Bu haber kez okundu.

İnme vakaları gittikçe artıyor

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği (TGRD) tarafından düzenlenen 12. Girişimsel Radyoloji Yıllık Toplantısı Antalya’da gerçekleşti. Belek’te 9 Mart tarihinde başlayan toplantıyı 400’ü aşkın katılımcı takip etti. Girişimsel radyolojideki bilimsel son gelişmelerin ve güncel uygulamaların sunulması, karşılaşılan sorunlara çözümler üretilmesi konularının görüşüldüğü toplantıda ayrıca, damar tıkanıklığı, beyin inmesi gibi hastalıkların önemi ve tedavi yöntemleriyle ilgili bilgiler paylaşıldı.

Toplantıda konuşan Türk Girişimsel Radyoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Halil Öztürk, girişimsel radyolojide büyük ameliyat kesileri olmadığını belirterek, sadece bir iğnenin ve arkasından kateter denilen plastik boruların geçeceği kadar küçük kesiler yoluyla operasyonlar gerçekleştirildiğini söyledi. Girişimsel radyolojide işlemlerin çoğunlukla lokal anestezi ve sedasyon (hastanın narkozsuz uyuması) ile gerçekleştirildiğini aktaran Öztürk, “Bu nedenlerle işlem sonrası iyileşme ve hastanın normal yaşama ya da işine dönme süresi daha kısadır. Ancak bazı durumlarda genel anesteziye (narkoz) ihtiyaç olabileceğini de vurgulamak isterim. Buna rağmen bu hastalarda da yine işlem sonrası iyileşme açık cerrahiye göre çok daha hızlıdır” dedi.

Büyük bir toplumsal sağlık sorunu

Halk arasında felç olarak da bilinen inme ile ilgili bilgiler veren Türk Girişimsel Radyoloji Derneği Yıllık Toplantı Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Hasan Dinç, inmenin Türkiye ve dünyada büyük bir toplumsal sağlık sorun olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Dinç, inmenin sakatlığa yol açan hastalıklar arasında ilk sırada olduğuna vurgu yaparak, “Kalp-damar hastalıkları ve kanserden sonra en sık üçüncü ölüm nedeni olup, sakatlığa yol açan hastalıklar açısından ise ilk sıradadır” dedi.
İnmenin önlenmesi ve tedavisi için çok sayıda çalışmalar yapıldığını hatırlatan Prof. Dr. Dinç, inmeye yakalanan bir kişinin tedavisinde zamanın önemine değindi. İnmede ‘zaman, beyindir’ tanımlamasını yapan Dinç, “Beyin oksijensiz kaldığında 1 dakikada 2 milyon beyin hücresi ölür. Bu bir saatte 120 milyon beyin hücresinin kaybı demek. Bu nedenle ne kadar erken müdahale o kadar çok beyin dokusunu kurtarabiliriz demek. Zaman beyindir kavramı bu. Burada çok hızlı davranmamız gerekiyor. İnmeye erken müdahale çok önemlidir. Bu nedenle toplumun bu hastalığı iyi tanımaları ve erken reaksiyon göstermeleri gerekmektedir. Toplumun bilinçlendirilmesi dışında sağlık sisteminin de bu konuda iyi bir organize olması gereklidir” diye konuştu. İHA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100