Bu haber kez okundu.

Çocuğunuzu, okula başlamadan test edin
Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu yaptığı açıklamada, “Okul, sosyalleşme sürecinde ilk temel toplumsal kurumdur. Bu kurum belirli öğrenme kalıplarının gerçekleştirilmesi sorumluluğunu taşır. Bir sosyal kurum olan okulun, sosyalleştirme süreci için de iki önemli işlevi vardır. Bunlardan birincisi, kendi başına birtakım öğrenme tiplerini gerçekleştirme sorumluluğu; ikincisi ise çocukların sosyalleşmesi, arkadaşlık ilişkilerini geliştirmek, sosyal kurumların boşluğunu doldurma görevidir” dedi.
Bekaroğlu, “Okulun bu birinci işlevi, herkesçe bilinen öğretim görevini içerir. Okul, her bireye iş ya da bilim dünyasında gerekli olan sayısal sembol ve kavramlarla, değerleri öğretir. Okulun ikinci işlevi daha farklı bir boyut içermektedir. Aile ve arkadaş çevresi çocuğa, öteki bireylerle çalışma ve oynama alışkanlığı kazandırırken, okul bir toplumsal kurum olarak bu alışkanlığı sürdürür. Uyumun sağlanabilmesi yüksek düzeyde zihin faaliyeti gerektirir. Zihnin gelişmesindeki en önemli etken ise, onun sürekli olarak yeni bilgilere açık ve karmaşık problemleri çözmeye hazır bir çalışma içinde tutulmasıdır. Bütün bunlar birlikte ele alındığında bireyin gelecekteki yaşamı açısından okulun rolü ve önemi açıkça anlaşılmış olur” diye konuştu.
“Okuma öğreniminde gerçekleşmesi hedeflenen 2 yön vardır” diyen Ayşenur Bekaroğlu, “Tek tek harfleri tanıma ve gruplaşmış harfleri tanıma olarak belirtebiliriz. İlkini gelişim değerlendirmeleriyle de takip edebildiğimiz 3-4 yaşında küpler, resimler aracılığı ile başlayan ve sürdürülen tanıma işlevidir. İkincisinde ise, harfleri birleştirmek ve anlamlarını kavramak söz konusudur. Bunun için daha fazla zihinsel olgunluk gerekir ki, bu da belirli bir süre ister. Çünkü ‘yazılı sembollerden anlam çıkarma’ olarak tanımlanan okuma, oldukça karmaşık bir olgudur. Kısaca; harfleri tanıma ve gerçek okuma arasında kalan zaman içerisindeki gelişim, çocuğu okul için olgunlaştırır. Okula başlama, zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan bir ‘hazırlıklı oluşu’ gerektirir. Hazırlıklı olmaktan kastedilen ise ‘Çocuğun herhangi bir duygusal, zihinsel ve fiziksel olarak zorluğa uğramadan, kolayca ve yeterli bir şekilde öğrenebileceği dönem’ olarak tanımlayabiliriz” şeklinde konuştu. HABER MERKEZİ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100