logo
31 AĞUSTOS 2026

Verem mikrobu sinsice bekler

Dünyadaki insanların 3'te 1'inin hayatının bir döneminde verem mikrobu ile karşılaştığına dikkat çeken Doç. Dr. Ayşe Baçcıoğlu, "Verem mikrobu vücuda girdiğinde hastalık oluşturmadan akciğerlerde yıllarca uyur durumda kalabilir" dedi

07.01.2018 00:00:00
 
Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Baçcıoğlu açıklamalarda bulundu. Türkiye'de verem tanısı konulan hastalarda yüzde 85'in üzerinde tedavi başarı yakaladığını belirten Baçcıoğlu, "Tüberküloz, halk dilinde 'verem' veya 'ince hastalık' olarak çok eski çağlardan beri bilinen bir hastalıktır.

Dünyada ölüme en çok sebep olan ilk 10 hastalık arasındadır ve önlenebilir ölümlerin dörtte birini verem oluşturur. Verem hastalarının yüzde 95'i Türkiye'nin içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerdedir.

Verem hastalığını mycobacterium tuberculosis isimli bir bakteri yapar. Yani bulaşıcı bir hastalıktır. Diğer enfeksiyonlardan farkı bu bakteri dirençli olup vücudun bağışıklık sistemi ve normal antibiyotikler tarafından öldürülmesi zordur. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde verem gelişme riski yüksektir.

Özellikle, AIDS hastalığı, anti-TNF veya kortikosteroid gibi bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullanan, organ nakli yapılan, böbrek yetmezliği/diyabet hastalığı olan, yetersiz beslenen, sigara/alkol içen kişilerde verem hastalığı gelişme riski daha fazladır. Ayrıca çevresinde verem hastalığı olan bir kişiyle uzun süre teması olanlarda hasta olma riski yüksekti" diye konuştu.

'Hastalık en sık hava yoluyla bulaşır'

İnsanların hastalığa yakalanma yollarına dair Doç. Dr. Baçcıoğlu, "En sık olarak veremli kişiden sağlıklı kişiye öksürme, hapşırma ve konuşma yoluyla saçtığı damlacıklar yani hava yoluyla bulaşır.

Tedavi olmamış bir verem hastası yılda 3-10 kişiye bulaştırır. Verem hastalığının belirtileri bronşit veya zatürreye benzeyebildiği için tanı gecikebilmektedir. Akciğer vereminin belirtileri en sık olarak 3-4 haftadır geçmeyen öksürük, balgam, kan tükürme, göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır.

Ayrıca gece terlemesi, istemeden kilo kaybı, halsizlik ve iştahsızlık da genel belirtilerdir. Bu belirtilerin antibiyotikler, nefes açıcı ve diğer ilaçların kullanımına rağmen gerilememesi tipiktir. Ayrıca akciğer dışında vücudun diğer organlarında da verem gelişebilir ve o organa özgü belirti görülebilir" şeklinde konuştu.

'Verem karakter değiştiriyor'

Son 15 yıldır verem hastalığının karakter değiştirmeye başladığına değinen Ayşe Baçcıoğlu, "Verem hastalarının önemli bir kısmında ilaçlara karşı direnç geliştiği saptanmıştır.

Bu durumlarda yüzde 98 olan tedavi başarısı yüzde 50'lere, bazı durumlarda çok daha aşağılara düşer. Direnç gelişiminin en önemli nedeni ilaçların düzensiz alınmasıdır. Buna karşılık 'Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi' ile hastaların ilaçlarının her dozunu mutlaka bir tıp personelinin gözetimi altında alması sağlanmaktadır.

Ülkemizde de 'Doğrudan Gözetimli Tedavi' uygulanmaktadır. Dünyadaki insanların üçte biri verem mikrobu ile karşılaşmışlardır.

Verem mikrobu vücuda girdiğinde, ya hastalık oluşturmadan akciğerlerde yıllarca uyur durumda kalabilir veya kişinin vücut direncinin azaldığı durumlarda hastalık oluşturabilir.

Tüberkülin Deri Testi (PPD) ile kişinin daha önce tüberküloz mikrobuyla karşılaştığı anlaşılabilir, ancak bu sonuç kişinin hasta olduğunu göstermez ve çevresine karşı bulaştırıcılığı yoktur. Küçük yaşta olan çocuklar ve bağışıklığı baskılanmış erişkinlerde test sonucu pozitif çıktığında tüberküloz koruyucu tedavisi verilerek hastalık riski önlenebilir" diye belirtti.
İHA

Taşucu Limanı'nda Kıbrıs seferleri iptal edildi

Mersin'in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı'ndan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yapılması planlanan feribot seferleri, Girne açıklarında 267 kişinin bulunduğu Filo Jet isimli yolcu gemisinin batmasının ardından iptal edildi. Limanda Kıbrıs'a geçmek için bekleyen yolcular ise gelişmeleri takip ediyor

31.08.2026 12:08:00
İHA
 
Taşucu Limanı'nda Kıbrıs seferleri iptal edildi
Taşucu Limanı'nda Kıbrıs seferleri iptal edildi
Girne-Taşucu seferini yapan Filo Jet isimli feribot, dün Girne Limanı'ndan ayrıldıktan kısa süre sonra su alarak alabora oldu. Gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişinin bulunduğu bildirildi.

Son açıklamalara göre kazada 8 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi kurtarılırken kayıp kişileri arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Taşucu Limanı'nda seferler iptal edildi

Yaşanan facianın ardından Taşucu Limanı'nda da hareketlilik yaşandı. Limandan yayımlanan duyuruda, "Taşucu-KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) seferleri iptal edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

Bazı vatandaşlar seferlerin yeniden başlayıp başlamayacağını öğrenmeye çalışırken, bazıları ise alternatif ulaşım imkanlarını değerlendirmeye başladı.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

31.08.2026 11:29:00
AA
 
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü.

Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı, bugün İstanbul'da yapılacak.

Milli Savunma Bakanı Güler ile Pakistan Savunma Bakanı Asif, toplantı öncesi bir araya geldi.

Görüşmede, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı.

Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne'den, Mersin'e hareket eden yolcu feribotunun kazası sonrası kaybolan 18 kişiyi arama kurtarma çalışmalarına gece saatlerinde yapılırken, acılı ailelerin umut dolu bekleyişi Girne'de liman önünde sürdü

31.08.2026 05:54:00 / Güncelleme: 31.08.2026 06:35:43
İHA
 
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Olay, bugün öğlen saatlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne kentinden Türkiye Mersin'e doğru hareket eden yolcu feribotunda yaşanmıştı. Henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı feribot içerisindeki 267 kişiyle birlikte alabora olmuş 8 kişi hayatını kaybetmiş 18 kişi ise kaybolmuştu. Kaybolan yolcuları arama kurtarma çalışmaları gece de devam etti. Girne'de liman önünde ise yolcuların yakınları gece boyunca bekledi.

Mahmut ve Mustafa Demir isimli 2 yakınını beklediğini ifade eden Naif Ezer, "Sadece 1 arkadaşımız çıktı burada kimse yardım etmedi dedi. Yüzebilen yüzdü geldi yüzemeyen mahsur kaldı. Burada insanlar perişan halde. Bekliyoruz" dedi.

Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor

Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor. Uzmanlar aşırı veri tüketimi ve donmalara karşı araç sahiplerini uyardı

30.08.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
 Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor
 Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor
Bağlantılı araç teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte otomobiller açık hedef haline geldi. Siber güvenlik kuruluşu Kaspersky tarafından saptanan son saldırı dalgası, Android tabanlı araç içi multimedya sistemlerinin doğrudan hedef alındığını ortaya koydu. Kullanıcının şüpheli bir bağlantıya tıklamasına veya korsan dosya indirmesine gerek kalmadan, doğrudan aracın meşru güncelleme mekanizması üzerinden sızan zararlı yazılımlar otomotiv dünyasında yeni bir güvenlik açığını tetikledi.

Güncelleme görünümünde sızan zararlı yazılım
Gelişmiş saldırı zincirinde siber korsanlar, sistemde yer alan "TWCore" isimli meşru güncelleme uygulamasının iletişim kanalını kötüye kullanıyor. Üretici sunucusu gibi davranan saldırganlar, ilk etapta "JarService" adlı yükleyiciyi, ardından da çok aşamalı ek zararlı modülleri araca yüklüyor.
Bilişim Uzmanı Osman Demircan, Upstream Security verilerine işaret ederek siber olayların yüzde 92'sinin uzaktan ve fiziksel temas gerekmeksizin gerçekleştirildiğini vurguladı. Demircan, sürecin sürücünün hiçbir hatası olmadan, tamamen arka plandaki OTA (uzaktan yazılım güncelleme) kanalı üzerinden işlediğini aktardı.

Aracınızın ele geçirildiğini gösteren belirtiler
Saldırıya uğrayan araçlarda sistem kaynaklarının arka planda gizlice tüketildiğine dikkat çeken uzmanlar, sürücülerin dikkat etmesi gereken kritik işaretleri paylaştı. Otomobil ekranının nedensiz yere yavaşlaması, sistemin sık sık kendiliğinden yeniden başlaması ve kontrolsüz aşırı internet verisi tüketimi en belirgin işaretler arasında yer alıyor.
Aracın internet bağlantısının izinsiz bir proxy ağı gibi kullanılabileceğini belirten Demircan; park halindeyken oluşan olağan dışı veri trafiği, ekranda beliren şüpheli reklamlar ve donanımın aşırı ısınması durumunda siber saldırı ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sonradan takılan ekranlara ve ev ağına dikkat
Uzmanlar, piyasada markası belirsiz ve ucuz Android multimedya sistemlerinin güncelliğini hızla yitirmesi nedeniyle yüksek risk taşıdığı konusunda uyarıyor. Araç alımlarında UN R155 (araç siber güvenliği) ve UN R156 (yazılım güncelleme yönetimi) standartlarının sorgulanması gerektiği belirtiliyor.
Araca bağlanan akıllı telefonlardaki rehber ve arama kayıtlarının risk altına girebileceğini belirten uzmanlar; ev Wi-Fi ağına bağlı park halindeki bir otomobilin, yerel ağdaki diğer cihazları hedeflemek için bir sıçrama tahtası olarak kullanılabileceğine de dikkat çekiyor.

Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Taksim Meydanı'nda bulunan Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu

30.08.2026 12:00:00
İHA
 
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul Valiliği, 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu.

Törene İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 1. Ordu Komutanı ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, askeri personel ve vatandaşlar katıldı.

Tören, İstanbul Valisi Davut Gül'ün Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başladı. Ardından 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından anıta çelenk sunuldu.

Çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutlama mesajının okunmasının ardından tören sona erdi.

Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Prof. Dr. Haydar Baş, “30 Ağustos Zaferi, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır. Bu mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte, Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir” dedi

30.08.2026 11:56:00
Haber Merkezi
 
Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı
Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı
30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Prof. Dr. Haydar Baş, "30 Ağustos Zaferi, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır. Bu mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte, Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir" dedi

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Türk milletinin kanları ve canlarını ortaya koyarak kazandıkları 30 Ağustos Zaferi'nin, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı olduğunu söyledi.

Mesajında; "Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı tebrik ediyor, bu bayramı ve Cumhuriyet mirasını bizlere bırakan Gazi Mustafa Kemal'in şahsında tüm gazilerimize ve aziz şehitlerimize rahmetler diliyorum" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Baş, milli mücadele ve Büyük Taarruz günlerinin, Türk milletinin büyüklüğünün göstergesi olduğuna dikkat çekti.

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yayımladığı mesajında BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş mesajında şunları kaydetti: "Tarih boyunca Türk milletine karşı oynanan oyunlar başka hiçbir millete karşı oynanmamıştır. Hiçbir millet de işgallere karşı Türk milleti gibi büyük bir Kurtuluş Savaşı verememiştir.

Bu kahramanca mücadele milletimizin büyüklüğünün göstergelerinden bir tanesidir. 30 Ağustos, ekonomik, politik ve askeri olarak sömürgeleştirilerek bağımsızlığı elinden alınmak istenen Türk milletinin varlık-yokluk mücadelesi zaferi ve bayramıdır.

İki medeniyet mücadele etti

Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz zaferleriyle bezenmiş 1921 ve 1922 Ağustos ayları, Türk Milletinin iradesi, imanı, kültürü ve siyasetinin Mustafa Kemal adı etrafında ortaya çıktığı günlerdir.

26 Ağustos'ta Başkumandan Mustafa Kemal riyasetinde şahlanan milli irade; 9 Eylül'de Haçlı ordularını İzmir'de denize döktü. Bu büyük mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte iki medeniyetin çarpışmasıdır. Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir.

Dün Türk milletini esaret altına almak isteyen güçler, maalesef bugün de vatanımıza ve milletimize yönelik benzer planlar kurmaktadır. Bugün Türkiye'yi hedef alan planları, geçmişte olduğu gibi yine milletimizin azmi ve kararlılığı boşa çıkaracaktır. Bu bağlamda sivil–asker ve devlet-millet bütünlüğü, bu güçlü milli iradenin en önemli teminatıdır.

Şuna inancımız tamdır ki, yüce milletimizin bu azim ve kararlılığı, uluslararası kongrelerde bilim adamları tarafından baş tacı edilen Sosyal Devlet–Milli Devlet projesi ve Milli Ekonomi Modeli tezimizle bütünleştiği takdirde, ülkemizin önünde aşılamayacak engel, milletimizin ulaşamayacağı zafer yoktur."

Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu

Kastamonu'nun Cide ilçesinde etkili olan kuvvetli sağanak sebebiyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, binaların giriş katlarını ise su bastı

30.08.2026 11:44:00 / Güncelleme: 30.08.2026 11:47:54
İHA
 
Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu
Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu
Meteoroloji'nin "sarı" kodlu yağış uyarısında bulunduğu Kastamonu'da beklenen sağanak Cide ilçesinde etkili oldu. Dün gece saatlerinde başlayan sağanak sebebiyle cadde ve sokaklarda kısa süre içerisinde su birikintileri oluştu.

Yağış sebebiyle çok sayıda binanın giriş ve bodrum katını su bastı. Vatandaşlar kendi imkanlarıyla evlerini basan suları tahliye etmeye çalıştı.



Belediye ekipleri ise su birikintilerinin oluştuğu alanlarda su tahliyesi çalışması yaptı.

Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor

Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın anjiyosunun iyi geçtiği ve tedavisinin sürdüğü bildirildi

30.08.2026 01:23:00 / Güncelleme: 30.08.2026 04:52:13
AA
 
Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor
Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy'deki evinde rahatsızlanan ve ambulansla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesine kaldırılan Yılmaz'ın, hastaneye kalbin ön yüzünü ilgilendiren kalp kriziyle başvurduğunu söyledi.

Hastaneye geldiğinde Yılmaz'ın bilincinin açık olduğunu aktaran Akşit, şöyle konuştu: "Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemini tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şu an durumu stabil. Takibini burada 2 gün boyunca sürdürmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur. Anjiyosu çok güzel geçti. Kalp krizini ilgilendiren damara balon ve stent işlemleri uyguladık. Şu anda yatağında istirahat ediyor."

Damar açıldı


53 yaşındaki Cem Yılmaz'ın 2 gün sonra taburcu edilebileceğini ve durumunun stabil olduğunu ifade eden Akşit, şunları kaydetti: "Şu anda tek damar, bir ufak yan damarı için ileride gerekir mi diye sonra bakıyoruz. Şu an kalp krizini ilgilendiren damarı açıyoruz. Diğer yan damar için de ayrıntılı bakacağız. Belki ona hiç işlem yapmaya gerek kalmayacak. Orası ilaçla idare eder. Bizim kalp krizi türlerimiz var. Bir insanın geçirebileceği kalp krizlerinden biriyle geldi. Sağ olsun Ayvacık Devlet Hastanesindeki arkadaşlar çok güzel müdahale etmişler. 112 Acil Çağrı Merkezi, ambulansı çok hızlı yönlendirmiş. Herkes, Ayvacık'tan itibaren göğüs ağrısı başladığı andan beri Cem Bey'e güzel müdahale etmiş."

Açıklama sırasında Yılmaz'ın ağabeyi 57 yaşındaki Can Yılmaz, İl Sağlık Müdürü Hakan Görgülü, ÇOMÜ Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İbrahim Eren Pek ve ÇOMÜ Genel Sekreteri Oğuz Ünal da yer aldı. 
 

Sağlık Bakanı'ndan açıklama
 
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Değerli sanatçımız Cem Yılmaz'ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum" dedi. 

Devlet hazineden çalan çalana!

Antalya'nın Kemer ilçesindeki Hazine taşınmazlarına yönelik soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 2'si savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 10'u tutuklandı, 9'u hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

29.08.2026 13:29:00 / Güncelleme: 29.08.2026 13:33:31
İhlas Haber Ajansı
 
Devlet hazineden çalan çalana!
Devlet hazineden çalan çalana!
Antalya'nın Kemer ilçesindeki Hazine taşınmazlarına yönelik soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 2'si savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 10'u tutuklandı, 9'u hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Kemer ilçesinde Hazineye ait yaklaşık 10 milyar lira değerindeki 80 taşınmazın mevzuata aykırı şekilde belirli kişilere devredildiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada 27 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 6'sı jandarmadaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 21'i Antalya Adliyesine sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından 2 şüpheli daha serbest bırakıldı, 19 şüpheli ise tutuklama ve adli kontrol talepleriyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlikçe sorgulanan şüphelilerden 10'u tutuklandı. Diğer 9 şüpheliden 3'ü konutu terk etmeme, 2'si imza verme, 4'ü ise yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri ile Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'deki 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Gözaltına alınanlar arasında Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivillerin bulunduğu bildirilmişti.
Yakın incelemeye alınan 80 Hazine taşınmazının güncel piyasa değerleri üzerinden ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar lira olduğu değerlendirilmişti.

"Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın kamuoyuna duyurulmasının ardından yaptığı açıklamada, "Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır. Kamu görevini kişisel menfaat için kullanan, Hazine taşınmazları üzerinden haksız kazanç sağlayan veya buna aracılık eden kim olursa olsun hukuk önünde hesap verecektir. Soruşturma, yapılanmanın tüm boyutlarının ve elde edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir" ifadelerini kullanmıştı.

Spor yaparken, yaş tahtaya basmayın!


 
 
Spora yeni başlayan ya da uzun bir aranın ardından yeniden egzersiz yapan pek çok kişi, ilk antrenmandan saatler sonra kas ağrısı, sertlik ve hareket kısıtlılığı yaşayabiliyor.

29.08.2026 08:49:00
Murat Çorbacı
 
Spor yaparken, yaş tahtaya basmayın!
Spor yaparken, yaş tahtaya basmayın!

Spora yeni başlayan ya da uzun bir aranın ardından yeniden egzersiz yapan pek çok kişi, ilk antrenmandan saatler sonra kas ağrısı, sertlik ve hareket kısıtlılığı yaşayabiliyor. 'Acemi Sporcu Sendromu' olarak adlandırılan bu tablo, kasların alışık olmadığı yoğunlukta veya türde bir egzersize maruz kalması sonucu gelişiyor. Sendrom, sadece spora yeni başlayanlarda değil, deneyimli sporcularda da alışılmadık şiddette antrenman yapıldığında ortaya çıkabiliyor. Masa başında çalışanlar bu dertten daha fazla muzdarip oluyor

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, acemi sporcu sendromunun spor esnasında yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çekerek, "Kas ağrısının şiddeti antrenmanın ne kadar etkili olduğunun göstergesi değildir. Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak görmek, kişinin kaslarına gereğinden fazla yüklenmesine ve dinlenme sürecini atlamasına yol açabilir. Doğru yaklaşım; vücuda kademeli uyum süresi tanımak, ısınma ve dinlenmeyi ihmal etmemektir" diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı; korunmaya yönelik 7 etkili öneride bulundu. Yaş ilerledikçe kas ve tendon yapısındaki esnekliğin azalması nedeniyle orta yaş ve üzerindeki kişilerde belirtilerin daha belirgin seyredebileceğini ifade eden Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, fiziksel aktivitesi düşük ve uzun süre oturarak çalışan kişilerin de spora başladıklarında daha şiddetli yakınmalar yaşayabileceklerini belirtiyor.

Antrenmana ısınmadan başlamayın

Acemi sporcu sendromu, özellikle 'eksantrik' olarak tanımlanan, kasın yük altında uzadığı, hareketlerin yoğun olduğu egzersizlerin ardından daha sık ve şiddetli görülebiliyor. Merdiven inmek, yokuş aşağı koşmak, ağırlık antrenmanlarında ağırlığı yavaşça indirmek, çömelmek, pilates yapmak ve yeni bir grup egzersizine başlamak bu hareketlere örnek oluşturuyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, temel sorunun kasa aniden ve hazırlıksız şekilde alışık olmadığı bir yük bindirilmesi olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: "Yeterince ısınmadan ve germe hareketleri yapmadan antrenmana başlamak, ilk seanstan itibaren yüksek ağırlık  veya tekrar sayısıyla çalışmak ve vücuda kademeli uyum süresi tanımadan antrenman sıklığını hızla artırmak en sık yapılan hatalardır. Özellikle kasın yük altında uzadığı hareketlerin tecrübesiz şekilde ve yüksek şiddette uygulanması belirtileri artırabilir." Antrenman sonrasında kasların toparlanmasına yeterli süre tanımamak, aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamak, yeterince sıvı tüketmemek, dengesiz beslenmek, uykusuzluk ve kronik yorgunluk hâlinde egzersiz yapmak da acemi sporcu sendromuna zemin hazırlayabiliyor.

Acemi Sporcu Sendromuna karşı 7 etkili önlem!

Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu'na karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor:
• Antrenmana mutlaka dinamik bir ısınma bölümüyle başlayın ve ardından germe hareketleri yapın.
• Egzersizin yükünü, şiddetini ve süresini kademeli olarak artırın; haftalık antrenman yükünüzü bir öncekine göre yüzde 10'dan fazla artırmayın, ilk haftalarda "az ve düzenli" yaklaşımını benimseyin.
• Kasın yük altında uzadığı yokuş aşağı koşu ve ağır çömelme gibi hareketleri tecrübe kazanana kadar düşük şiddette uygulayın.
• Antrenmanlar arasında kas gruplarına yeterli dinlenme süresi tanıyın ve aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamayın.
• Yeterli su tüketin, dengeli beslenin ve beslenmenizde yeterli miktarda proteine yer verin.
• Uyku düzeninize dikkat edin; yorgun veya uykusuz olduğunuzda yoğun antrenman yapmayın.
• Mümkünse spora başladığınız ilk dönemde bir eğitmen veya uzman eşliğinde doğru teknikle çalışın; ani ve kontrolsüz hareketlerden kaçının. 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.