01 Eylül 2005 Perşembe 00:00
439 Okunma
Fast-food beslenme kanser yapıyor

Prof. Dr. Tuncer, kızarmış patates yoluyla kanser riskinin arttığına da dikkat çekerek, "Kızartma yapan işyerleri yağı günlerce kullanıyor, sonra bu yağı başkaları satın alıp süzdükten sonra tekrar kullanıyorlar" dedi.
Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Tuncer, bakanlığın yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kansere yol açacak gıda maddeleri konusunda sadece Sağlık Bakanlığı değil, Tarım Bakanlığı'nın da ciddi yaptırımları ve düzenlemeleri olduğuna işaret eden Prof. Dr. Tuncer, fast?food tarzı beslenme ve asitli içeceklerin kanser riskini ciddi ölçüde artırdığını kaydetti. Tuncer, bu tarz beslenme zincirlerinin bilinçlenmemiş ülkelere kaydığını ifade ederek, "Bundan kesinlikle kaçınmak lazım. Özellikle de ülkemizde kanserin erken yaşa kaymasının bir nedeni de bu fast?food ve asitli içeceklerin çok tüketilmesidir.

~|~ Bunun için önlem alınmalıdır ve vatandaşlarımıza bu konudan yani fast?food kullanımından ve asitli içecekler kullanımından kaçınmalarını öneriyorum" diye konuştu.
Prof. Dr. Tuncer, kızarmış patates yoluyla da kanser riskinin arttığını, restoran ve lokantalarda kullanılan yağların günlerce bekletildiğini bunun da çok sakıncalı olduğunu vurgulayarak, "Patatesin riskli olmasının birinci sebebi, nişantası yüksek bir sebze. Yağda çok yüksek derecede kızarttığınız için akrelamik çok yükseliyor. Piyasada bugün en yüksek akrelamik bulunan gıda maddelerinden bir tanesi patates kızartmaları. Bugün maalesef yaptığımız çalışmada görüyoruz ki bu patates kızartması yapan merkezler, yerler, restoranlar, lokantalar bu kızartma sırasında kullandıkları yağı atmıyorlar. Günlerce ve haftalarca yüzlerce kez kullanıyorlar. Bunu kullandıktan sonra birileri bunu satın alıyor. Süzüyorlar tekrar kullanıyorlar, satıyorlar birilerine. Bu çok ciddi bir şey. Çünkü yanlış yağ asitlerinden çıkan kanserojenler çok ciddi boyutta. Kızarmış patates sağlığa zararlıdır. Hakikaten bunu kullanmalarını hiç önermiyoruz" şeklinde konuştu.
 "Çocuklara salam ve sosis yedirmeyin"
Daire Başkanı Prof. Dr. Tuncer, iki tür kanserojen gıda olduğunu kaydederek, "Birincisi, dışarıdan herhangi bir katkı yapılmaksızın zaten gıdanın yapılması sırasında oluşabilen bir kanserojen türü var, kanserojen maddeler var. Bir de dışarıdan katılan kanserojenler var. Un, şeker, yağdan oluşan bir kek yapıyorsunuz. Eğer fırınınızı 185?190 derecelerin üzerinde bir ısıya ayarlar ve yaparsanız kekinizi onun içinde de maalesef bazı kanserojenler oluşmaktadır. Eğer fırınınızın derecesini 180'in altında, 180 derecenin altında tutarsanız bu olmaz. Bir de dışarıdan bazı katkı yapılan kanserojenler var. Örneğin eti uzun süre korumak üzere mesela salamlarda, sosislerde kullanılan bazı maddeler. Şimdi bu aslında bu gıda maddesini olmamasını gereken, olmasını istemediğimiz bazı maddeler ama o gıda maddesinde koruyabilmek için içine bu katkıları koymak durumunda üreten kişiler. Bunu bilerek tüketicilerin, bunu bilerek az tüketmeleri lazım. Ne öneriyoruz? Çocuklarınızı özellikle çocukluk yaş grubunda hiç bir zaman salam, sosis yedirmeyin diyoruz. Et yedirecek misiniz? Tabi ki et yedireceğiz ama eti de pişirirken yüksek derecelerde ateşin üstünde pişirirseniz yine kanserojenler olabilir. Haşlayarak pişirmeniz, beslenme sisteminizi buna göre ayarlamanızı öneriyoruz" açıklamasını yaptı. Beslenme ve diyet konusunda çeşitli tehlikelere de dikkat çeken Prof. Dr. Tuncer, "Temel Sağlık Genel Müdürlüğü ciddi bir beslenme rehberi çıkardı. Şimdi son yıllarda diyetler ön planda. Yaşlanmayı geciktirenler, diyetler. Bunlar tercüme edilerek vatandaşlarımıza sunuluyor, bu çok tehlikeli. Neden? Çünkü her kişinin kendine özgü beslenme sistemi var. Şimdi Türkiye'nin beslenme tarzını ayarlarken bir Amerika'nın veya Avrupa'nın veya Uzakdoğu'nun beslenme tarzına yönlendirirseniz, yanlış yaparsınız. Çünkü bizim genetik yapımız et yiyen, Akdeniz mutfağını benimseyen, süt ürünü tüketen, meyvesi bol bir geçmişimiz var. Böyle üreten ve tüketen bir ülkeyiz ve böyle yetişmişiz. Şimdi buna karşı sizin önerileriniz hep negatif etki yapacaktır.
Aslında pozitif gibi görünen beslenme önerileri hep negatif etki yapacaktır bu kişiye. Genetik yatkınlığı nedeniyle. O nedenle mutlaka bize özgü beslenme tarzımız olması gerekir ve beslenme kişiye özgüdür. O yüzden milyonlarca kişiye verilen bir tarifi alıp ta bir kişiye verirseniz bu çok doğru olmayacaktır. Bunun da bu konuda vatandaşlarımızın dikkatini çekmek istiyorum" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100