01 Kasım 2012 Perşembe 11:28
1920 Okunma
Horlamayı basite almayın
Horlamanın erişkinlerin yüzde 30-40\'ında görüldüğünü belirten Op. Dr. Fuat Bulut, bu durumun erkeklerde daha fazla görüldüğüne dikkat çekti. Uyku apnesini, uyku sırasında nefes durması ve durma süresinin 10 saniyeden fazla olması durumu olarak açıklayan Bulut, 10 saniyeden fazla süren bu durumun, gürültülü bir şekilde horlama ve nefes alamama şeklinde birbirini takip ettiğini kaydetti. Toplumun yüzde 2-4\'ünde görülen uyku apnesinin her 4 erkekten ve 10 kadından bir tanesini etkileyen bir hastalık olduğunu açıklayan Dr. Bulut, çocuklarda ise uyku apnesinin yaklaşık yüzde 80 nedeninin bademcik ve geniz eti büyüklüğüne bağlı olduğunu dile getirdi. Dr. Bulut, “Otururken, kitap okurken, tiyatro veya toplantıdayken, sohbet ederken, öğle yemeğinden sonra, televizyon izlerken, yolculuk sırasında genellikle uyukluyorsanız uyku apne hastalığı riskiniz yüksek olabilir. Uykuda solunum bozukluğu düşünülen hastaların kulak, burun, boğaz ve sistemik muayeneleri dikkatle yapılmalıdır. Endoskopi ile burun muayenesinde tıkanıklığa neden olan alan araştırılır. Göğüs hastalıkları ile birlikte multidisipliner bir yaklaşımla hastalığın altında yatan fizyolojik nedenleri anlamak tanı ve tedavideki en önemli adımdır. Uyku apnesi, uyku laboratuarlarında yapılan testlerle tanısı konabilen bir rahatsızlık olup uyku testleri tedavinin planlanmasında önemli bir yer tutar” dedi.
Dikkat edilmesi gereken belirtiler
Bu tür durumlarda dikkat edilmesi gereken belirtiler hakkında da bilgi veren Dr. Bulut, çocuklarda davranış bozuklukları ve hiperaktive, büyüme gelişme geriliği, ağız yüz gelişim problemleri, gece idrar kaçırma, okul başarısında düşme, iştahsızlık ve yutma güçlüğü, konuşma bozukluğuna dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Bulut bu durumda erişkinlerde ise dikkat edilmesi gereken konuların cinsel işlev bozukluğu, gün içi uykululuk hali, algıda azalma ve konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik hali, iştah artışı, depresyon, hipertansiyon, sabahları alın bölgesinde baş ağrısı ve sabahları ağız kokusu olduğunu belirtti.
Sigara ve alkolün uyku apnesini ağırlaştırdığını belirten Dr. Bulut, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Sigara ve alkolün bırakılması, kilo kontrolü, uygun yatış, cerrahi tedavi, pozitif hava yolu basıncı tedavisi (CPAP), ağız içi araç tedavisi uyku apnenin tedavi seçenekleri arasındadır. Ağır uyku apne hastaları pozitif hava yolu basıncı ile tedavi edilir. Pozitif hava yolu basıncı tedavisini kullanamayan hastalar cerrahi açıdan değerlendirilir. Hastaya polisomnografik uyku tetkiki randevusu verilerek uyku analizi yapıldıktan sonra, birkaç gün içinde tetkik değerlendirip hastanın horlama mı yoksa apne mi olduğuna bakılır. Uyku apnesi varsa derecelendirmesi yapılarak hastaya uygun çözümler ortaya konur. Sigara ve alkol uyku apnesini ağırlaştırdığı için, hastanın bu süreçte sigara ve alkolü bırakması çok önemlidir.”
(HABER MERKEZİ)
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100