23 Ağustos 2017 Çarşamba 16:44
140 Okunma
Check-up yaptır, pişman olma!
İstanbul Cerrahi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ümit Çetinkaya, check-up (düzenli sağlık taraması) hakkında bilgiler paylaştı. Çetinkaya, check-up’ı kısaca kontrol ve önleme amaçlı yapılan tetkikler paketi olarak tanımlayarak, “Bazı hastalıkların, öncelikle de kronik hastalıkların çoğunun, belirtisiz ya da günlük yorgunluk ve sıkıntılara bağlı olduğu düşünülen hafif semptomlarla seyrettiği bir dönem vardır. Özellikle bazı karaciğer hastalıkları, böbrek fonksiyonu bozuklukları, metabolik rahatsızlıklar ve romatizmal hastalıklar uzun süre belirti vermeden sinsice varlıklarını sürdürebilirler. Belirgin bir şikayet oluşturmasa da insanlarda gizliden gizliye oluşmaya başlayan rahatsızlıkları henüz erken aşamadayken saptamak amacı ile yapılan muayene ve tetkikler check-up'ın ana fikridir” dedi.

“Check-up kişinin cinsiyetine, yaşına, risk faktörlerine ve sahip olduğu genetik mirasına bağlı olarak kişiye sağlığı hakkında tüm organ sistemleriyle ilgili yeterli bilgi verebilecek kapsamda olmalıdır” diyen Çetinkaya, “Modern tıpta amaç, hastalık ortaya çıkmadan önce gerekli önlemleri alarak kişinin sağlıklı kalmasını sağlamaktır. Çünkü bir kez organ rezervleri tükenip hastalık ortaya çıkınca hem tedavisi çok pahalı olmakta, hem de kalıcı olabilecek hasar oluşmuş olduğundan sağlık artık bozulmuş olmaktadır. İşte bu nedenle, hiçbir şikayeti bulunmasa da her kişi belirli periyotlarla sağlık kontrolünden geçmelidir” ifadelerini kullandı.

‘Gençlerde dar kapsamlı check-up yeterli’

Genç bireylerde koruyucu hekimliğe yönelik dar kapsamlı check-up programlarının yeterli olduğunu, 40 yaş üzeri kadın ve erkek bireylerde kalp damar hastalıkları başta olmak üzere, kanser ve menopozla ilgili rahatsızlıklar üzerine odaklanarak EKG, Efor testi ve EKO (Ekokardiyografi) ile kardiyak fonksiyon, renkli Doppler ve ultrasonografi ile karın içi organlar, tiroid bezi ile jinekolojik sistem ve mamografi ile meme hastalıklarının detaylı olarak değerlendirilebildiğini belirten Çetinkaya, “Günümüzde görülen hastalıkların büyük çoğunluğunu kalıtsal hastalıklar ya da sonradan oluşan belli başlı birkaç hastalık veya organ/sistem bozukluğu oluşturur.


Bu hastalıkları obezite (şişmanlık), kalp-damar sistemi hastalıkları, diyabet, lipid metabolizması ( kan yağları ) bozuklukları, ve kanser türleri olarak ana başlıklara ayırabiliriz. Irsiyetin bir risk faktörü olarak kabul edildiği hastalıklar (diyabet, kalp krizi, tiroid bezi hastalıkları, meme kanseri vs.) birinci dereceden yakınlarımızda mevcutsa, düzenli aralıklarla check-up yaptırtarak sağlığımızı korumalıyız” şeklinde konuştu.

Check up paradan tasarruf demek 

Çetinkaya şunları kaydetti: “Halk sağlığı açısından bakıldığında check-up’la hastalık ve organ sistemi bozukluklarını önceden saptamakla çok önemli 4 amaca hizmet etmiş oluruz: Bireylerde bulunan kalıtsal risk faktörlerini önceden tespit edilerek, hastalık daha ortaya çıkmadan hastanın bazı alışkanlıklarını değiştirerek hastalığın ortaya çıkmasını engellemek veya hastalığı en erken evrede tanıyarak bireyi en konforlu ve olabilecek en sağlıklı şekilde yaşatabilmek.
Bireylerdeki bozuklukları daha kişi “hasta” olmadan saptayarak hastalığı başlangıç evresinde tedavi etmek.
Kişinin hayat süresini ve kalitesini artırıcı önlemleri alarak mutluluğunu artırmak. Kronik hastalıklar için harcanacak parayı çok daha düşük seviyelere indirgeyebilmek. Amerika’da yapılan çalışmalara göre check up için harcanan her bir dolar ilerisi için 6 dolar tasarruf ettirmektedir.” İHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100