Bu haber kez okundu.

Okul döneminin ‘baş' derdi
Dermatoloji Uz. Dr. Ahmet Arpacı, okul çağında bitlenme riski ve alınması gereken önlemler hakkında şu bilgileri verdi: “Bit 3-10 yaş kız çocuklarında daha fazla görülür. Bitlenme her insanda, her coğrafyada, her yaş grubunda oluşabilen, bulaşıcı kaynağı insan olan bir hastalıktır. Etkeni bir parazittir. İnsanlarda yerleşim yerine göre; “baş biti”, “vücut biti” ve “kasık biti” olarak üç tür bitlenme görülmektedir. Bunlardan okul çağı çocuklarında ve yuvalarda en sık görüleni baş bitidir. Özellikle 3-10 yaş grubu kız çocuklarda daha sık görülen bit, saçtan saça, ortak kullanılan eşyalarla, direkt ya da dolaylı yollarla bulaşabilir. Sosyo ekonomik durum bitlenmeyi kolaylaştırabilir. Bitlenmede ilk olarak yumurtalar bulaşarak saç kılına yapışır ve kepek gibi görünür. Saçtan kolaylıkla ayrılmayıp, saçlı deride şiddetli kaşınma yapar. Daha sonra da sulantı yapıp egzama benzeri pis kokulu, kötü görüntülü bir tabloya dönüşür. Sosyo ekonomik durumun kötülüğü ve yeterli kişisel temizlik şartlarının sağlanamaması gibi durumlar bitlenme sıklığını artırmaktadır. Kaşınma ense bölgesinden başlar.
Ense bölgesindeki kaşınma baş bitlenmesi için uyarıcı olmalıdır. Çıplak gözle muayenede çoğu kez “sirke” denilen bit yumurtalarını görmek mümkündür. Bu yumurtalar zaman içinde “larva”, sonra da erişkin bit haline gelirler”.
Arpacı, anne babaların alması gereken önlemleri de şöyle sıraladı: “Özellikle okul, yurt ve askerlik gibi diğer insanlarla iç içe yaşanılan ortamlarda hijyen kurallarına dikkat edilmeli, şüpheli bulaşma yolları yok edilmelidir.
Kalabalık ortamlarda vakit geçiren çocuklara öğretmenler veya aileler tarafından periyodik muayeneler yapılmalıdır.
Çocukların saçları düzenli olarak yıkanmalı ve vücut bakımlarına özen gösterilmelidir. Öğrenciler bit tehlikesine karşı uyarılmalı, kişisel temizliklerine dikkat etmeleri gerektiği uygun bir dille anlatılmalıdır. Tedavi ve bitten korunma konularında zaman kaybedilmeden uzman yardımı alınmalıdır. Aksi halde büyük bit salgınları oluşabilir. Çünkü bu gibi tablolar ırk ve statü farkı gözetmeksizin diğer bireylere de bulaşabilmektedir”.

Tedavide en önemli adım temizlik
Arpacı, okulda salgından etkilenen herkesin aynı anda tedaviye başlamasının çok önemli olduğunun altını çizerek, “Böyle bir çabayla, salgının kolayca önüne geçilebilecektir. Evde veya okulda bir kişide bit tespit edildiğinde herkesin kontrol edilmesi şarttır. Bitlerin tedavisi değişik kimyasal içerikleri haricen kullanılan ilaçlarla yapılmaktadır. Bit kontrolü ve bitten arınmada sık dişli özel taraklar da gerekmektedir. Yumurtalar da bir süre sonra canlı bitler haline geleceği için, tedavinin her iki basamağı da eşit derecede önemlidir. Bit yumurtaları mekanik olarak o bölgeden uzaklaştırılmalıdır. Çocuğun eşyaları, taraklar, fırçalar, havlular, yastık çarşaf gibi eşyalar temizlenmeli ve havalandırılmalıdır. Çünkü bit insan vücudu dışında bir süre sonra varlığını sürdürememektedir. Çocuğunuz bitlendiği takdirde basit birkaç önlem alarak bu rahatsızlıktan kurtulmasını sağlamak mümkündür. Genellikle tek doz tedavi uygulandıktan sonra bulaşma riski hızla azalır, çocuk okuluna ve yuvaya geri dönebilir.
Ancak kaşıntı tedavi sonrası 2 hafta kadar devam edebilir, bu hastalığın devam ettiği anlamına gelmez. Saçlı deride tedavi sonrası kalan ölü sirkelerinde bulaşıcı özelliği yoktur. Kozmetik açıdan ve yanlış tanılara neden olmaması için temizlenmesi gerekir. Bitten kurtulmak için çocukların saçlarını kestirmek doğru değildir. Çünkü bitlerden kurtulabilmek için saçların kısa olmasına gerek yoktur. Tek fark, kısa saçta tüm bu temizlik işlemlerinin daha kolay yapılabilmesidir. Bu nedenle, çocuğunuzun saçını eğer kendisi istemiyorsa kestirmenize gerek yoktur bu durum çocuk üzerinde travma etkisi oluşturabilir” dedi. (İHA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.