22 Eylül 2017 Cuma 17:06
60 Okunma
Hastalar genelde geç kalıyorlar

Manisa Devlet Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Özgür Yıldırım, "Hastaların çoğu ileri evrede geliyor. Bizim en çok sıkıldığımız, üzüldüğümüz nokta bu. Erken evrede yüzde 90-95 tedaviye yanıt veren bir hastalık bize geldiğinde evre-4 olarak geliyor" dedi.

Kkanserde erken teşhisin önemi hakkında bilgi veren Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Özgür Yıldırım, kanserde erken teşhiste tedavi oranlarının yüzde 95'lere kadar çıktığını ancak hastaların 4. evrede kendilerine geldiğini ve bu yüzden tedavide başarı oranlarının yüzde 5'lere kadar gerilediğini belirterek, "13 yıllık hekimlik hayatımda kanser sayısının git gide hızlı bir artış gösterdiğini gördüm. Özellikle Manisa'da bize gelen hastaların çoğu ileri evrede geliyor.

Bizim en çok sıkıldığımız, üzüldüğümüz nokta bu. Erken evrede yüzde 90-95 tedaviye yanıt veren bir hastalık bize geldiğinde evre-4 olarak geliyor. Tedavideki başarı oranı yüzde 5'lere 10'lara düşüyor.

100 hastadan 5'tanesi sadece iyileşebiliyor. Oysa bir akciğer kanserinin erken evredeki tedaviye yanıt oranı yüzde 70. Gırtlak kanseri, kolon kanseri, meme kanseri çok sık görülüyor. Ama erken evrede başarımız yüzde 90-95. Yeter ki bize erken evrede gelebilsinler, hekime erken evrede gelebilsinler ki tetkikleri zamanında yaptırsınlar. Biz bunu ne kadar sağlayabilirsek, ne kadar kişi bu konuya eğilebilirse faydasını görecekler" dedi.

Halkımız kendi sağlığının sorumluluğunu almalı

Yıldırım, "Halkımız kendi sağlığının sorumluluğunu almalı, bilinçlenmeli. Bu konuda herkesin biraz olsun bir fikri bir bilgisi olsun ve buna yönelik neler gerekiyorsa yaptırmaktan çekinmesin. Bu konuda bütün imkanları sunacağız. Ne kadar kişi katılabilirse o kadar kişiye faydamız olacak" diye konuştu.

Son yıllarda kanser vakalarında ciddi bir artış gözlemlediklerini sözlerine ekleyen Uzm. Dr. Yıldırım, "10 yıldaki artış hızına bakarsak, 10 yıl sonra her 3 kişiden 1'i kanser olacak gibi duruyor.

Çok ciddi bir artış var. Beslenme alışkanlıklarımız bozuldu. Yapay gıdalar, tatlandırıcıların çok olduğu gıdalara yöneldik.

Kendi yoğurdumuzu kendimiz yapmıyoruz. Sirke, turşu gibi tüketim maddelerini evde üretirken önceden şimdi artık yapay olarak almaya başladık. Çevre kirliliği, psikolojik bozukluklar, egzersiz eksikliği, hızlı bir şekilde kilo alışları risk faktörlerini arttıran şeyler. Genetik faktörler de yüzde 5 oranında etkili ama yüzde 90'ı kendi kontrol edebileceğimiz faktörler. Bu tarz şeyleri olabildiğince azaltırız" diye konuştu. İHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100