29 Mayıs 2012 Salı 11:51
1243 Okunma
Hipertansiyonla başımız dertte

Yüksek tansiyon hakkında bilgiler veren Meltem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Koyuncu şunları söyledi: “Kan dolaşımının sağlanması için bir basınç gereklidir. Bu basıncın normalden fazla olmasına hipertansiyon denir. Hipertansiyon için kullanılan diğer bir isim ise, yüksek tansiyondur. Kan basıncı ölçülürken 2 kan basıncı değerine bakılır: Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) ve küçük tansiyon (diyastolik kan basıncı). Tansiyon, kan basıncını ifade eder. Yüksek kan basıncına ise hipertansiyon adı verilir. Her 7 kişiden birinde görülen yüksek tansiyon (hipertansiyon), kan basıncının sürekli olarak 140/90 mmHg'nın (14/9'un) üzerinde olması hali olarak tanımlanır. Yüksek tansiyon baş ağrısı (genellikle ensede), bazen baş dönmesi, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlere yol açar.

Kanı vücudun en uzak noktalarına kadar ulaştırmak için kalp, kanı belli bir basınçla pompalamak zorundadır. Kan, organlarımız açısından gerekli olan oksijen ve besinleri taşır. Dolayısıyla, dolaşımın devam etmesi için belli bir kan basıncının korunması gerekir. Kalp kasıldığı sırada oluşan kuvvetli basınca sistolik ya da büyük tansiyon, kalp gevşediği sırada oluşan basınca ise diyastolik ya da küçük tansiyon adı verilir. Normal kabul edilen kan basıncı değeri, istirahat halindeki bir yetişkinde 120/80 mmHg'dır (milimetre civa). Bir diğer deyişle, büyük tansiyon için normal değer 12, küçük tansiyon için ise 8'dir. Aslında, kan basıncı sürekli sabit kalan bir değer değildir. Hareket ederken ya da heyecanlanınca biraz artabilir, uyurken ve istirahat ederken daha düşük olabilir. Bu değişimler normaldir. Ancak, kan basıncının sürekli olarak 140/90 mmHg'nın (14/9'un) üzerinde olması durumunda, yüksek tansiyondan bahsedilir.”

Tansiyon neden yükselir?

Hipertansiyonun yaygın bir hastalık olduğunu belirten Dr. Emine Koyuncu, “Kardiyoloji Derneği tarafından yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre ülkemizde yaklaşık 15 milyon kişide hipertansiyon bulunduğu tahmin edilmektedir. Hastaların % 90'ında hipertansiyonun nedeni saptanamaz; bu durumda primer ya da esansiyel hipertansiyondan bahsedilir. Kalan % 10'luk grupta ise bir neden bulunur ve “sekonder” hipertansiyon olarak adlandırılır. Bunlar arasında böbrek kaynaklı nedenler en yaygın olanlarıdır. Belirti vermemesi mümkün olmakla birlikte, yüksek tansiyon baş ağrısı (genellikle ensede), bazen baş dönmesi, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlere yol açabilir. Özellikle şikayetiniz yoksa, yüksek tansiyon hastası olduğunuzu öğrenmenin tek yolu tansiyonunuzu ölçtürmektir. ‘Hiçbir şikayetim yokken neden ilaç kullanayım' diye düşünüyorsanız, hipertansiyonun çok ciddi sonuçları olabileceğini hatırlamalısınız! İster belirti versin ister vermesin, tedavi edilmeyen hipertansiyon, kalp krizi ya da felç geçirme riskini artırır ve kalp ya da böbrek yetersizliği gelişmesine yol açabilir. Bununla beraber, hipertansiyonu tedavi etmek ve bu korkutucu hastalıklara yol açmasını engellemek mümkündür. Tedavi ve önlemleri uygularken dikkat etmeniz gereken iki önemli nokta ise, doktorunuzun önerilerine sıkı sıkıya bağlı kalmanız ve tedaviye ömür boyu devam etmeniz gerektiğini bilmenizdir” diye konuştu.

Hipertansiyondan korunma yöntemleri

Sigara içiyorsanız, bırakın. Çünkü kalp krizi geçirme riskinizi iki katına çıkarır. Fazla kilolarınızdan kurtulun, sağlıklı (az yağlı, az tuzlu) beslenin ve düzenli egzersiz yapın. Doktorunuzun önerilerine uyun. İlaçlarınızı düzenli alın; ömür boyu tedaviye devam etmeniz gerektiğini unutmayın Stres ile başa çıkmayı öğrenin.

http://www.meltemhastanesi.com/


 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100