Bu haber kez okundu.

Kaygı bozukluğuyla nasıl baş edilir?

Aile Çift ve Evlilik Terapisti Uzmanı Psikolog Naciye Tokaç, kişilerin yaşadığı bedensel yakınmalar sonucunda bedene bağlı bir hastalık olduğunu düşündüğünden dolayı hekime başvurduklarını belirterek, “Çoğunlukla yapılan tüm incelemeler, tahlil ve tetkikler sonucunda bedene bağlı bir hastalık olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak kişi bedensel yakınmalar yaşamaktadır” dedi.

  

Kaygı bozukluğu belirtileri nelerdir?

 

Kaygı bozukluğunun belirtilerini yaşayan kişinin yaşadığı belirtileri bedensel bir hastalık ile karıştırması ve bu nedenle korkmasıyla karşı karşıya olduklarını söyleyen Psikolog Naciye Tokaç, “Kaygı bozukluğunda hissedilen bedensel yakınmalar; çarpıntı, nefes alamıyormuş gibi olma, terleme, sıcak/soğuk basması, titreme, başında uyuşma, karıncalanma, baş dönmesi, bulanık görme, ağızda kuruluk, bedende titreklik, halsizlik, bayılacakmış gibi hissetme gibi belirtilerdir. Kişi bu belirtilerden bazılarını hissetmekte ve genellikle bu belirtilerin bedensel bir hastalığa işaret ettiğini düşünmektedir. Kaygı bozukluğunda önemli bir diğer nokta ise; düşünce yapısıdır. Bedensel belirtilere bağlı olarak ortaya çıkan genellikle bir hastalığı düşündüren düşüncelerdir. Çarpıntısı olan kişi genellikle bu çarpıntının bir kalp krizi işareti olacağını öngörerek; kalp krizi geçireceğim gibi endişeli bir düşünce zihninden geçirir. Nefes almakta zorlandığını hisseden kişi, yeterince nefes alamayacağım ve boğulacağım düşüncesine kapılır” ifadelerini kullandı.

 

Nasıl mücadele edilir?

  
Bedensel yakınmalara bağlı olarak ortaya çıkan düşünceler karşısında yapılması gerekenleri belirten Psikolog Naciye Tokaç, “Bedensel yakınmalara bağlı olarak ortaya çıkan düşünceler karşısında ise yapılması gerekenler; kaygılı düşüncelerinin her zamanki, sağlıklı, normal düşünce içeriğinden farklı olduğunu fark etmesiyle başlar. Kaygı bozukluğu sırasındaki düşünceler genellikle gerçeğe, akla, mantığa uygun olmasa da yaşadığı korku o denli büyüktür ki düşüncelerinin gerçekliğini sorgulayamaz bile. Asansöre binmekten kaçınan kişi, asansöre binen başka birçok kişinin nasıl orada kalabildiklerini ve nefessiz kalmadıklarını aklına bile getiremez. Kişinin kaygı içerikli düşünceleri ile normal, sağlıklı düşüncelerini ayırt etmesi sonucunda kaygı içerikli düşüncelerinin gerçek olmadığını bilmek onu rahatlatacaktır. Ayrıca bu düşüncelerini umursamamasını, önemsememesini öğrenmesini sağlayacaktır. Böylece kişiye rahatsızlık ve huzursuzluk veren sebep geçersiz olacaktır. Bu adım rahatsızlığın iyileşmesi için oldukça önemlidir” şeklinde konuştu. 

İHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.