12 Mayıs 2009 Salı 00:00
94 Okunma
Horlama tedavisi
Horlama tedavisinde en son varılan nokta radyo-frekans dalgalarıyla tedavidir. Ağrısız, sızısız ve en önemlisi kansız yapılan bu yöntemle hasta en kısa zamanda sosyal hayatına daha konforlu olarak dönebilmektedir. ~|~

 

Horlama kısaca kısmi üst solunum yolu tıkanmasıdır. Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçimindeki sese horlama denir. Yapılan çalışmalar erişkin insanların yaklaşık % 45-50 sinin aralıklı, %20-30 unun sürekli horladığını göstermektedir.
Horlama hem sosyal sağlığımızı, hem de tıbbi sağlığımızı bozmaktadır. Gündüz dikkatsizlik, konsantrasyon bozukluğu, uykuya meyil, iş yaşamında başarısızlık, eşler arasında geçimsizlik, tatil ve iş gezilerinde istenmeyen kişi olmak gibi sosyal problemler olarak karşımıza çıkacağı gibi, tıbbi olarak da uykuda ani ölümler, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, depresyon, akciğer hastalıkları olarak görülmektedir.
Horlamayı azaltmak için kişisel önlemlerin yeterli olmadığı durumlarda bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması gereklidir. Her pozisyonda ciddi şekilde horlayan kişilerle, uykularında en az on saniye süren ve saatte en az yedi defa tekrarlanan apneli hastaların tedavisi zorunludur. Boğaz bölgesindeki anormalliklere bağlı horlama ve uyku apnesi spesifik tedavi gerektiren bir sorun olarak ortaya çıkar.
Horlama tedavisinde klasik cerrahi yöntemler ve lazerin başarı oranın yüzde 70'lerdedir. Ameliyat sonrası ağrılar ise bazen 1 aydan fazla sürmektedir. Yeni bilimsel çalışmaların sonucunda ulaşılan son nokta olan radyo-frekans dalgalarıyla horlama tedavisi, son derece ağrısız, sızısız ve en önemlisi kansız bir şekilde hastayı sorunundan kurtarmaktadır. Ameliyattan bir saat sonra hasta yemeğini yiyebildiği gibi işinin başına dönebilmektedir.
Radyo-frekans yöntemiyle horlama tedavisinde istenilen bölgede doku hacmini azaltmak için radyofrekans dalgalarının ısıtma özelliğinden faydalanarak , 300 ila 1000 Kbz arasındaki radyofrekans dalgalarının, sinir uçlarına zarar vermeden yumuşak dokuda bir hipertermi (yüksek ısı) meydana getirmesi sağlanır. Düşük güçte, alçak voltajda ve ortalama 75-85 derecede kullanılan radyo-frekans sistemi, yumuşak damak ve küçük dile bağlı horlamalarda kullanılan hızlı, basit ve etkili bir cerrahi metot olarak tanımlanmaktadır.
Ağrısız, sızısız ve kansız, yan etkisi olamayan bu tedavi yöntemi, hastanın en fazla iki saat sonra günlük hayatına dönmesini sağlar. Radyo-frekans dalgalarıyla horlama tedavisi lokal anestezi altında, poliklinik şartlarda 15-20 dakikada gerçekleştirilebilmektedir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100