Koç, çocukların alt ıslatma problemi hakkında açıklamalarda bulundu. Çocuklara mutlaka tuvalet eğitimi verilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Koç, “Alt ıslatma çocuğu ve aileyi üzen bir problemdir. Gece altını ıslatma (enürezis nokturna) çocuğun gece ve gündüz idrar kontrolünü sağlayabilecek olgunluğa ulaştığı 5 yaştan itibaren bir sorun olarak kabul edilmelidir. Çocuklarda, tuvalet eğitiminin en geç kazanılan aşaması gece idrar kontrolüdür. Bazı çocuklarda, bu akranlarına göre daha da geç olmakta, çocuk gündüzleri kuru kalıp zamanında tuvalete giderken gece tuvalet ihtiyacıyla uykudan uyanamamaktadır. Gelişimi normal seyreden bir çocuğun gündüz mesane kontrolünü 2-3 yaşlarında, gece ise 3-4 yaşlarında sağlaması beklenir” dedi.
“Enürezisin 2 tipi vardır. Birincil Enürezis, doğuştan olan idrar kaçırmadır, çok sık görülür ve çocuk neredeyse her gece yatağını ıslatır. Bu çocuklar tuvalete kalkma alışkanlığını kazanamamışlardır. İkincil enüreziste ise çocuklar, normal olarak tuvalet alışkanlığı edinmiş ama altı ayda bir yeniden yatak ıslatmaya başlamışlardır” diyen Dr. Koç, şunları söyledi: “Enürezisin görülme sıklığı, ilköğretim 1. sınıfta yüzde 15, 3. sınıfta yüzde 3'tür. Enürezis yaş ilerlemesine bağlı olarak olgunlaşmayla azalır. Enürezis daha çok erkek çocuklarda görülür. Mesane kaslarını kontrol edememe, santral sinir sistemiyle ilgili bir problem mesaneden giden sinyallere beynin duyarlılığının az olması. Bu sinyalin alınamamasına bağlı olarak gece ve gündüz idrar kaçırma olur. Aile içi değişkenlik boşanma, her türlü şiddet, mekan değişikliği, duygusal stres okul problemleri, ebeveyn eksikliği, arkadaş ilişkileri, kardeş kıskançlığı, ölüm, kalıtsal nedenler, çocukluklarında hem anne hem de baba benzer bir sorun yaşamışlarsa, çocuk için de risk yüksek olacaktır.”

Bazı rahatsızlıkların belirtisi olabilir

Alt ıslatmanın birtakım rahatsızlıkların belirtisi olabileceği için çocuğun önce doktor muayenesinden geçirilerek başka bir rahatsızlığının olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğine değinen Koç, “Yatmadan bir saat önce sıvı gıdalar verilmemelidir. Ona bir çalar saat verilmelidir. Çocuk gece saatini kurar ve tuvalete giderse problem belki ortadan kalkabilir. Fakat bu çocuğunuzun da isteyebileceği bir yöntem olmalıdır ve onun sorumluluğunda gerçekleşmelidir. Çocuğunuzun alt ıslatma sorununda kontrolü ele almasına izin verin. Çocuğunuza bu konuda ihtiyaç duyduğu mahremiyeti sağlayın. Onun yatak ıslatma sorununun kardeşlerinin yanında gündeme gelmesini engelleyin. Çocuk yatmadan önce tuvalete götürülmeli ve sabah yatak kuruysa güneş ve gülen yüzle ödüllendirilmelidir. Yatak ıslaksa yağmur ve üzgün yüz verilmeli, anne, çocuğun yatağını ve üstünü çocukla birlikte değiştirmelidir. Gündüz saatlerinde okul tuvaletlerinin temiz olmaması ve benzer sebeplerle uzun süreler idrarını tutan çocuklar bu alışkanlıklarından vazgeçirilmelidir. Okul sorumluları ile konuşup tuvalet kirliliğine çözüm bulmaya çalışmalıdır. Gece kuru kalması için bez bağlanmamalıdır. Gece kalkma motivasyonunu olumsuz etkilemektedir. Altının bağlanması, çocuğun özgüvenini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca altı bağlandığı için çocuk rahat davranarak alt ıslatmaya devam edebilir. Aileler, alt ıslatma probleminin çocuğun yaşadığı bazı sorunlara bağlı olarak ortaya çıktığını unutmamalı, cezalandırıcı ve suçlayıcı tavırlardan kaçınmalıdırlar. Böylesi tavırlar, problemi ortadan kaldırmayacağı gibi daha da şiddetlenmesine, çocuğun benlik algısının zedelenmesine, özgüveninin sarsılmasına neden olabilir. Çocukların benlik saygıları desteklenmelidir” dedi. (İHA)
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100