07 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
184 Okunma
Kanserde erken teşhis önemli
Türkiye'de kolon kanseri en sık görülen kanserler arasında 3. sırada yer alıyor. Uzmanlar ise "hastalıkta erken teşhis ve tedavi" diyor. ~|~

 

Kolon-rektum (kalınbağırsak) kanserleri,  kötü huylu tümörlerdir. Kolon kanserlerinin yüzde 90'ının çok çeşitli etkenler ile oluştuğuna dikkati çeken Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Dursun Buğra hastaların sadece yüzde 10'unda kanserin neden ve nasıl oluştuğunu bilebildiklerini belirtiyor.
Prof. Dr. Buğra, erken teşhis ve tedavi edilen her 100 hastadan 95-98'inin sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürdüğünü belirterek, şunları söyledi: "35 yaşından itibaren yılda bir kez gaitada (dışkıda) gizli kan testi yaptırılması gerekiyor. Ayrıca 50 yaşına gelen kadın ve erkeklerin de bir defa kontrol kolonoskopisi yaptırmaları gerek"
Tedavide çeşitli seçenekler var. Önce hastalığın evresi (yaygınlığı) saptanıyor. Hastanın geçirdiği kalp, akciğer, böbrek sorunlarına, bilincine, psikiyatrik hastalıkları olup olmadığına, özetle genel durumuna bakılıyor. Kanserin tedavisinde birinci öncelik cerrahi. Tedavi şansını yitirmiş ve çok ileri aşamada bulunan hastalarda ise ağrıyı dindirmeye yönelik tedaviler uygulanıyor.
Kalınbağırsak kanseri aileleri var. Bunların iki tipi iyi biliniyor.
"Polipozis koli" denilen türde, kalınbağırsakta yüzlerce, binlerce polip bulunuyor. Ergenlikten itibaren başlayarak kolon-rektum mukozasında polipler çıkıyor, fark edilmemesi halinde 25-30'lu yaşlarda bu poliplerin çoğu mutlaka kansere dönüşüyor. Kalıtsal bir hastalık. İkinci tipi de ailevi bir hastalık. Nesilden nesile kanserin şifresi aktarılıyor, sonraki nesillerde kanser gelişiyor. Genetik geçişli bu ailevi kanser tiplerinde nesillerin takibi ve hastalığın erken dönemde saptanması önem taşıyor. Bir de halk arasında en sık görülen ve sporadik kanserler var. Bunlarda lifli gıdalardan fakir beslenme tarzı, hızlı yemek alışkanlığı, yağ içeriği yüksek gıdalar ile beslenme, güneş ışığından mahrum kalmak, endüstride çalışmak, radyasyona maruz kalmak, karın bölgesine radyoterapi yapılması ile iltihabi bağırsak hastalığı sonucu bağırsak dokusunun bozulması önemli kanser yapıcı etkenler.
Prof. Buğra, "Bilgisayarlı tomografi çekimi yaparak ve özel bir bilgisayar programı kullanarak, görüntüler aracılığıyla kolon boşluğunda dolaşıyor gibi içerdeki polipleri görmek mümkün" dedi.  Sanal kolonoskopi olarak bilinen bu yöntemde, 5 milimetreden küçük polipler atlanabiliyor. Ayrıca bağırsak temizliği yetersizse, küçük dışkı kalıntıları da polip ya da tümör olarak değerlendirilebiliyor. Prof. Buğra, klasik kolonoskopinin teşhis duyarlılığının yüzde 90-95, sanal kolonoskopinin ise yüzde 80-85 oranında olduğunu söyledi.
50 yaşını bitiren kadın ve erkeklerin mutlaka bir defa kolonoskopi yaptırmasını öneren Prof. Dursun Buğra, şunları söyledi: "Gizli kalmış, belirti vermeyen polipleri fark edip endoskopi ile teşhis etmek, tedavisini de yaparak olası bir kanseri erkenden önlemek mümkündür. Ailesinde anne, baba, kardeş ve yakın akrabalarda kolon kanseri öyküsü varsa, kolonoskopik incelemeleri daha erken başlatmak gerekiyor. Babası ya da annesi 45 yaşında kolon kanserine yakalanmışsa, oğluna ya da kızına 35 yaşında kolonoskopi kontrolü yaptırmasını öneriyoruz."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100