Bu haber kez okundu.

Doktorunuz Sizinle/ Bahar yorgunluğunu hafife almayın
Bahar yorgunluğu, hemen herkesin mevsim dönüşlerinde hissedebildiği bir takım ruhsal ve bedensel belirtilere verilen genel isim olarak ele alınıyor. ~|~




Uzmanlar, havaların ısınmaya başlamasıyla baş gösteren "Bahar Yorgunluğu" hakkında bilgi verdiler.
Uzun süren yorgunlukların ciddiye alınması, altta yatan başka bir sorunun da geçiştirilmesini engellemiş oluyor.
Bazı dönemlerde yeterli besin alınmaması, vitamin ve minerallerin eksik kalması, tiroit bezinin çalışma düzensizlikleri, tansiyon hastalıkları, kalp hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları, sigaranın fazla kullanılması yorgunluk belirtilerini artıran unsurlar olarak sıralanıyor. Bahar aylarında bazı hormonların çalışması nedeniyle yorgunlukta artma olabiliyor. Bu aylarda neşeli ve enerjik olunmasının da temel nedenlerinden biri yine hormonlar.

Bazı hormonlar karanlık ortamlarda daha fazla salgılanırken, bazı hormonlar ise insan metabolizması gereği güneş ışığı gördüğünde daha fazla salgılanıyor. Yazın güneşin fazla görüldüğü dönemlerde ise depresyondan çıkışı kolaylaştıracak, daha neşeli hale getirecek hormonlar salgılanıyor. Ancak kişinin ruhsal yapısı da bu durumdan ne kadar etkileneceğinde belirleyici oluyor.

Uzmanlar, bahar aylarında havadaki elektrik yükünün arttığını, pozitif ve negatif yüklü iyonların artmasının da insan biyoritminde olumlu ya da olumsuz etkiler yarattığını ve vitamin ve besin destek ürünlerinin önem taşıdığını söylüyor. Burada vitamin ve minerallerin takviye edilmesinin çok büyük yararı var. Mümkün olduğu kadar sadece bahar aylarında değil, kış aylarında da eksik olan vitaminlerin alınması bahar aylarında yorgunluğu fazla hissetmeden o dönemi geçirmemizi sağlayacaktır.

Yorgunluktan korunma önerileri

Yorgunlukla baş edebilmek için öncelikle enerjinin doğru kullanılmasının öğrenilmesi gerektiğini belirten uzmanlar: "Çalışma ve dinlenme periyotlarını iyi ayarlamak, çalışırken vücut mekaniklerini doğru kullanmak, çalışma ortamının iyi havalandırmak alınacak önlemler arasında sayılabilir. Özellikle B ve C vitaminleri, potasyum ve çinko içeren besinler ile yeterli düzeyde karbonhidrat alımı yorgunluktan korunmada önem taşır" dedi.

Vücudun çok hafif düzeyde susuz kalmasının dahi metabolizmayı yavaşlattığını hatırlatan uzmanlar, günde en az 8?10 bardak su içilmesi ve gazlı içecekler, kahve ve çayın mümkün olduğunca az tüketilmesi gerektiğinin altını çizdi. Düzenli yapılan egzersizin de yorgunluk üzerinde etkisi olduğunu söyleyen uzmanlar, "Düzenli egzersiz ile metabolizma hızlanır ve dinlenmiş duruma göre daha fazla enerji oluşumu sağlanır. Kalp damar sisteminin ve solunumun düzenlenmesini, dokulara yeterli düzeyle oksijen taşınımını sağlar" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100