19 Ekim 2011 Çarşamba 00:00
674 Okunma
Demirel: Suriye'ye karışırsanız birileri de Türkiye'ye karışır!
Önceki gün öğle sonrası.
Meltem - Mesaj Gurubu Ankara Bölge Sorumlusu Dr. Abdullah Terzi ile beraber 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i Güniz Sokaktaki evinde ziyarete gittik.
Ziyaret amacımız Sayın Demirel'i 22 - 23 Ekim 2011  yani önümüzdeki Cumartesi ve Pazar günleri Bursa'da yapılacak olan Uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumuna davet etmek.
Demirel yapılacak olan bu sempozyumun önemine dikkat çekerek şu hususların altını çiziyor:
"Vatan yaptığımız bu topraklarda Alevisi, Şia'sı, Sunnisi bütün Müslümanlar asırlardır gönül gönüle  kardeşçe  yaşadık. Bizim o kardeşlerimizle ayrımız gayrımız yok ve olamaz."  devamı için tıklayınız...
~|~ Önceki gün öğle sonrası.
Meltem - Mesaj Gurubu Ankara Bölge Sorumlusu Dr. Abdullah Terzi ile beraber 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i Güniz Sokaktaki evinde ziyarete gittik.
Ziyaret amacımız Sayın Demirel'i 22 - 23 Ekim 2011  yani önümüzdeki Cumartesi ve Pazar günleri Bursa'da yapılacak olan Uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumuna davet etmek.
Demirel yapılacak olan bu sempozyumun önemine dikkat çekerek şu hususların altını çiziyor:
"Vatan yaptığımız bu topraklarda Alevisi, Şia'sı, Sunnisi bütün Müslümanlar asırlardır gönül gönüle  kardeşçe  yaşadık. Bizim o kardeşlerimizle ayrımız gayrımız yok ve olamaz." 
Prof. Dr. Haydar Baş'a takdir ve övgü!
Demirel devam ediyor:
"Realite bu iken dış dinamikler zaman zaman bu konuyu kaşımış ve olmayan bir ayrılılığı var yapmaya çalışmışlardır. Dolayısı ile buradan hareketle Haydar Baş Beyefendinin bu sempozyumu düzenlemek ve de benzeri bütün çabaları hem mübarek dinimiz hem de milli bütünlüğümüz adına müthiş bir hizmettir. Prof. Baş'ı tebrik ediyor ve takdirlerimi sunuyorum."
Sayın Demirel'i bulmuş iken  iç ve dış siyasi gündemi konuşmamak olmazdı.
Bizde öyle yaptık ve başladık sormaya..
İşte 9. Cumhurbaşkanına sorduklarımız ve aldığımız karşılıkların özeti:
SORU: Efendim siz 50 yıldır devlet yönetimindesiniz. Bu tecrübelerinizin ışığında Başbakan Erdoğan'ın Suriye'yi tehdit eden ve iç işlerine müdahaleyi çağrıştıran sözlerine ne diyeceksiniz?
DEMİREL: İyi oldu diyemeyeceğim.
SORU: Neden?
DEMİREL: Bakın bugün siz Suriye'nin içişlerine karışırsanız, yarın birileri de sizin yani Türkiye'nin  içişlerine karışmaya kalkar ve de bunu kendinde hak olarak görür. Devletler günü birlik dalgalanmalar ışığında yönetilemez. Yönetirseniz bedel ödersiniz.
ABD İran'a saldıramaz!
SORU: Bugün durum böyle midir?
DEMİREL: Maalesef öyledir...
SORU: Siz olsaydınız ne yapardınız?
DEMİREL. Ben meşruiyetçiyim. Ortada Birleşmiş Milletler kararı var mı? Yok... O zaman  bu yaptığın nedir diye sorarlar adama! Bakın sadece ben değil Büyük Atatürk da aynı şeyi yapardı. Keza Rahmetli İnönü, Menderes, Özal, Erbakan, Ecevit, Türkeş hepsi benim gibi davranırdı zira doğru bir tanedir yani meşruiyet esastır.
SORU: Yine güncel bir konu İran olayıdır. ABD İran konusunda vites büyütmeye başladı. Son yaşananlar sıcak bir çatışmaya sebep olabilir mi?
DEMİREL: Hiçbir şey olmaz.
SORU: Obama, "İran Suudi Elçisini öldürmek istedi" diyerek dezenformasyon yapıyor. Bu hikayenin  ardında bir hedef yok mu?
DEMİREL: Dediğin gibi dezenformasyon yani  karalamaktır amaç. Artık bir şeyden emin olmak lazım!
SORU: Neden efendim?
DEMİREL: ABD, Irak ve Afganistan'da yaşadıklarından sonra İran'a karşı sıcak bir çatışma gibi şeylere tevessül etmez, edemez.
Önceliğimiz Arap Çölü değil, Türk dünyası!
SORU: O zaman Obama Tayyip Erdoğan'ın çok sık yaptığı gibi kendi kamuoyunu ve Musevileri tatmin için ses bombası mı patlattı?
DEMİREL: Öyle yaptı çünkü malum önümüzdeki sene ABD'de seçim yılı.
SORU: Başka bir konu siz geçen hafta Azerbaycanda idiniz, Azeriler Türkiye'ye kırgın mı? Böyle bir gözleminiz oldu mu?
DEMİREL: Oldu, Azeri soydaşlarımız maalesef kırgınlar.
SORU: İktidarın ve Cumhurbaşkanı Gül'ün Türk dünyasını boşladığını düşünüyor musunuz?
DEMİREL: Her şey ortada değil mi? Bizim önceliğimiz Arap Çölleri değil Türk dünyası olmalı. Kuşkusuz Filistinli kardeşlerimizi elbette sahiplenmeliyiz ama Sayın Erdoğan BM'de Filistin davasını anlatırken bile Filistin Devlet Başkanı ile Arap Birliğinden hiçbir liderin olmaması manidar değil midir?
Denktaş'la alay ettiler
SORU: Gelelim Kıbrıs'a, AKP'nin Kıbrıs politikasında zikzakları nasıl değerlendiriyorsunuz?
DEMİREL: Bu gibi sorulara en iyi cevabı zaman verir. Çok değil bir iki sene önce gerçek bir Kıbrıs  kahramanı olan Rauf Bey'le açıktan alay ettiler ama şimdi onun çizgisine geldiler. Bunun bir anlamı olmalıdır.
SORU: Bir başka konu başlığı Amerika ve Avrupa Baharı... ABD ve Avrupa'daki sistem karşıtı gösterilere ne diyorsunuz? Kapitalizm çöküyor mu?
DEMİREL: Hayır ben o gösterileri öyle okumuyorum. Gösteri yapanlar kızgınlıklarını dışa vuruyorlar ama ne aradıklarını bildiklerini de sanmıyorum.
SORU: Sıradan bir olay mı yani?
DEMİREL: Yürüyen bu topluluklarda milli gelir 40 bin dolar cıvarı... 300 dolar milli geliri olan bir ülkede bu tür gösterilerin bir anlamı olur da, 40 bin dolarlık ülkede olmaz.
SORU: Yani?
DEMİREL: Yanisi şu, bu nümayişlere yeni rejim arama olarak değil, anlık kızgınlık şeklinde bakmak lazım.
SORU: Hülasa siz hala 'Yaşasın Kapitalizm' çizgisindesiniz!
DEMİREL: Ben ona piyasa ekonomisi diyorum.
SORU: Bu modelde sorunlar olduğuna inanmıyorsunuz?
DEMİREL: Her modelin sorunları olabilir ancak şu gün için en ideal olan modeldir.
Teröristlerle müzakere olmaz!
SORU: İç politikaya gelirsek Türkiye'nin önceliği yeni Anayasa mı?
DEMİREL: Elbette değil.  Yürürlükteki Anayasanın onlarca maddesi yeni yani değiştirilmiştir.
SORU: Bazılarının arzuladığı gibi Türkiye Başkanlık rejimine geçer mi?
DEMİREL: Çok zor. Bu tür tartışmalar hep olmuştur. Büyütmemek lazım.
SORU: PKK ve Öcalan'a genel af eşikte diyorlar.
DEMİREL: Bugünün Türkiyesinde bu mümkün değildir. Teröristin elinde silah varken onunla müzakere olacak şey midir? İngiltere eski Başbakanı Blair'ın İstanbul'da söylediklerine dikkat edin o da aynı hususun altını çiziyor.
SORU: Anayasanın ilk üç maddesine dokunulacak diyorlar.
DEMİREL: Onlara dokunulursa bu ülkenin mukadderatına dokunulmuş olur.
SORU: Gelelim Türkiye ekonomisine? Sizce tablo nedir?
DEMİREL: Şeklen yani zahiren iyi görünüyor!
SORU: Yani?
DEMİREL: Kıtlık yok, mal var! Ancak...
Özel sektör borcu
yakın tehdirt!
SORU: Evet ancak?
DEMİREL: Bu tablo yapılan korkunç borçlanmanın sonucu yani güncel ifade ile sanaldır! Bol bol borç alınmış ve bunlarla sınırsız ithalat yapılmış. Yarın-öbür gün bu borçların geriye dönüşüm sürecinde buhran çıkar diye endişeliyim.
SORU: Biraz daha açar mısınız?
DEMİREL: Türkiye  hesapsız-kitapsız borçlandırıldı. Borçlanma bütün Cumhuriyet tarihinde yapılanı  geçti. Borçlanma kötü bir şey değildir de karşılığı olması lazım. Bugün yapılan borçlanmaların günü kurtarmanın ötesinde zerre bir karşılığı yok. Aldığım son rakamlara göre özel sektörün borcu  da 200 milyar dolara yaklaştı ve bunun bir bölümü yakın vadeli. İşte bu tehdit.
SORU: Nasıl?
DEMİREL: Borcu ödeyemeyen iflas eder. Türkiye'de ekonomi ve istihdam artık ağırlıklı olarak özel sektörün  sırtında. Devlet, sanayici iflas ederse bu benim sorunum değil diyemez zira topluma iş ve aş veren onlar. Yani özel sektörün ya da bazı şirketlerin iflası Türkiye'yi işsizler cehennemine çevirir ve bu da bütün ekonomik göstergeleri alt-üst eder.
Kriz kapıdadır!
SORU: Gelelim cari açık olayına, bu konu sizi ürkütüyor mu?
DEMİREL: Cari açıktan ürkmeyen ekonomiyi hiç bilmiyor demektir.
SORU: Orada sorun var mı?
DEMİREL: Sorun olduğunu artık hükümetin üyeleri bile söylüyor.
SORU: Bu konu kaos'a sebep olur mu?
DEMİREL: Dilerim olmaz... Bakın ben olmasın diye dua ederim ama gidişattan endişeliyim. Sıcak para akışı durduğu gün kriz kapıdadır.
SORU: Hükümet zamlara güncelleme diyor, ne dersiniz?
DEMİREL: Fiyat artışına ne ad koyarsanız koyun yapılan halkın sırtına yük bindirmedir.
SORU: Teşekkür ederiz efendim.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121