16 Ocak 2016 Cumartesi 17:02
247 Okunma
İnsanlar çölyak olduğundan habersiz
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Tümgör, çok sık görülmesine rağmen toplumda çoğu kişinin çölyak hastası olduğunu bilmeden yaşamını devam ettirdiğini dile getirdi. Ülkemizde okul çocuklarında yapılan bir çalışmada hastalık sıklığının 110 çocukta bir olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Tümgör, ülke nüfusunun yaklaşık 80 milyon olduğu düşünüldüğünde ortalama 700 bin çölyak hastası olmasının beklendiğinin altını çizdi. Tümgör, "Oysa ülkemizde tanı konulmuş çölyak hastası sayısı yaklaşık 10.000-15.000 civarında, çölyak hastalığı tanısı neden bu kadar az konuluyor bu konunun da ayrı bir soru işareti olarak irdelenmesi gerekir” dedi.

Çölyak hastalığı olan kişilerin çok farklı belirtilerle hastaneye başvurabildiğini belirten Prof. Dr. Gökhan Tümgör, şöyle konuştu: "Çölyak hastalığı her organı tutabiliyor, hastalar doktora tekrarlayan demir eksikliği anemisi, kronik karın ağrısı, ishal, kabızlık, eklem ağrıları, şişlikleri, epilepsi, karaciğer enzim yüksekliği, açıklanamayan infertilite, diş problemleri, saç dökülmesi gibi yakınmalarla başvurabiliyor."

Küçük çocuklarda genellikle çölyak hastalığının klasik bulguları olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Tümgör, gelişme geriliği, kronik ishal, kusma, karında şişkinlik, kas güçsüzlüğü ve iştahsızlığın çoğu hastada var olduğunu aynı zamanda bazı hastalıklarla birlikte görülme sıklığının fazla olabildiğini ayrıca tiroit bezi hastalıkları, çocuklarda şeker hastalığı ve buna benzer diğer bağışık sistemin uyarılması ile gelişen hastalıklarda da çölyak hastalığının daha sık saptandığına değindi.

Çölyak hastalığının tanısının basit bir kan testi ile konulabildiğini belirten Prof. Dr. Tümgör, eğer test sonucu pozitif saptanırsa hastaya üst gastrointestinal sistem endoskopisi yapılması gerektiğini, testin negatif çıkması durumunda büyük olasılıkla kişinin çölyak hastası olmayacağını söyledi.

 

En önemli tedavi diyet

 

Çölyak hastalığının günümüzdeki tek tedavisinin katı diyet olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tümgör, sözlerine şöyle devam etti: “Diyet gluten içeren gıdaların tüketilmemesidir. Çölyak hastaları için buğday, çavdar, arpa ve yulaf toksik iken pirinç ve mısır toksik değildir. Çölyak hastalığının günümüzde başka bir tedavisi yoktur. Çölyak için farklı tedavi yöntemleri denediğini söyleyen kişilere itibar edilmemelidir. Çocuklarda diyete başladıktan sonra ishalleri durmakta, karın şişlikleri düzelmekte ve çok hızlı bir şekilde kilo almakta ve boyları uzamaktadır. Çölyak hastalığının yol açtığı tüm belirtiler kaybolmaktadır. Çölyak hastaları kesin tanı konulduğunda ömür boyu diyet yapmalıdır. Küçük yaşta çölyak tanısı konulanlar, şüpheli tanısı olanlar, endoskopi olmadan diyet başlanan çocuklar çölyak hastalığı açısından 6-7 yaşlarından sonra tekrar değerlendirilebilirler.” 

İHA

Anahtar Kelimeler:
ÇölyakGenetikBuğday
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100