10 Mart 2010 Çarşamba 00:00
505 Okunma
Ruhsal boşluk, kadını depresyona sürüklüyor
Uzmanlar, kadınların erkeklerden üç kat daha fazla intihar girişiminde bulunduklarını ve depresyona rastlanma oranının erkeklere göre kadınlarda 2 kat daha fazla olduğunu belirtti. ~|~

 

Yard. Doç. Dr. Ayşe Devrim Başterzi, kadınların erkeklerden üç kat daha fazla intihar girişiminde bulunduğunu belirtti ve depresyona rastlanma oranının erkeklere göre kadınlarda 2 kat daha fazla olduğunu kaydetti. 2020 yılında dünyada en çok yeti yitimine sebep olacak hastalıklar arasında depresyonun 2. sırada yer alacağının öngörüldüğünü söyleyen Dr. Başterzi, bu artışın kadınlarda daha yüksek olacağını söyledi.

EN TEMEL İKİ FAKTÖR "YOKSULLUK VE ŞİDDET"
Dr. Başterzi, kadınların ruh sağlığını etkileyen en temel iki faktörün yoksulluk ve şiddete maruz kalınması olgunu belirterek, "Kadınların ruh sağlığının genel olarak daha kötü olması biyolojik farklılıklar ya da bireysel yaşam biçimi ile yeterince açıklanamaz. Ekonomik, yasal, çevresel faktörler erkekle kadın arasında ki güç dengesini erkek lehine çevirmektedir. Bu durum kadın yaşamını belirgin bir biçimde etkilemektedir" dedi ve şöyle devam etti:
"Sosyal faktörler farklı ülkelerde, hatta ülke içinde cinsiyet rollerinin gelişmesi ya da geri kalması yönünde etkiler gösterebilir. Kadının ruh sağlığını derinden etkileyen bu sosyal faktörlerin uygun girişimler ve politikalarla değiştirilmesinin bazı ruhsal hastalıkların görülme sıklığını azalttığı gösterilmiştir."

EN ÇOK CİNSEL VE FİZİKSEL ŞİDDETE MARUZ KALIYORLAR
Dr. Devrim Başterzi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kadınlar en çok cinsel veya fiziksel şiddete maruz bırakılmaktadır. Dünyada birçok kadın şiddete uğramasına rağmen, çok az kadın yasal kurumlara başvurmaktadır. Şiddete uğramak kadınlarda birçok ruhsal hastalığın oluşumunu tetiklemektedir. Yoksulluk, eşitsizlik ve sosyal adaletsizlik dünyada kadınları erkeklerden daha çok etkilemektedir. Halen tüm toplumlarda kadınlar daha az eğitim almakta, okuma yazma öğrenmeleri engellenmekte, yoksulluğa mahkûm kılınmakta, aynı işi yaptıkları halde daha az para kazanmaya devam etmektedirler. Görünmeyen ev içi emekleri karşılıksız ve sosyal güvencesiz kalmaktadır. Dünya üzerinde yaşayan kadınların çok küçük bir kısmı resmi kurumlarda ve sosyal güvenceli olarak çalışmaktadırlar. Kadınlar tarım, ev işleri, gündelik yevmiyeli işler gibi alanlarda erkeklerden çok daha uzun saatler boyunca hiç durmadan çalışsalar da emeklerinin hak ettiği maddi karşılığı ve sosyal güvenceyi alamamaktadırlar. Dünya toplamında kadınlar eşit işe karşılık yaklaşık yüzde 20 oranında daha az para kazanmaktadır."

NELER YAPILABİLİR?
Başterzi, atılması gereken adımları ise şöyle özetledi: "Türkiye'de kadın ruh sağlığını etkileyen sosyal faktörleri belirlemek için kapsamlı çalışmalar yapılmalı ve saptanan sosyal faktörlerle baş etmek için etkin eylem planları tasarlanmalıdır.  Kadının ruh sağlığı üzerinde koruyucu ve iyileştirici etkisi olan faktörler belirlenmelidir. Tüm kadınların eğitim kurumlarından devlet güvencesi altında erkekler kadar yararlanması sağlanmalıdır.
Kadına yönelik şiddete karşı ciddi ve kapsamlı bir eylem planı beklenmeden hayata geçirilmeli, namus cinayetlerini engellemek için farklı düzeylerde stratejiler geliştirilmelidir".

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100