18 Aralık 2015 Cuma 17:32
118 Okunma
Ekmek olmadan asla

Tam tahıllı buğdaydan yapılmış ekmeğin lif, B12, E vitamini, mineraller yönünden çok zengin olduğunu belirten Dyt. Melike Hasip, "Özellikle tam tahıllı ekmekteki lif sayesinde diğer gıdalarla aldığımız kanserojen ve toksik maddeler vücudumuzdan çok hızlı atılıyor. Bu da başta bağırsak kanseri başta olmak üzere birçok hastalığın önlenmesi açısından çok önemli" diye konuştu.

Tam tahıllı ekmek tüketiminin kan şekerini yavaş yükseltip yavaş düşürdüğünü bildiren Dyt. Melike Hasip, "Böylece kendimizi daha uzun süre tok hissediyoruz. Bu da şişmanlığın önüne geçmek için önemli bir sebep" ifadelerini kullandı.

Tam tahıl tüketen bireylerde bazı hastalıkların riskinin ciddi derecede azaldığını kaydeden Dyt. Hasip, "Yapılan araştırmalar tam tahıllı beslenme alışkanlıklarını sürdüren kişilerde kalp hastalıkları riskinin yüzde 25-36, Tip-2 diyabet riskinin yüzde 21-27, gastrointestinal sistem kanserleri riskinin yüzde 21-43, obezite riskinin ise yüzde 47 azaldığını gösteriyor" açıklamasında bulundu.

 

Az enerjiyle fazla tokluk sağlıyor

 

Tam buğday unundan yapılan ekmeğin, içerdiği biyoaktif bileşenler nedeni ile besleyici değerinin daha yüksek olduğunu kaydeden Dyt. Melike Hasip, "Ekmek, B grubu vitaminleri, mineraller ve posa için iyi bir kaynaktır. Bağırsak fonksiyonlarının düzenlenmesinde, kan lipitlerinin kontrolünde, diyabette, kan şekerinin kontrolünde önemli katkılar sağlar. Daha az enerji verirken daha fazla tokluk sağlayıp günlük alınan enerji miktarını ve obezite oluşma riskini azaltırlar. Bazı kanser türleri, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların riskini azaltmaya yardımcıdır" diye konuştu.

 

“Bugün benim detox günüm” yanlışı

 

Kırklareli Lüleburgaz Özel Balkan Hastanesi Diyetisyeni Melike Hasip, son zamanlarda bazı kişilerin diyet konusunda "Bugün benim detox günüm. Üç gün detox yapıyorum. Hiç protein almıyorum hiç ekmek yemiyorum. Sürekli sebze suyu sıkıyorum." şeklinde bir trend içine girdiklerini kaydederek şöyle söyledi: "Biz böyle ekmek veya ekmeğin içerdiği besinlerden uzak gıdalarla beslenme şeklini doğru bulmuyoruz. Günlük olarak protein, karbonhidrat, yağ dengesini sağlanması gerekli. Ekmek yenmiyorsa bile çorba tüketiyorsanız, bu bir kase çorbayı yediğiniz zaman da ekmek yemiş gibi aynı besinleri alırsınız. Pilav, makarna ya da bulgur yediğinizde zaten ekmek yiyorsunuz demektir. Bunların da ekmek değerinde olduğunu bilelim."

 

“Endüstrinin dayattığını yemeye başladık”

 

Dyt. Hasip, ekmek, pilav ya da makarna kullanımında beyaz undan yapılmış ürünler yerine esmer pirinç, kepekli makarna ya da bulgur gibi posa içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesini istedi. Hasip, "Günlük posa ihtiyacınızı almadığınız zaman sindirim sisteminizde bir takım problemler yaşamaya başlıyorsunuz. Eskiden görülmeyen sindirim sistemi, alerji problemleri görülmeye başladı. Çünkü biz tamamen endüstriye uyarak, endüstrinin bize adapte ettiği çok sağlıklı olmayan ama tadı güzel olan şeyler yemeye başladık. Örneğin, taze ve sıcak bir beyaz ekmeği bir kişi tek başına bitirebilirken aynı büyüklük ve gramajdaki tam buğday ekmeğini bitiremiyor. Çünkü tam buğday ekmeği beyaz ekmekten daha çabuk tokluk sağlıyor ve alınması gereken besinler daha az miktardaki tam buğday ekmeğinden alınabiliyor" dedi.

İHA

Son Güncelleme: 19.12.2015 11:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100