Bu haber kez okundu.

Böbrek hastaları bol su içmeli

Nefroloji Uzmanı Dr. Davut Akın, Türkiye dahil birçok ülkede, hem sağlık uzmanları hem de toplum sağlığı kuruluşlarının diyette yüksek oranda tuz tüketimi ile hipertansiyon, serebrovasküler inme ve diğer kardiyovasküler komplikasyonlar arasındaki ilişkiyi endişeyle izlemeye başladıklarını belirtti.

Böbreklerin vücudun filtre görevini gördüğünü belirten Dr. Akın, \"Böbrekler bir günde yaklaşık 200 litre kan temizler. Üre ve kreatinin gibi zehirli atıkların idrar yolu ile dışarı atılmasını sağlar. Böylece vücuttaki mineral dengesi kurulmuş olur. Böbrek fonksiyonlarında herhangi bir nedenle azalma olduğunda böbrek yetersizliğinden söz edilir. Böbrek yetmezliği oldukça tehlikeli bir hastalıktır. Akut böbrek yetmezliğinde hastalık bir anda nükseder ve çeşitli belirtiler ile kendini gösterir. Akut böbrek yetmezliğinde tedavi şansı büyüktür ve böbrekler eski sağlığına kavuşur.

Ancak böbreklerin yavaş yavaş iflas ettiği kronik böbrek yetmezliklerinde hastalık son evrelerinde teşhis edilebildiği için böbreklerin eski sağlığına kavuşmaları söz konusu değildir. Kesin tedavi yöntemi böbrek naklidir. Böbrek nakli bekleyen hastalar bu süre zarfında diyalize bağlı olarak yaşarlar. Ancak bu süre zarfında beslenme ve diyet çok önemlidir. Özellikle de tuz tüketiminden kaçınmak gerekir\" dedi.

Günlük tuz alımı 18 grama ulaştı

Son yıllarda, Türkiye de olduğu gibi birçok gelişmiş ülkede günlük tuz alımının 18 gram düzeyine ulaşmış olduğunu belirten Dr. Akın, bu tuzun büyük bir kısmının ekmek, peynir, ev yapımı salça, hazır aperatif, soğuk etler gibi gıdalardan kaynaklanmakta olduğunu belirtti.

Bu gıdaların alımından kaçınılması gerektiği uyarısını yapan Nefroloji Uzmanı Dr. Davut Akın, \"Daima taze ve tuz eklenmemiş besinler tercih edilmeli, hipertansiyon problemi olanlar, mutlaka satın aldıkları hazır ürünlerin etiketlerini okumalı ve tuzsuz ya da tuzu azaltılmış besinleri tercih etmelidirler. En basit bir şekilde sofrada tuzluk kullanmamakla tuz alımı yüzde 15 azaltılabilir.

Artık yemeklerin tadına bakmadan tuz kullanma alışkanlığından da vazgeçilmelidir. Baharat ve maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen gibi aroma sağlayıcılar, tuz yerine tercih edilmelidir. Ayrıca tuz tüketimini kısarken, su tüketimi de vücut ağırlığına ve terlemeye göre ayarlanmalıdır. Normal kiloda erişkin bir kadın günde 1,5-2 litre, erkekler ise günde 2-2,5 litre su içmelidir. Çay, meyve suyu ve soda gibi içecekler günlük tüketimin dışında tutulmalıdır. Çok terleyenler ise içtiği su miktarını arttırmalıdır. Tabii çok su içmek de az su içmek kadar zararlıdır.

Günde 4-5 litre su içildiğinde böbreklerin idrarı konsantre etme yeteneği zorlanıyor. Bu da vücutta sodyum oranını azaltıyor. Düşük sodyum oranları da beyin fonksiyonlarının bozulmasına yol açıp hayatı tehdit ediyor. Bu yüzden günlük su içme oranı da iyi hesaplanmalıdır\" ifadelerini kullandı.
(HABER MERKEZİ)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.